SoruSorCevapBul

Soru:

Çocuk aldırmak caiz midir?

Cevap:

Kişinin çocuğunu öldürmesi cinayettir
“……… çocuklarınızı öldürmeyin! Onları da sizi de biz rızıklandırırız. Şübhesiz onları öldürmek, büyük bir günahtır.” ( İsra, 31)
Bu ayete nazaran yalnız gömmek suretiyle değil, her hangi bir suretle olursa olsun evladını tamamen öldürmek de böyle büyük bir cinayettir. Şu halde çocuğu kasden düşürmek dahi evladını katl etmek olduğu için aynı mahiyette bir cinayet olduğu unutulmamak lazım gelir. (Elmalılı M. Hamdi Yazır)
Hür kadının çocuğu suretlenmeden önce aldırması da caiz değildir
Ali bin Ahmet’ten sorulmuş: çocuğun suretlenmeden önce düşürülmesine ne dersin?
İmam şu cevabı vermiş:
—Kadın hür ise –tek kelam- caiz değildir. Fakat cariye ise, bunda ihtilaf vardır. Sahih olanı, onu da çocuk düşürmekten men eylemektir. Tatarhâniyede de böyledir. (Fetâvâyi-i Hindiyye)
“Nutfenin (rahme düşmesinden sonra) kırk iki gece geçti mi Allah ona bir melek gönderir (ve onun vasıtasıyla ) nutfeyi şekillendirir; işitmesini, görmesini, derisini, etini, kemiğini yaratır. Sonra melek sorar:
“Ey rabbim! Bu erkek mi dişi mi?” Rabbin dilediğine hükmeder, melek de yazar. Sonra sorar:
“Ey rabbim! Eceli nedir?” Rabbin dilediğine hükmeder, melek de yazar. Tekrar sorar:
“Ey rabbim! Rızkı nedir?” Rabbin dilediğine hükmeder, melek de yazar. Sonra melek elinde sahife olduğu halde çıkar. Artık buna ne bir şey ilave eder, ne de eksiltir.” (Müslim)
Gazali ve bir çok Malikî alimlerine göre ciddi bir mazeret olmadan ceninin ilk günlerinde de olsa kürtaj yapmak haramdır. Bazı İslam hukukçularına göre de cenin üzerine 42 gün geçmeden evvel kürtaj yapılabilir (zaruret durumunda mesela; annenin hayati bir tehlikesi varsa). 42 gün diyoruz; çünkü Müslim’in rivayetine göre nutf’e üzerine 42 gün geçtikten sonra Cenab-ı Allah bir melek gönderir, ona biçim verir, kulak ve gözünü yapmaya başlar. Yani cenin üzerine 42 gün geçerse o artık şekillenme sürecine girdiği için müdahale etmek caiz değildir. (Günümüz Meselelerine Fetvalar – Halil Gönenç)
Bazı alimler uzuvlarının belirgin duruma gelme halinin üçüncü kırktan sonra olacağına hükmetmişlerdir.
Ahmed İbn-ü Hambel “dört ay on gün” der. Ona göre ruh dört aydan sonraki bu on gün içinde üflenir. (Kütüb-i Sitte)