İbn-i Eb’id-Dünya anlatıyor: «Hadis ulema’sı Ye- zîd er – Rekkâşî’den şöyle nakl etmişlerdir. Saflan b. Muharras, gece teheccüd namazına kalktığı zaman evindeki cinler de onunla beraber kalkar, kendisi ile namaz kılıp, Kur’ân’ım dinlerlerdi.»

Es-Serî:  «Yezîd’e sordum, bunun böyle olduğunu nasıl izah edersiniz?»  cevap verdiler:

  • O, namaz kılarken bir gürültü duydu ve bundan ürperdi. Kendisini şöyle bir sesle teskin ettiler:
  • Korkma, ey Allah’ın kulu! Biz senin kardeşleriniz, seninle beraber teheccüde kalkıp namaz kılıyoruz. Bundan sonra o korkmadı ve    cinlerin hareketlerine karşı ünsiyet kesbetti.»

Ebû Üsâme, el – Eclâh tariki ile Ebû Zübeyr’den nakl ediyor: «Abdullah b. Saffan ile beraber Beyt-i Şerife yakın bir yerde oturuyorduk. Irak yönündeki kapıdan bir yılan çıkageldi. Beyt’i Şerif’i yedi kere tavaf ettikten sonra Hacer-i Esved’in yanma geldi ve onu selâmladı. Abdullah tbn-i Saffan ona bakarak şöyle dedi: ((Ey Cin! Ümreni eda ettin. Çocuklarımıza bir zararın dokunur diye korkuyoruz, haydi artık git!» Bunun üzerine yılan dönüp geldiği yoldan gitti.»

Süiyan es – Sevrî, İkrime yoluyla İbn-i Abbas’dan şöyle nakl eder: «Hayber’den bir adam geldi; onun ardından iki adam daha geldi;, bir başka adam da o iki adamı takip ediyordu. Sonra o adam onlara erişti ve dedi ki:

  • Bu ikisi Şeytan’dır. Ben bunlardan ayrılmam. Seni bunlardan korurum; sen Resûlüllah (S.A.V.)’in yanma gittiğinde selâm söyle ve şu durumu kendilerine haber ver: Biz zekât toplama işleri ile uğraşıyoruz. Eğer bu topladığımız zekâtlar onun işine yararsa, hemen göndcılvcririz. Adam Medine’ye geldiğinde durumu Hz. Peygamber’e haber verdi. Ravî diyor ki: «Resûlüllah (S.A.V.) bu sözü duyunca o adamı yalnız başına dolaşmaktan men etti.»