Allahu Teâlâ  şöyle buyurur: «Onlara ne bir insan, ne bir cin asla dokunrııamıştır.» (Er-Rahman: 56).

Bu âyetten de anlaşılıyor ki, cinler de aynen insan- lar gibi cinsi ilişki kurabiliyorlar İbn-i Cerîr (Tehzîb’ul – A’sâr) adlı kitabında şöyle kayd eder: Ulema, âyetteki (Tams) kelimesinin anlamında fikir ayrılığına düşmüştür. Bazılarına göre bu, kadının fercinin kanamasına sebep olan (cima = cinsî temas) demektir. Kimilerine göre de bu, sadece dokunmak mânasına gelir. Araplardan şöyle duyulduğunu nakl ederler: (Bu deveye hiç bir ip tems etmemiştir. Yâni ona hiç bir ip değmemiştir.) Bazılarına göre de (Tams) kelimesinden murat, hayzdır. Şu halde âyetin bu üç mânaya da ihtimali vardır. Hayz’a ihtimali ise uzaktır. Dokunma mânasında olması akla daha yakındır. Vallahü Alem.

Cenab-ı  Hak şöyle buyurmuştur: «Beni değil de,, onu (şeytanı) vc zürriyetini rai dost ediniyorsunuz? Oysa o, sîzin için apaçık bir düşmandır.»  Bu âyet de, zürriyete sahip olmak için, onların evlendiklerini göstermektedir.

Kadı Abd’ul – Cebbar der ki: Zürriyet, çoluk – çocuk demektir. Onların ince cisimlere sahip bulunmaları, doğurmalarına mâni teşkil etmez. Çünkü nice küçük ci~ simli hayvanlar vardır ki doğurmaktadırlar. Küçük olmaları doğurmalarına mâni olmamaktadır.

Zemahşerî  (El – Keşşaf)’da der ki: Eski kitablar üzerinde gayet küçük kurtlar görürsün. Göz, ne kadar keskin olursa olsun onları, kımıldamadıkça göremez. Bu kadar küçük yaratığı yaratan ve ona zahirî, bâtmî azalar veren, hulâsa onun bütün inceliklerine vukufu olan Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim. Yerin bitirdiği herşeyi, ve (insanların) kendilerine ezcümle her şeyi çift yaratan Allah’ı teşbih ve noksan sıfatlardan tenzih ederim!

Evet hayvanların küçük olmaları, onların üreyip çoğalmalarına mani değildir. Çünkü Allah her şeye kadirdir. Bir şey yapmak murad edip de o şey’e «Ol!» emrini verdi mi, hemen oluverir. Bu güce sahip olan Ka- dir-i Zülcelâll bütün kalbimle teşbih ederim.