Ebû Ömer b. Abdilberr der ki: Bütün ulemaya göre, ittifakla cinler mükellef ve muhatabdırlar. Çünkü Ceııab-ı Hak: «O halde Rabbinizin hangi ni’metlerini yalan sayabilirsiniz?» (Er-Rahman: 47). buyurmuş ve cinlerin de insanlar gibi mükellef olduklarını açıklamıştır.

Er-Razî, tefsirinde şöyle kayd eder: Cinlerin mükellef olduklarına dair bütün alimler söz ve fikir birliği etmişlerdir.

Kadı Abd’ul – Cebbar der ki: Âlimler arasında, cinlerin mükellef oldukları babında en ufak bir fikir ayrılığına şahit olmadık.

Zerkan ve Gassan’m hikâye ettiklerine göre, onlar yaptıkları işi yapmaya mecbur edilmişlerdir, yoksa insanlar gibi mükellef değildirler.

Onların mükellef olduklarına dair Kur’ân-ı Ke- rîm’de bir çok delil bulabiliriz. Kur’ân’da şeytanlar zem- medilmekte, lânetlenmekte ve azabla tehdid edilmektedirler. Bütün bunlar, Allah’ın emrini dinlemeyenler içindir..

Hz. Peygamberin dilinde de onlar lanetlenmişler ve kendilerinden kaçınılması  tavsiye edilmiştir. Onlann insanları şaşırtmak için olanca güçleri ile çalıştıkları bir bir anlatılmıştır. İşte bütün bunlar cinlerin de insanlar gibi mükellef olduklarım göstermez mi?

Onların mükellef olduklarını isbât etmek için sadece şu âyet kâfi gelir sanırım: «(Habibiın!» de ki: Bana şu hakikatler vahv olunmuştur: Cinlerden bir zümre (benim Kur’ân okuyuşumu) dinlemiş de (şöyle) söylemişler: Biz hakikî hayranlık veren bir Kur’ân dinledik ki, o, Hakka ve doğruya götürüyor. Bundan dolayı biz de ona iman ettik. Rabbimize (bundan sonra) hiç bir şeyi asla ortak tutmayacağız.» (El – Cin: 1,2)

Bu âyetten anlaşılıyor ki, cinler de insanlar gibi mükellef bulunmaktadırlar.