Aslında Darwin’in düşünce dünyası beş noktada Malthus’un tesiri altındaydı.Malthus’un nüfus ile ilgili kitabını okuduğunda Darwin’in düşünce dünyasında filizlenen başlangıç fikirleri daha sonraki yıllarda şu noktalara geldi;

a-Popülasyonlarda potansiyel olarak geometrik bir artış söz konusudur.
b-Popülasyonlarda sabit ve kararlı bir denge durumu gözlenmektedir
c-Kaynaklar sonsuz değil, sınırlıdır.(bu üç tespitin yorumu şuydu;popülasyondaki fertler, hayatlarını sürdürebilmek için hayatta kalma mücadelesine girmek zorundadırlar.)
d-Her fert kendine has hususi bir yapıya sahiptir.
e-Ferdi varyasyonların çoğu ”Kalıtımla aktarılabilir” yapıdadır.

Bu iki tespitin yorumu ise, popülasyondaki her ferdin hayatta kalma kapatisesinin farklılaşacağı ve bunun nesiller boyu devam ederek evrime yol açacağı şeklindeydi.Bu cümlenin ilk yarısı, tabiatta görülen ve tür içi zenginliğe bağlı olarak güçlü çeşitleri ortaya çıkaran normal bir sürecin tespiti olduğu halde, cümlenin ikinci yarısı sadece çok iyi niyetli bir ötelemeye dayanan, deneyle doğrulanması mümkün olmayan bir hüküm cümlesidir.

Hayatta kalma mücadelesi biyolojik bir prensip olarak geçerli olmakla beraber bunun ”tabii seleksiyon” ismiyle evrim hipotezindeki asıl itici güç olarak görülmesi, mutasyonların keşfiyle başlar.Türün hayattan elenmesi için sebepler planında ya çevre şartları çok aşırı şekilde değişmeli veya canlının yeni yavrularında ortaya çıkan ve onları aynı ortamdaki diğer türlere karşı dezavantajlı duruma getiren mutasyonlar hakim olmalıdır.Böyle mutasyonlar türün neslini tüketir, ama yeni bir tür haline dönüştürmez.

Tabii seleksiyonun, ortaya çıkmış mutasyonlar üzerinde iş gördüğü kabul edildiğine göre, organizmanın farklı kısımlarının birlikte değişmesi ve adaptasyonu için, canlının değişmesi gereken her özelliğini kodlayan genlerden her birinin aynı anda benzer bir gayeye yönelmiş olarak planlı bir mutasyona uğraması ve değişmesi gerekir.Böyle değişiklikler ise tesadüfen olmaz.Alttürlerin (ırkların) ortaya çıkışında görülen mutasyonlar ise türün genetik kapasitesi dahilinde yaratılış planına ait ilahi irade ve takdirle yapılan değişikliklerdir.

Tabii Seleksiyon Düşüncesi Darwin'de Nasıl Doğmuş Olabilir?

Renk ve desen hayvalar aleminde çok önemli morfolojik karakterlerdir.Hayatta kalma veya bir kuşa av olmada güve kelebeğinin rengi ile üzerindebulunduğu zeminin rengi arasındaki benzerlik veya kontraslık, kelebeğin düşmanı tarafından görülmesini kolaylaştırabilir de zorlaştırabilirde.Rengi hemen göze çarpan fertler kolayca yem olurken, daha zor fark edilebilenler hayatlarını daha kolay korurlar ve nesillerini sürdürebilirler.Bir tür içinde bu tip   morfolojik ve fizyolojik varyasyonlar ne kadar çoksa gelecekteki şartlar değişse bile, o türün neslinin devamı için yeni vasata ve şartlara uygun fertlerin bulunma ihtimali o kadar yüksektir.Her türün genetik potansiyeli farklı genişlikte yaratıldığından, bazı türler ürediklerinde çok çeşitli varyasyonlara sahip fertler meydana getirebilirken, bazı türlerin kapatisesi daha sınırlı yaratıldığından daha az varyasyonlu yavrular meydana getirir.Bunlarında çevre şartları değişikliklerinde sebepler açısından hayatta tutunmaları ihtimali daha azdır.

(110 Soruda Yaratılış ve Evrim Tartışması – Prof.Dr.Arif SARSILMAZ)