İslâm bilginlerinden hiç birisi Hazreti Muhammed (S.A.V.)ln hem insanlara ve hem de cinlere peygamber olarak gönderildiği hususunda itiraz etmemiştir.

Sahihayn’da Abdullah oğlu Cabir’den nakl edilen bir hadîste Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğu sabit olmuştur: «Benden önce hiç bir peygambere verilmeyen beş şey bana verilmiştir. Bu beş şeyden biri de, benden önce gelen peygamberler sadece kendi kavimlerine gönderilirlerdi. Ben ise bütün insanlığa gönderildim.»

İbn-i Ukeyl, cinlerin de insan mefhumunda zahir olduklarını söyler.

Er-Rağip der ki: «İnsan düşünen bir topluluğun adıdır. Cinler de düşündüğüne göre insan lâfzının şu- mûlüne dahildirler. «En – Nâs; Nâse, Yenüsü» kökünden gelmektedir ki hareket etme mânasını ifade eder.»

El – Cevheri’ye göre; «En-Nâs» insanlar ve cinlerden teşekkül eden bir topluluğun adıdır. Sahihayn’- da Ebû Hüreyre’den, Hz. Peygamberin şöyle buyurduğu nakl edilmiştir: «Ben kırmızıya ve siyaha gönderildim.»

Ulema kırmızı  ve siyahdan ne kasd edildiği hususunda fikir ayrılığına düşmüşlerdir. Bazılarına göre bunlardan Arap ve acem milleti kasd edilmiştir. Çünkü umumiyetle acemler kızıl ve beyaz olurlar. Araplar ise siyah olurlar. Bazılarına göre bu sözden insanlar ve cinler kasd edilmiştir. Kimisi de bundan mutlak olarak kırmızı ve beyaz kasd edilmiştir. Çünkü Araplar (İm- reetûn Hamrâ) sözlerinde beyaz kadını kasd ederler. Peygamberimizin «Siyahlara» sözünden cinleri kasd ettiğini ileri sürenler demişlerdir ki: «Cinler umumiyetle ruhlara benzerler. Ruhlara (Siyahlar) adı verilir. Nitekim bu husus İsrâ hadîsinde varit olmuştur. «Şüphesiz O Ademi gördü; sağında siyahı solunda siyahı gördü. Bu siyah, bünyesindeki ruhtur.»

İbn-i Abbas’öan nakl edildiğine göre Hz. Peygamber : «Cinlere ve insanlara, her kırmızı ve her siyaha gönderildim» buyurmuştur.

İbn-i Abd’il – Berr’in fikri:.«Ulema şunda ittifak etmiştir: Hazreti Muhammed (S.A.V.), hem insanların ve hem de cinlerin peygamberidir. Bu sebeple O, bütün peygamberlerden üstün olmuştur. Çünkü ondan önce gelen peygamberler yalnız kendi kavimlerine has olarak gönderilirlerdi. İbn-i Hazm ve bir çok ulema kaJe- me aldıkları kitaplarında, Hz. Peygamberin her iki âleme (İns ve Cin âlemine) gönderildiğini tasrih etmişlerdir.

îmam’ül – Haremeyn, «El – İrşad» ’ında, İseviyyeye cevaben der ki: «Hz. Peygamber (S.A.V.), insanlara ve cinlere gönderilmiş bir peygamber olduğunu açık olarak beyan etmişlerdir.

Şeyh Ebu’l-Abbas, İbn-i Teymiye’nin fikri: «Allah. Hz. Muhammed (S.A.V.)’i hem insanlara ve hem de cinlere peygamber olarak göndermiş; ona iman etmelerini, boyun eğmelerini, Allah ve Resûlünün helâl kıldığım helâl, haram ettiklerini haram saymalarını; Allah ve Resûlünün vâcib kıldıklarını vâcib kabul etmelerini;

Allah ve Resûlünün sevdiklerini sevip, kerih gördüklerini de kerih görmelerini farz kılmıştır. Hz. Peygamberin peygamberliğini kabul etmiyen her insan ve her cin muhakkkak ki İlâhî azâba müstahak olacaktır. Tıpkı kendilerine gönderilen peygamberleri kabul etmiyen kâfirler gibi.»

Bu, sahabe, tâbnn, müslümanların liderleri ve bütün ehl-i sünnet vel-cemaa’ya göre üzerinde ittifak edilen bir fikirdir.

Allah Kurân-ı  Kerîm’de, cinlerin. Kur’ân dinlediklerini ve ona iman ettiklerini haber vermiştir. Bu husus (Ve iz sarafnâ ileyke neferen minel-ciııni) kavlinden (iilaike fî dalâlin mübm) kavline kadar olan âyette açık olarak beyan edilmiştir. Sonra şu hususu bütün insanlığa duyurmasını Peygamberimize emretmiş, onlar hakkında bir sûre inzal buyurmuştur ki, insanlar, cinlerin durumlarını ve Hz. Peygamberin yalnız insanlara değil, aynı zamanda cinlere de gönderilen bir peygamber olduğunu bilsin.

Bu sûrede insanlar ve cinlerin Allah’a, onun Resû- lüne ve âhiret gününe iman etmelerine çağırılmışlardır. Allah ve Rcsûlüne itaat etmeleri gerektiğini de onlara bildirmiştir. Cinlerden medet beklemenin bir şirk olacağı hususunda insanlara, sûrenin şu âyetinde açıklanmıştır: «Filhakika şu da var: İnsanlardan bazı kimseler cinden bazı kişilere sığınırlar. Demek bu suretle onların azgınlıklarını (şımarıklıklarını) artırmışlar.» (El – Cin sûresi, âyet: 6)

İnsanlardan bir adam cinlerin bulunduğu sanılan vadilerden bir vadiye inip şöyle demiştir: «Bu vadinin büyüğü ile, alçaklarından sığınırım!»

Nas b. Haccâc’m babası Haccac b. Lât es – Selmî hakkında anlatılıyor: O, beraberindeki kafile ile Mekke’ye gelirken, korkunç bir vadiden geçiyordu. İçlerinden bir süvari, ona:

  • Kendin ve arkadaşların için bir şeyler söyle de kendinizi emniyete alın, dedi. Bunun üzerine o da :
  • Kendim ve arkadaşlarımı, bu kubbe altında bulunan her cinnî’den sığındırırım, tâ ki ben ve kafilem sağ salim dönebilelim, dedi. Tam o anda bir kişinin, şu âyet-i kerîmeyi okumakta olduğunu duydu: «Ey cin ve insan cemaatleri! Göklerin ve yerin bucaklarından geçip de İlâhî kazadan selâmete ermiye gücünüz yetiyorsa ki, (Allah’ın bahş edeceği) bir kudretle olmadıkça asla geçemezsiniz. Haydi geçin (kurtulun!)» (Er- Rahman: 33).

Sonra bilâhare Mekke’ye gelip bu duyduğunu Ku- reyş kâfirlerine bildirince onlar şöyle dediler: «Sakın çocuk olma, ey Ebû Kilâb! Bu haber Muhammed’e Kur’ân’m indirildiğini teyid eder. Ve bu bizim aleyhimize olur.»

  • Vallahi ben bunu duydum. Yanımdakiler de duydular, dedi ve Müslüman oldu. Sonra Medine’ye hicret etti. Ve orada bir cami yaptırdı. Halâ onun camisi orada mâruftur.

Cinler, insanların kendilerinden yardım istedikleri- ni görünce işi azıttılar, şımardılar. Ve bu sebeple kendilerine bas vuran sihirbaz, büvücü ve her türlü cincilere kendilerinin ve kırallarınm isimleriyle ccvap verdiler. JBöylece reislik ve büyüklük sevdasına düştüler. Oysa onlar pekiyi bilmektedirler ki insanlar onlardan kat kat üstündür. Bu yüzden insanlardan bazıları onlara bo- -Sain. eğince hemen ihtiyaçlarını karşılayıp kendilerini büyütmeye yeltenirler.

Kur’ân-ı  Kerîm’deki «Ey kavmimiz! Allah’a  çağasını kabul edin ve ona iman edin ki sizin günahlarınızı afv edip sizi elem verici bir azâbtan kurtarsın» meâlin- deki âyeti Hazreti Peygamber (S.A.V.)’in onlara gönderildiğini göstermektedir. Ve yine Cenab-ı Hakkin «Allah’a çağıncıyı kabul etmeyen kişi yeryüzünde âciz bırakıcı değildir. Onun ondan başka da dostlan yoktur. İşte o gıirulı apaçık bir delâletledir» meâlindeki âyeti cinlerden Hz. Peygamber (S.A.V.)’e iman etmeyen kimsenin kâfir olacağını bildirmektedir. Tevfik ve ismet ancak Allah’tandır.