Nazım HİKMET, Adnan MENDERES'in Asılışına Alkış Tutuyor!

Nazım HİKMET, Adnan MENDERES'in Asılışına Alkış Tutuyor!

Türk solu, İslam’la, milli kültürle, tarihle ve milletle problemlidir ve demokrasi karşıtıdır. Türk solu, milletimizin Batı’yla temasta çürüyen tarafıdır.

Nâzım Hikmet 3 Haziran 1963 sabahı, Moskova’daki evinde, saat 06:30′da, gazetesini almak üzere 2. kattaki dairesinden apartman kapısına yürümüş ve tam gazetesine uzanırken geçirdiği kalpkrizi sonucu ölmüştü. Rus Yazarlar Birliği’nin düzenlediği bir törenle Novodeviçiy Mezarlığı’na gömüldü. Cenaze töreninde Rus sanatçıların büyük bir bölümü hazır bulunmuştu.

Nazım Hikmet’in ölümü, son nefesini imansız vermesi ve mezarının vatan topraklarında olmaması nedeniyle trajiktir. Nazım Hikmet, Marksist olduğu için Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere ve ahiret gününe inanmıyordu. Marksizim İslam imanına karşılık ona dünya çapında şöhret verdi.. Dünya güçlerine hizmet ve milletine ihanet karşılığında büyük bir şöhret.

27 MAYIS’TA NAZIM HAYATTAYDI

Nazım Hikmet, Rusya’da öldüğünde, 27 Mayıs darbesi üç yaşını doldurmuştu, dolayısıyla Adnan Menderes de çoktan idam edilmişti. Türkiye’de 27 Mayıs müdahalesi gerçekleşiyor, Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, hükümeti oluşturan bütün bakanlar ve dönemin DP milletvekilleri Yassıada’da sözde yargılanıyor; Menderes, Polatkan ve Zorlu alelacele idam ediliyordu.

27 Mayıs’ı ABD yaptırdı; Türkiye’deki siyasal sistemin ve NATO’ya giren ordunun yeniden yapılandırılmasıydı asıl amaç.. 1961 Anayasası ile Ankara’da sivil ve askeri bürokrasi TBMM’nin üstünde konumlandı; 27 Mayıs ile sonraki darbelerin yolu açıldı, darbecilik gelenekselleşti. 27 Mayıs, Türkiye’yi tamamen emperyalizme bağımlı hale getirdi.

Nazım Hikmet, yurt dışında da olsa hayattaydı ve Türkiye’de kopan tufanı dikkatle izliyor olmalıydı. Peki Nazım Hikmet Menderes hakkında ne düşünüyordu? Genelde 27 Mayıs’ı, özelde Menderes’in idamını nasıl karşılamıştı? Nazım Hikmet’in Menderes hakkında ne düşündüğü biliniyor. 1959 yılında, 27 Mayıs müdahalesi arafesinde kaleme aldığı “Korku” şiirine bakanlar, Menderes’e ilişkin düşüncelerini de öğrenebilirler:

KORKU
Korkuyor Adnan Menderes
Ölülerden korkuyor.
Kore dağlarından geliyor kimi
Apaçık gözleri dumanlı

Kaytan bıyıkları kanlı
Yaşları yirmi.
Korkuyor Adnan Menderes
Ölülerden korkuyor
Hele çocuk ölülerinden.
Karınları davul gibi, boyunları çöpten ince,
Kırıyorlar Adnan Bey’in mutfak camlarını
Her gece mezarlarından çıkınca.

Korkuyor Adnan Menderes
Dirilerden korkuyor
Hele çarıklılardan
Hele kasketlilerden.
Kasketliler hayını bağışlamayı bilmez.
Korkuyor Adnan Menderes
Kocaman yanakları
Sarkıyor yağlı, sarı.
Korkuyor Adnan Menderes
Üç saata indi uykusu.

Korkuyor Adnan Menderes
Hiçbir korkuya benzemez
Halkını satanın korkusu.