Duânın on âdâbı vardır!

1- Şerefli vakitleri aramak: Sene içerisinde arefe gün­le­ri, Ra­ma­zan ayı, cum’a günü ve geceleri, seher vakti … gibi.

2- Şerefli hâllerden istifâde etmek: islâm ordusu ile küf­fâr ordu­sunun karşılaştığı zamanda ve ezan ile kâ­met ara­­sında, oruçlu iken, secde hâlinde…

3- Kıbleye dönerek ellerini kaldırıp duâ etmek: ibn Abbas’ın rivâ­yetinde; «Resûl-i Ekrem duâ ettiği zaman iki elini birleştirir ve avuçlarının iç kısmını yüzüne doğru çevirirdi».

4- Duâyı gizlice yâni hafif sesle yapmak: A’râf sûresinin 55. âye­tinde Rabbimiz: «Rabbinize gönülden gizlice yal­varın.» buyuruyor.

5- Duâda yapmacık sözlerden sakınmak: Duâ eden tevâzu ve huşû içinde istemeli ve külfetli sözlerden ka­çınmalıdır.

6- Huşû içinde Allâh’tan korkarak ve kabûlünü umarak dua et­mek: Rabbimiz: “Onlar iyi işlere koşarlar, sevâba rağbet ve ikâb (azab)­dan korkarak bize duâ ederler.” (Sûre-i Enbiyâ, 90) buyuruyor.

7- Duâda azimli ve Allâh’a karşı hüsn-i zânda bulun­mak: Pey­gam­berimiz Efendimiz (s.a.v.) «Sizden biri­niz duâ ettiği zaman ka­bûl olunacağına büyük ümit beslesin. Çünkü onun kabûlü Allah için kolaydır.» bu­yurmuştur. Süfyân bin Uyeyne (rh.); «Kim­senin ku­sur­ları kendisini duâ etmekten alıkoymasın. Çünkü Allâh (c.c.) en kötü mahlûk olan şeytanın bile duâsını kabul etmiştir.» «Rab­bim! (insanlar) dirilinceye kadar bana mühlet ver» diye duâ edin­ce, «Vakt-i ma’lûma kadar bekletilenlerden­sin; sana muayyen bir za­mana kadar müsâade edilmiştir.» (Sûre-i A’râf: 14,15) buyurmuştur.

8- Duâyı tekrar ile ısrâr etmek: ibn Mes’ûd (r.a), Peygamberimiz (s.a.v.) hakkında «Duâ ettiği zaman üç kere duâ eder, Allâh’dan bir şey istediği zaman üç kere isterdi.» bu­yurmuştur.

9- Duâya hamd ve salavât ile başlamak: Peygamberimiz (s.a.v.) “Allâh’tan bir şey dileyeceğiniz zaman, Salavât-ı şerife ile baş­layın. Zîrâ Allâhü Teâlâ iki dilekten birini kabul edince diğerini reddetmeme hususunda daha keremlidir (bir duâyı kabul edince diğerini de kabul eder).” buyurmuştur.

10- Duânın kabul olmasında en kuvvetli âmil batınî edebtir: O da tev­be etmek, helâlleşmek ve bütün himmetini Allâh’a bağlamaktır. (ihyâ)

Fazilet takviminden..