Maide Suresi 51. Ayeti

Maide Suresi 51. Ayeti

Mealden Kur’an’ı doğru düzgün anlayamazsınız deyince ateistler her zaman karşı çıkıyor. Yine bu hususta bir ayeti inceleyeceğiz. Maide Suresinin 51. Ayetini:

Türk ulaması Kuranı kerimi meal ederken; bu ayette geçen EVLİYA kelimesini DOST diye tevsir etmişler.

“51- Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez.”

Bu ayeti şimdi orjinalinden yani arapçasından bir kere okuyalım: yâ eyyuhâ-llezîne âmenû lâ tetteizû-lyehûde ve-nnasârâ evliyae ba’duhum evliyahu ba’d(in) vemen yetevellehum minkum fe-innehu minhum innallâhe lâ yehdî-lkavme-zzâlimîn.

Arapça’nın a’sından fazla bilgisi olmayan insanlar anlamayacaktır ama burada “dost(lar)” diye çevrilen kelime “evliya” sözcüğüdür (ayette kırmızı fontla işaretledim). evliya kelimesi ise “veli” kelimesinin çoğuludur. şimdi de arapça kökenli olan veli kelimesinin manalarını sıralıyorum:

Manalar: VELİ
sahib, mâlik.
mübarek zat, keramet sahibi.
muin. muhafaza eden.
küçük çocukların hâlinden mes’ul kimse.
sıddık.
himayeci, koruyucu
kılavuz
baba. babanın babası, cedde de denir.
cenab-ı hakk’ın (c.c.) isimlerinden birisi.

Türkce de EVLİYA kelimesi olmadığı için aynen almaları gerekirken pek önemsememişler veya anlayamamışlar veya bilememişler DOST demişler. Ayetin anlamı tamamen değişmiş ve hırıstiyan ve Yahudileri Müslümanlara düşman etmişler.

Akıllarda; Hal Böyle olunca Peygamberimiz (S.A.V.) in Medinede ki Yahudilerle Dosthane ilişkilerini nasıl izah edebiliriz? hususunda çelişki oluşturmuşlar.

Kuran-ı kerimin bu ayetinde yahudi ya da hristiyanlarla arkadaş olmayın, onları dost edinmeyin diye anlam çıkarmak yukarıdaki manalardan görülebildiği gibi imkansızdır: ayet kısaca şunu der: bu saydıklarımı kendilerinize koruyucu, lider, himayeci seçmeyin.

O halde akla şöyle bir soru gelebilir: meallerde neden “dost” diye geçmektedir? bunun iki sebebi olabilir:

Birincisi: meal müellifleri çok fazla manası olan “veliyy” kelimesini “dost” diye kısaca tanımlamış (çünkü dost korur, himaye eder, sahip çıkar) ve asıl manasını müfessirlerine paslamış olabilirler.

İkincisi; dost kelimesi böyle bir emir olmamasına rağmen kasıtlı seçilmiş olabilir. bunun nedeni de dost edinilen hristiyan ya da yahudi gruplarının dini tahrif etmeye çalışacağından endişe etmiş olmalarıdır. ama meal müellifleri bu hakkı kendilerinde nasıl görüyorlar? bunu da bilemiyorum.

Son söz: ayette veli (evliya) kelimesi yerine sahib (ashab) kelimesi kullanılmış olsaydı; bugün yaygın olarak anlaşılan mana çıkardı ama değil. bunu da peygamber efendimizin yahudi ve hristiyan hemşehrileriyle arkadaşlık kurduğu, komşuluk ilişkisi içinde bulunduğundan anlamaktayız.