Namazda Çalan Cep Telefonu

Namazda Çalan Cep Telefonu

Soru: Camide ya da evde telefonun kapatılması unutulur da çalarsa bir tek eylemle kapatılması namazı bozar mı?

Cevap: Diyanet İşleri Başkanlığı namazda telefonun kapatılması hususunda şöyle demiştir:
Cep telefonları camilere teknolojinin getirdiği bir sıkıntıdır. Telefonunu açık tutan bir kısım cemaatin telefonu çalmakta, namaz kılanları rahatsız etmekte ve namazın huşuunu ihlâl etmektedir. Telefonları kapatmasak bile mutlaka sessize almalı ve bunu bir görev bilmeliyiz. Unutulur da telefon çalarsa “amel-i kesir” olmayacak şekilde bir tek eylemle telefon kapatılabilir. Bu şekildeki bir hareket mekruh olur ancak namazı bozmaz, “amel-i kesir” olursa namaz bozulur.
Amel-i kesir: Çok iş demektir. Namazı bozan davranışlardan biridir. Namaz kılan bir insanı dışarıdan gözlemleyen bir kişide, bu kimsenin namazda olmadığı izlenimini verecek her hangi bir davranışta bulunması amel-i kesirdir. Meselâ, namazda saç ve sakalı taramak, üç adımdan fazla yürümek, vücudun her hangi bir yerini üç kereden fazla kaşımak, çocuğu alıp emzirmek amel-i kesirdir ve namazı bozar.

.

Soru: Cemaatle namaz kılarken cep telefonumuz çalarsa, telefonu kapatabilir miyiz? Namaz bozulur mu?

Cevap: Bilindiği üzere, fıkıh kitaplarının yazıldığı devirlerde bugünkü gibi ceplere girecek kadar küçük konuşma araçları bulunmadığından, telefonun adı verilerek yazılmış özel bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak, yazılan umumi hükümlere baktığımızda namazda çalan telefonu kapatmaya cevap olabilecek ölçüler bulmak da mümkündür. Şöyle ki:

Namaz kılarken yapılan çok iş (amel-i kesir) namazı bozar, az iş (amel-i kalil) bozmaz!

İşte bu ölçü, fıkıh kitaplarında umumi ve sabit bir kaidedir:

Namazda iken tek el ile yapılan bir iş namazı bozmaz. Mesela namazda secdede başından takkesi düşen kimse, tek el ile takkesini başına koyacak olsa namazı bozulmaz, ama iki eliyle yaparsa bu işi namazı bozulur. Çünkü namazda iki eli birden namaz dışı bir işle meşgul etmek namazı bozacak kadar çok işten sayılır.

Ayrıca namaz kılan bir kimsenin, önünden geçmemek mümkün iken bir kimse yakın önünden geçerse namaz kılan onu engellemek için hareket edebiliyor, geçmemesi için gerekeni yapabiliyor. Namazda yılan, akrep tehlikeli bir hayvan yaklaşsa namaz kılan bunları öldürebiliyor ve bu hareketler namazı bozmuyor. Cemaatle namaz kılan bir kimsenin abdesti bozulsa, çıkıp abdest alarak geri dönmesi ve namaza cemaatle devam etmesi de namazı bozmuyor.

Şu halde namazda, namaz dışı her hareket namazı bozmuyor. Böyle bir gereklilik bulunmadığı halde, namaz dışı hareketin namazı bozabilmesi için onun da “çok” olması, dışardan bakan birinin “Bu kişi namazda değil” diyecek ölçüde olması gerekiyor.
Bu örneklerden hareketle diyebiliriz ki, “cemaatle namaz kılarken” cep telefonu çalmaya başlayan kişinin, mümkün olan en az hareketle telefonu susturması gerekir ve bu hareket namazını bozmaz. Bu yapılmadığı takdirde, telefon çaldığı sürece hem kendisinin hem de başkalarının zihni namazdan kaymakta, huzur bozulmaktadır

Cebinde telefonu çalan imamın telefonunu kapatıp namaza devam ettiğini söyleyenler de böyle bilmeliler. Ancak imamlık yapan kimsenin bu kadar dalgın ve dikkatsiz olması uygun değildir. Çünkü bu gibi namaz dışı el kol hareketleri ikiyi geçmedikçe namazı bozmasa da, mekruhluktan kurtulamaz.

Daha açık ve net anlaşılması için telefon konusunu şöyle sıralayabiliriz:

1- Namaza gidecek kimse önce kendine bir dikkat çekmeli, telefonunu cami avlusunda baştan kapatmayı alışkanlık haline getirmelidir.

2- Şayet bir unutma olur da kapatılmayan telefon namazda çalarsa, tek elle kolayca kapatmanın namazı bozmayacağını bilmeli, hemen tek elle müdahale ederek müsait yere koyduğu telefonu parmak ucuyla basıp kapatmalı, namazdakilerin huzurunu bozmayı uzatmamalıdır.

3- Bazı telefon zilleri gerçekten de cami içinde ibadet edenleri tedirgin edecek oyun havaları çalmakta, namaz içindeki huzuru gerçekten de bozmakta, böylece camiye namaza gelenin kazandığı sevap mı, yoksa oyun havaları dinleterek sebep olduğu günah mı daha fazla sorusunu akla getirmektedir. Bu sebeple telefona müzik sesi değil de kuş sesleri gibi tabii hafif sesler koydurmak suretiyle rahatsızlığı asgariye indirmeye gayret etmelidir.

4- Caminin hemen kapısında telefonu açıp cami içindekileri rahatsız edecek yüksek sesle konuşmaktan da kaçınmalıdır.

5- Efendimiz (sas) Hazretleri’nin, ‘Namaz içindeki huzur, gözbebeği gibi nazik ve değerlidir, mutlaka korunmalıdır!’ ikazı unutulmamalı, telefon gibi dünyevi şeylerle uhrevi huzurun bozulmasına sebep olmaktan korkmalıdır.