Şeker el-Harevî der ki: Hadîs âlimleri el-Macişûn’- den nakl etmişlerdir. O dedi ki Mekke’de bir gece dışarı çıkıp dolaşıyordum. Baktım bir köpek koştu. Hemen köpeklerin arasına karışıp şöyle dedi:

  • Siz nasıl gülüp oynuyorsunuz? Ömer b. Abdila- ziz’in öldüğünü bilmiyor musunuz?

Oradan aynldım, ertesi sabah Ömer b. Abdulaziz’- in vefâiını haber vermezler mi? (hayret ettim doğrusu!)

Hakim Ebû  Abdullah Nisabûr tarihinde, Haruner- reşidi anlatırken şöyle kayd ediyor:

İbrahim b. Abdillâh Es-Sa’dî’den nakl ediyorlar:1 «Minareye ezan okumaya çıkmış, sabah olmasını bekliyordum. Baktım (Rey) tarafında kendisine benzeyen öbür istikamette duran bir köpekle şöyle konuşuyorlar:

  • Sevîk?
  • Efendim, Belîk!
  • — Ne haber?
  • Emirulmüminîn öldü!

Onların o konuşmasını  duyunca, minareden indim ve kayd ettim. Hakikaten o gece Hârûn er-Reşid ölmez mi? (hayret ettim).

Hârûn er-Reşid, Tus’da 193, hicrî yılının Cumadel- Âhirinin üçünde vefat etmiştir. Yirmi üç sene bir ay halifelik yapmıştır. Yaşı 47 idi.