SoruSorCevapBul

Soru:

Tapu dairesinde çalışıyorum. Bazen oluyor ki gelen halk çay ısmarlıyor, bazen yemek, bazen de yiyecek bir şeyler getiriyorlar. Bunlara karşı tavrımız ne olmalıdır? Rüşvet olarak mı hediye olarak mı algılamamız gerekir? Dinimizin bu konudaki emri nedir? Asr-ı saadette buna benzer bir olay var mıdır? Bu konuda muzdaribim. Yardımcı olursanız sevinirim. Şimdiden Allah razı olsun.

Cevap:

Değerli Kardeşimiz;
“Rüşvet; bazı alimlerce “bir hakkın iptali veya hakkı olmayan bir şeyin elde edilmesi için verilen şey” olarak; diğer bazılarınca “mevki sahibinden caiz olmayan bir şey için yardım satın almak maksadıyla verilen mal”, “karşılık verilmeksizin alınan ve alanın da ayıplamasına sebep olan şey” vs. olarak tarif edilmektedir.” (Kimya-yı Saadet)
“Ümeraya hediyeler hırsızlıktır. İmama hediye devlet malını yağmalamadır.”
Şu halde memurun hediye alması, memura hediye verilmesi rüşvet sayılmıştır, haram ilan edilmiştir.
Resulullah’ın (asm) zekat toplamak üzere gönderdiği memurlardan, dönüşte:
“Şu zekat malı, şu da bana verilen hediye.” diyen olmuştur.
Efendimiz (asm), memurun aldıklarını hediye sayılmayıp rüşvet olacakları anlamada muteber bir ölçü koyar:
“Sen annenin evinde otursaydın bu sana verilir miydi? Şu halde, memuriyet vasfı olmadan evinde oturduğu halde verilmeyecek olan bir şey memura verildi mi bu rüşvettir.” (Kütüb-i Sitte)
Resulullah (asm) bu hadis-i şerifin başka bir rivayetle gelen devamında şöyle buyurmuştur:
“Nefsim yed-i kudretinde olan Allah’a (cc) yemin ederim ki:
“Böyle devlet hesabına vergi topladığı zaman kendisine hediye ismi altında gayri meşru menfaat temin eden kimse yarın kıyamet gününde o mal sırtında ortaya çıkacak ve bunun hesabını verecektir. Hediye ismi altındaki bu mal deve ise deve sesi çıkararak, sığır ise, sığır gibi böğürerek, koyun ise koyun sesi çıkararak o hayvan sırtında mahşer halkına bunun hesabını verecektir.” (İmam Suyuti)
Bu konuda detaylı malumat için tıklayınız.

Allah’a emanet olunuz.