Sahabeler Ansiklopedisi

Sahabeler Ansiklopedisi

Cahiliye devrinde Kâbe’nin anahtarları sadece Hz. Osman bin Talha’nın sülale­sinin yanında bulunurdu. Bu vazife en son babasına kalmıştı. Uhud Savaşı’nda, müşriklerin safında bulunan babası Talha öldürüldüğünde, bu görev kendisine kaldı.

Peygamberimiz, Mekke’de bulunduğu sırada Osman bin Talha’yı İslamiyet’e davet etmişti. Osman da, “Sen kavminin dinine aykırı davranıp yeni bir din or­taya çıkarmış bulunuyorsun.” dedi. Bunun üzerine Re­sû­lul­lah (a.s.m.) şöyle buyur­muştu:

“Ey Osman, ümit ederim ki, bir gün sen beni, bu anahtarı nereye istersem ko­ya­bi­leceğim, kime istersem verebileceğim bir mevkide de göreceksin…”

Osman, bu sözlerdeki gerçeği anlayamamış, “O zaman Kureyş kıymetten düşmüş olur.” demişti. Re­sû­lul­lah ise, “Hayır, Kureyş asıl o zaman kıymetlene­cek.” buyurmuştu.

Aradan yıllar geçti. Osman bin Talha’nın kalbi İslamiyet’e ısındı. Hicret’in 8. yılında, Mekke’nin Fethi’nden biraz önce Müslüman oldu. Medine’ye hicret et­ti.

Mekke fethedildikten sonra Peygamberimiz, Osman’ı (r.a.) göndererek an­nesinden anahtarı getirmesini istedi. Geldiğinde de, “Sana vaktiyle söylediğim şey gerçekleşmedi mi?” buyurdu. Osman (r.a.), “Evet, şehadet ederim ki, sen Allah’ın Resûl’üsün.” dedi. Peygamberimiz daha sonra, “Cenâb-ı Hak size, emanet­leri ehline vermenizi emreder.” âyetini okudu ve anahtarı tekrar Osman bin Talha’ya (r.a.) verdi. Hicret’in 42. senesinde vefat eden Osman bin Talha’nın (r.a.) sülalesi, Kâbe’nin anahtarcılığı görevini uzun müddet yürüttü.[1]
________________________________________

[1]Üsdü’l-Gàbe, 3: 372; Müstedrek, 3: 429; Hz. Muhammed ve İslamiyet, 8: 298-299.