Velîlerin önde gelenlerinden. İsmi Pîr Fethullah’tır. Kastamonu’da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1456 (H.861) târihinde Erzincan’da vefât etti. Hocası Pîr Muhammed hazretlerinin Câmi-i Kebîr yakınındaki kabri yanına defnedilmiştir.

Pîr Fethullah, gençliğinde ilim tahsîli için Tebriz veHorasan’a gitti. OradaMollaCâmî hazretlerinden okudu.Sonra Uzun Hasan onu müderris olarak, Erzincan’daki bir medreseye tâyin etti. Pîr Fethullah, Erzincan’da Halvetî yolunun büyüklerinden Şeyh Muhammed Erzincânî hazretlerine talebe oldu. Onun bereketli sohbetlerinde mânevî ilimlerde yetişip kemâle geldi. Çok kerâmetleri görüldü.

Pîr Fethullah hazretlerine vefâtından az önce talebeleri; “Efendim! Sizden sonra yerinize kimi bırakıyorsunuz?” diye sormuşlardı. Bunun üzerine Pîr Fethullah hazretleri; “Vefâtımdan sonra cenâzemi musallâya koyduğunuzda karşı dağ tarafından biri gelir. Cenâze namazımı kıldırır. O kimse bizim vekîlimizdir. Ona tâbi olun.” buyurdular. Hakîkaten Pîr hazretleri vefât ettiklerinde cenâzesini musallâya koydular. Dağ tarafından bir kimse çıkıp oraya geldi ve cenâze namazını kıldırdı. Oradakilere duâlarda bulundu ve; “O kişi inşâallah biz âcizizdir. Birkaç gün sonra tekrar görüşmek nasîb olur.” diyerek oradan ayrılıp, dağ tarafına gitti. Talebeler, sonra bu zâtın Hacı Halîfe olduğunu anladılar. O sırada Hacı Halîfe de Antep’teydi. Oralarda bulunanları irşâdla uğraşırdı. Pîr Fethullah hazretlerinin talebelerinden biri hemen Anteb’e gitti. Hacı Halîfe’nin dergâhına varıp onu sordu. Oradakiler erbaînde, kırk gündür ibâdettedir. Çıkmasına iki gün kaldı dediler. Hacı Halîfe halvetten çıktığında, Pîr Fethullah hazretlerinin talebesi, olanları anlatıp onu Erzincan’a götürdü. Pîr Fethullah hazretlerinden sonra, Erzincan’da yolunu Hacı Halîfe devâm ettirdi.

AVA GİDEN AVLANIR

Bir zaman hac için yola çıkmak üzere olan kervandan birkaç kişi, Pîr Fethullah hazretlerine gelerek; “Efendim, hacca gidiyoruz. Hayırlı duâlarınızı istirham ederiz.” diyerek duâ taleb ettiler. Pîr hazretleri de onlara hayırlı duâlarda bulundu ve; “Sizlere tavsiyem olacak! Yolda giderken bir ırmak kenarına geldiğinizde bir ceylan yanınıza gelebilir. Onu avlamak için peşine düşmeyesiniz. Zîrâ tehlike vardır.” buyurdu. O kimseler Pîr hazretlerine vedâ edip yola çıktılar. Kervan yolda giderken hakîkaten bir ırmak kenarına geldi. Kervandakiler orada Pîr Fethullah hazretlerinin haber verdiği şekilde bir ceylan gördüler. Bir kısmı ceylanı avlamak hevesine kapıldı ve onun peşine düştü. Lâkin Pîr hazretlerinin duâsını almak için gelenler onun nasîhatine uyup kervandan ayrılmadılar. Ceylan, avcıları kervandan hayli uzaklaştırmıştı. Bu sırada kayalıklardan çıkan eşkıyâlar onları yakalayıp soydular ve bir-ikisini de yaraladılar. Sonra bu kişiler perişan bir halde kervanın bulunduğu yere geldiler. Onların bu hâlini görenlerden Pîr Fethullah hazretlerini sevenler, onun nasîhatlerini onlara anlattılar. Bunu duyanlar, Pîr hazretlerinin duâsını almadıklarına pişmân oldular.

1) Lemezât, Süleymâniye Kütüphânesi,Hacı Mahmûd Kısmı, No: 4536, v.128