Abbas Ed-Dûrî  Tarihinde der ki: Arkadaşlarımız Veki hakkında şöyle anlattılar: Mekke’ye çıkıp gitmişti. — O zamanlar Mekke’ye yazın giderlerdi— Vekî’ın ailesi efradı evlerinde bir ağlama sesi duydular. Evleri epeyce büyüktü. Sesin evlerinden geldiğine hiç şüphe etmediler. Derken hacılar dönüp geldiler. Halk onlara, Vekî’in ne zaman öldüğünü sorunca, «Falan gece,» diye cevab verdiler. Hesab ettiler ki, o gece, ses duydukları geceye tesadüf ediyor.

Vekî, büyük bir imâm ve hafızdı. Gayet takva sahibi, devamlı oruç tutar ve her gece Kurân’ı hatm eden bir zat idi. Ebû Hanîfe’nin kavli üzerine fetva verirdi. Ondan, birçok ilmi mes’eleler dinlemiştir. (H. 197)’de altmış sekiz yaşında olduğu halde vefât etmiştir. Allah rahmet eylesin, çok haberleri ve büyük bir tercüme hali vardır onun.

Zemahşerî  der ki: O kırk kere, hacce gitmiş, Aba- dan’da kırk gece inzivaya çekilmiş, kırk gecede kırk hatim indirmiş, dörtbin hadîs rivâyet etmiş, kırk bin dirhem tasadduk etmiştir. Yan üzerine yattığı hiç görülmemiştir.