Namazda Gülerken Abdest Bozulur mu?

Namazda Gülerken Abdest Bozulur mu?

– Kendi işiteceği kadar gülmek namazı bozar. Yanındakiler işitecek kadar gülmek, namazla birlikte abdesti de bozar. Tebessümün ise, ne namaza, ne de abdeste bir zararı yoktur.

Namazdayken kahkahayla gülündüğünde iki veya daha fazla harf yahut anlaşılır bir harf açığa çıkarsa namaz bozulur. Bu durumda namazın bozulması kahkahadan değil, kahkaha ile birlikte telaffuz edilen harften dolayıdır. Gülmesi baskın gelen kişi, çok gülmediği takdirde namazı bozulmaz. Kişi içinden gülmesi namazını bozmaz. Hanefilerin aksine namazda kahkaha ile gülmek abdesti bozmaz. Hanefilerde ise kahkaha ile gülmek abdesti bozar.

Hanefiler (el-Hidâye, 1, 6, el-Bedâyî, 1,232), namazda gülme ile kahkahayı birbirinden ayırmışlardır. Hanefilere göre gülmek, sadece kendisinin duyabileceği kadar olan harekettir. Gülmede yanındakiler sesi işitmez. Bu şekilde gülmenin hükmü, sadece namazı bozmuş olmaktır. Bu türlü gülmek abdesti bozmaz. Fakat kahkaha, hem namaz kılanın kendisinin, hem de yakınındakilerin işiteceği kadar olandır. Bu hem namazı, hem de abdesti bozar. Tebessüm ise sessiz olarak ortaya çıkan hareket olup bundan ötürü namaz bozulmaz.

Hanefilerin yukarıdaki görüşlerinin dayandığı delil mana olarak şu hadis-i şeriftir

“Sizden her kim kahkaha ile (sesli olarak) gülerse hem namazı hem de abdesti birlikte iade etsin.” (Nasbu’r-Râye, I, 47-54)

Teşehhüt miktarı oturmadan önce gülme vuku bulduğu takdirde, bilerek abdesti bozmakla namaz bozulduğu gibi, Hanefîlere göre kahkaha ile, yani sesli olarak gülmekle de namaz batıl olur.

Eğer gülmek teşehhüt miktarı oturduktan sonra olursa teşehhüt ile tamamlanan namaz batıl olmaz. Hatta abdestini bozsa da namaz batıl olmaz. Sadece abdestsizliğin ortaya çıktığı kısım bozulur. Nitekim namazda imamdan bir kaç rekât geri kalan, sonradan namaza başlayan kimsenin namazı fasit olur. Dolayısıyla kılınamayan namaz rekâtlarının bu geçilmiş olan kısım üzerine bina kılınması, yani onun üzerine namaza devam edilmesi mümkün olmaz. Çünkü sesli gülmenin vuku bulduğu kısmı cemaatin namazının ortasından itibaren bozmuştur. Namazın bir kısmı bozulursa o namaz da bozulur.

2 – Bu konuda rivayet edilmiş müsned ve mürsel hadisler vardır. Müsned olan hadisler Ebu Musa el-Eş’arî, Ebû Hureyre, Abdullah b. Ömer, Enes b. Mâlik, Câbir b. Abdullah, İmran b. Husayn ve Ebu’l-Muleyh tarafından rivayet edilmiştir. Ebu Musa hadisini Taberanî rivayet etmiştir: “Bir ara Resuluiiah (as.) insanlara namaz kıldırırken, bir adam mescide girerek, mescit içindeki bir çukura düşmüştü. Bu adamın gözleri kör idi. Namazdaki cemaatın çoğu buna güldüler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.) gülen cemaatın namazları ile birlikte abdestlerini yenilemelerini emretmiştir.”

Şafii mezhebine göre namazdayken kahkaha ile gülündüğünde iki veya daha fazla harf yahut anlaşılır bir harf açığa çıkarsa namaz bozulur. Bu durumda namazın bozulması kahkahadan değil, kahkaha ile birlikte telaffuz edilen harften dolayıdır. Gülmesi baskın gelen kişi çok gülmediği takdirde namazı bozulmaz.

——————————————————————————–

Namaz kılan bir müslümanın ibâdetin sihhatine zarar gelmemesi için dikkat edeceği bazı hususlar vardır. Bunların başında abdesti veya namazı bozacak şeylerden son derece sakınması gelmektedir. Bazı davranışlar, sadece namazı bozar. Bazı işler de hem abdesti ve hem de namazı ifsat eder. Bizim üzerinde durmak istediğimiz husus, namaz hâricinde yapılacak olursa abdesti bozmadığı hâlde, namaz içinde vâkî oldiuğu zaman hem namazı hem de abdesti ifsat eden “kahkaha île gülmek” üzerinde olacaktır.
Allah Teâlâ’nın yüce huzuru, son derece ciddiyet isteyen bir makamdır. Namaza başlayan bir kimse, yüce Halikımızı görürcesine haşyetle ve dikkatle, namazını edâ etmelidir. Bu mühim noktayı ihmâl veya imhâl eden ve yanındaki kimsenin işiteceği kadar bir sesle gülen kimsenin hem namazı ve hem de abdesti bozulur. Bu noktada aklın peşine takılmak, yanlış hükümlere saplanmaya sebep olur. Çünkü din işi sadece akılla hallolacak basit husus değildir. Hz. Ali (r.a.) Efendimiz, “şâyet din (İşi) rey ve şahsi kanâatle (yapılacak) olsaydı mestin alt kısmı(meshin) üstünden evlâ olurdu. Ben, Resûlullah
(s.a.v.)İ mestlerinin Üstünü mesh ederken gördüm”^ demiştir.
Gülmenin abdesti bozmasında dikkate alınması gereken bir takım şartlar vardır. Bu kayıt ve şartları bilip sonra hüküm vermemiz gerekmektedir. Şöyle ki:
a) Kılınan namazın rükû ve sücutlu bir namaz olması lâzımdır.
Tilâvet secdesi, namaz olmadığı için; cenaze namazında rükû ve secde bulunmadığından dolayı buralarda “kahkaha” ile gülen kimsenin
îfâ ettiği vazife bâtıl olursa da abdesti bozulmaz(2).
b) Namaz kılan kimsenin mükellef olması, yani kadınlık veya erkeklik çağına ulaşmış bulunması lâzımdır. Bu hatalı davranışı bir ço
cuk yapmış olursa, sadece namazı bozulur ve fakat abdesti bozulmaz*3).
c) Yüksek sesle gülme işi, uyanık hâlde iken ve yanında duran kişi işitecek kadar bir ses ile yapılmış olması gerekmektedir. Bu kaydi ihtirâzi dikkate alındığı takdirde, namaz kılarken uyuklayan bir kimse,
kahkaha ile gülecek olsa veya uyanıkken vâkî olup yanındaki
cemâatin işitemeyeceği yavaşlıkta gülse, namazı fasit olursa da abdesti bozulmaz’4^.

Üzerinde durduğumuz mevzuu efradını câmi ve ağyarını mâni bir ifade ile toplayıp tarif edelim: “Mükellefiyet çağına ulaşmış bulunan bir kimsenin, rükû ve secdeli bir namaz içinde ve uyanık bir halde iken kahkaha ile gülmesi, hem namazını ve hem de abdes-tini bozar. Bu şartlara uygun olarak vâkî olan gülme, kasden veya sehven (unutarak) yapılmış olsun netice aynıdır”‘5’.

(1) Ebû Dâvûd c. 1 s. 42
(2) Fetâvâ-i Hindiye c. 1 s. 13
(3) Hulâsat’ül-ecvibe c1 s. 5
(4) İbni Âbidin c. 1 s. 134
(5) Fetâvâ-i Hindiye c. 1 s. 13