Evliyânın büyüklerinden. İsmi, Dâvûd bin Seyyid Bedr el-Hüseynî’dir. 1301 (H.701) senesinde Beyt-i Makdis civârında vefât etti. Doğum târihi ve hayâtı hakkında fazla bilgi yoktur. Çok kerâmetleri görüldüğü halde bunlar kitaplara geçmemiş, dilden dile o bölgede anlatılagelmiştir.

Seyyid Dâvûd, Beyt-i Makdis civârında bir köyde yaşadı. Oradakilerin çoğu hıristiyan olup, bağ ve bahçelerinden elde ettikleri üzümleri şarap yapıp, oradaki müslümanlardan fâsık, günahkâr olanlara da satmaya başlayınca, Seyyid Dâvûd buna çok üzüldü. Allahü teâlâya duâ edip, yalvardı. Hıristiyanların ellerindeki şarapların sirke hâline döndüğü görüldü. Hıristiyanlar bu durum karşısında Seyyid Dâvûd’a sihirbâz deyip, oradan başka yerlere gittiler.

Seyyid Dâvûd, bulunduğu beldenin vâlisine mürâcaat edip, bir dergâh yapmak istediğini bildirdi. Daha sonra vâli tarafından onun için bir dergâh inşâ edildi. Pek çok kimse orada ilim ve ahlâk öğrendi. Yetişen bu insanlar, halleri, bilgileri, yaşayışları ile herkese örnek insan oldular. Ehl-i sünnetin güzel ahlâkını herkese anlattılar. Dîne sonradan sokulan ve ibâdet olarak yapılan şeylerin, îmânları bozan bir zehir olduğunu anlattılar. Seyyid Dâvûd bu dergâhda vefât etti. Hayatta iken yaptırdığı, üzeri kubbe ile örtülü türbesine defnedildi.

1) Câmiu Kerâmât-il-Evliyâ; c.2, s.7

2) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; c.10, s.76