Allah Teâlâ  buyurmuştur: «Onların hepsini dirilttiğimiz gün.» Said b. Cübeyir İbn-i Abbas’dan (R.A.) şöyle rivayet etmiştir: «Allah, cinleri ve insanlan yeryüzüne haşr edecek. Sonra gökten bir gürüh melekler inip onları ziyaret edecek. Sonra ikinci bir gürûh inip melekleri ziyaret edecek, sonra üçüncüsü. Altıncısını da zikr etti.» İmâmül-Haremeyn de bunu (Eşşamil) adlı kitabında zikr eder.

Sahih haberlendendirir «Yer büyük bir zelzele ile sarsılınca, cinler göğe nüfuz edip geçmek isteyecekler; lâkin onsekiz saf melek gelip onların göğe çıkmasına, mâni olacak ve diyecek ki: (Siz buradan ancak bir güçle geçebilirsiniz!)

Bu hadîsi, Eddahhâk, Tefsirinde zikr etmiştir. Diğerleri de zikr etmişlerdir. Ebul-Vefâ Ali b. Akıl der ki: Sana, İblîs’in meleklerden olup olmadığı hakkında bir sual tevcih edilirse şöyle de: «O, melâikeacndir.» Bâzı arkadaşlarımız buna muhalefet etmişlerdir.

Ebû  Bekr Abdulaziz böyle söylemiştir. Çünkü Ce- nâb-ı Hak: «Hani meleklere: Adem için (Allah’a) sccde edin, demiştik de (şeytanların reisi olan) iblîs’den başkası hemen secde etmişlerdi.» (El-Bakare: 34) buyurmuştur. /

İstisna, cinsinden başkasından yapılmaz. Arab dili ve kaidesinde meşhur ve hakim olan budur. Meselâ «Fetehel-Habbâzûne illâ fülânen» ve «Reaytunnâse illâ Himâren» demek caiz olmaz.

Birisi: «VE BELDETÜN LEYSE BIHA ENÎSUN ILLEL’YEAFIRU VE ILLEL-ΠSU»

Şehirde, Yeaiir ve El-îs’den başka kimse kalmadı.» Beytini ileri sürüp de Istisnânın, cinsinden gayriisin- den caiz olabileceğini iddia ederse de ki: (El-Yeafir) ile (El-Ays) kendisine enîs olunacak şeylerdendir. Böylece onları  înâs’dan istisna etmiş oluruz, başkasından değil. Çünkü enisden gayrisi için ne ademî ve ne de Cinnî, hiç birinin zikri caiz olmaz.

İbiîs’in meleklerden olduğuna delil olacak hususlardan biri de şudur: Diyorlar ki, onlardan olmasaydı, kınanması ve yerilmesi doğru olmazdı. Çünkü bu takdirde ö, şöyle diyebilirdi: «Ben secde ile emrolunmadım ki!»

Kaldı ki o, «Ben ondan daha hayırlıyım» diyerek münazara etmekle, anlaşıldıki emir ona tevcih edilmiştir.

İtiraz: Pekâlâ onu bilhassa ismiyle zikr edip: «Yalnız iblis secde etmedi. O Çin’dendi» dedi (Cenâb-ı Hak)?

CEVAB : «Cin de meleklerden bir nevidir. Meleklere cin de denebilir: Kerubiyyûn, Ruhaniyyûn, Hazene, Zebaniye, denildiği gibi çeşitleri nevileri vardır. Onlann hepsi bir cinsdir. Tıpkı Ademoğulları gibi. Meselâ; Âdemoğlunun, arab, acem gibi çeşitleri ’ vardır. Bi- riri derse ki: «Bütün kölelerine, bana itaat etmelerini emrettim. Hepsi itaat ettiler. Falan itaat etmedi. Çünkü o. zenci idi, bana asî geldi «bu, zenci kölesinin; neviyet- te her ne kadar onlardan ayrılsa da, cinsiyette diğer kölelerine ortak olmadığını gösteremez.

Ebû Ya’lâ  der ki: Ebû İshak’ın Talikatmda gördüm; şöyle diyordu:

Şeyhime (Ebû Bekr’e), iblisin meleklerden olup olmadığını sordular. Şu cevabı verdi: Secde etmekle emr edildi, eğer onlardan olmasaydı emredilmezdi. Ebû İs- hak der ki:

Hepimiz meleklerin, evlenmediklerine ve zürriyet sahibi olmadıklarına söz ve fikir birliği yaptık.. Oysa iblisin zürriyeti vardır. Demek ki o, onlardan değildir.

Ebû Bekr Abdulazîz’in sözünden, onun melekler cümlesinden olduğu anlaşılıyor.

Ebû Bekr tefsir kitabında, onun meleklerden olduğunu tasrih etmiş ve bu husustaki ihtilâfı da anlatmış ve ez cümle demiştir ki; eğer o, meleklerden olma* saydı, secde ile emr edilmezdi. Çünkü secde emri bütün meleklere munsarıf (tevcih edilmiştir) oldu. Onun da secde ile emredildiğine dair hepimizin ittifakı vardır.

Bu. müfessirler çoğunluğunun görüşüdür. İbn-i x^bbas ve diğerleri de aynı  kanaattadırlar.

îbn-i Mes’ûd, sahabeden bir topluluk,. Said b. el- Musayyeb ve diğerleri de aynı fikirdedirler.

  • Mütekellimîn’den bir cemaat de aynı sözü söylemiştir..

Ebul-Kasım El-Ensarî  der ki: Bu, Şeyhimiz Eb’ul- Hasan’m görüşüdür.

Ebû Ishakin sözünden anlaşılıyor ki, o melaike- den değil; cinlerdendir.

Çünkü o, Ebû Bekr’e delil ile itiraz etmiştir.

Haşan el-Basri der ki: İblis asla (bir göz ucu kadar bile) meleklerden olmamıştır.

Ebû Ya’lâ  der ki:

Biıi, «Allah iblis secde etmedi o, cinlerdendi» buyurmuştur, diye itiraz ederse ona şu cevab verilir: Bu, onda gizli olan isyan duygusunu açığa vurmaktır.

Çünkü (cin) kelimesinin aslı (istitar gizlenme) dir. Bunun için karında gizli olan çocuğa cenîn denilmiştir. Mecnûna da mecnun denilmesi, bâzı arızalarla akimın setr edilmesinden ileri gelmiştir.

Diğer bir cevab: Ebû Bekr Tefsir kitabında zikr etmiştir ki; İbn-i Abbâs ile îbn-i Mcs’ud’a göre, iblis dünya göğünün vekilharcı idi. O, kendilerine cin denilen, melekler kabilesindendir.

Onlara cin denilmiştir. Çünkü onlar Cennet Hezâ- nesidir (bekçileridir) İblis de bir Hazin idi.

İbn-i İshak’ın: «Ama İblis’de şehvet vardır, meleklerde bu yoktur» deliline gelince, deriz ki, bu şehvet ona, Divandan kovulduktan sonra ariz olmuştur.

Yeryüzüne inen Harût ile Marût gibi. Onlara da şehvet ancak yeryüzüne indikten sonra ariz olmuştur. Denildiğine göre, Harut ile Marût iki melekdi. Yeryüzüne inmişler ve bir kadına âşık olmuşlardır. Durum böyle meydana çıkınca, şeytan da Divandan kovulduktan sonra tıpkı Hârûtla Mârût gibi şehvet sahibi oldular.

Taberî  tarihinde, İbn-i Abbas’m kavlini zikr etmiştir: «İblis meleklerin en şerefli kabilelerindendi. O Cennetlerin Hâzini (Vekil harcı) idi. Dünya semâsının hâkimiyeti ona verilmişti. Yer hakimiyeti de verilmişti ona.

Yine İbn-i Abbas’dan mervidir: Meleklerin (Cin) diye bir kabilesi vardı. İblis o kabiledendir. Yer ile gök arasında vesvese yayma işi ile meşgûl olurdu.

Yine İbn-i Abbas, İbn-i Mes’ûd ve diğer sahabîler’- den nakl edilmiştir: İblis dünya göğün’ün meleği kılındı. Meleklerden kendilerine (Cin) adı verilen bir kabiledendi. Onlara Cin denilmesinin sebebi, Cennet Hazâne- si oluşlarmdandır. iblis de kendi arkadaşları üe birlikte Cennet Hâzini idi..

Ebû Bekr el-Kureşî der ki: Bâzı hadîsçiler Katâde’- den şöyle nakl ederler: İblis, rüzgâr işine memur edilen on meleğin onuncusu idi. .

Eddahahak vasıtası  ile İbn-i Abbas’dan (R.A.) şöyle nakl edilmiştir: İblis, melâike kabilelerinden, kendilerine (Cin) denilen bir kabiledendi. Onlar, melekler arasından zehirli ateşten yaratılmışlardır. Onun ismi el-Hâris idi. Cennet Hâzinelerindendi. Melekler ise, yalnız bu kabile müstesna, hepsi nûr’dan yaratılmışlardır.

  • Kur’ânda onların ateşten yaratılmış oldukları anlatılmaktadır.

İnsanoğlu ise topraktan yaratılmıştır. Yeryüzünün ilk sakinleri cinlerdir. Yeryüzünü ifsad ettiler, cinayetler işlediler. Bunun üzerine Allah onlara iblis ve arkadaşlarını göndererek onları deniz adalarına ve dağların eteklerine sürdürdü. İblîs bu işi başarınca mağrurlandı, «kimsenin yapamadığı işi ben yaptım!» dedi. Allah onun kalbine muttali oldu, yanındaki meleklerin tabii iblisin, kalbinden geçirdiklerinden haberleri yoktu..

İbn-i Şaklan’ın bu sözünü, İbn-i Şihab’dan yapılan şu rivayet teyid etmektedir: İblis Cinlerdendir. O, cinlerin babasıdır, tıpkı Âdem’in insanoğlunun babası olduğu gibi.