İbn Ömer şöyle demiştir: Hz. Peygamber, Ebubekir (r.a) ile be raber oturuyordu. Rasûlullah’ın yanında oturan Sıddîk-ı Ekber’in sırtında bir abâ vardı. O abâyı çeşitli iplerle göğsüne bağlamıştı. O esnada Cebrail geldi. Allah’tan Hz. Peygambere selâm getirdi ve dedi ki:
– Ey Allah’ın Rasûlü! Bakıyorum ki Ebubekir’in sırtında bir
aba var ve abayı iplerle göğsüne bağlamış…
– Fetihten önce bütün malını bana infak etti de ondan…
– O halde Ebubekir’e Allah’tan selâm söyle! Ona de ki, rabbin sana soruyor; ‘sen bu fakirlik hâlinde benden razı mısın, değil misin?’
Allah’ın yüce Rasûlü (s.a) derhal yüzünü Hz. Ebubekir’e çevi rerek şöyle buyurdu:
– Ya Ebubekir! İşte şu Cebrâil’dir. Sana Allah’tan selâm getirmiştir ve Allah Teâlâ soruyor
senden; ‘sen bu fakirlik hâlinde benden razı mısın, değil misin?’
Bunun üzerine Ebubekir (r.a) hüngür hüngür ağlayarak şöyle cevap verdi:
-Ben mi rabbimden razı olmayacağım? Ben rabbimden razıyım! Ben rabbimden razıyım…