Cinler tarafından çarpılmış, veyahut hastalanmış kimselere Allah kitabından şifâ âyetleri yazmak ve Allah’dan şifa dilemek dinde caiz olan hususlardandır. Nitekim İmâm Ahmed ve diğerleri bu hususu kesin olarak ifade etmiş ve sövlece isbatlamaya çalîşrmşlardır. Ibni Abbas, hastalara durumlarına göre Kur’ân’dan Âyetler yazardı.

Ne olduğu anlaşılmayan bir takım şeyleri yazmanın doğru olmadığını yukarıda anlatmıştık. Mânası anlaşılmayan ve Arapça olmayan bâzı muska ve benzeri tılsımlardan İslâm âlimleri insanları sakmdırmışlardır. Çünkü onlarda şirk korkusu bulunabilir. Okuyan, veya yazan kimse, bunu bilmese dahi böyle bir şeyden şiddetle kaçınması gerekir. Çünkü bilmeden haram olan şeye düşmüş olabilir. Sınırın civarında dolaşıp duran kişinin hududa tecavüzü an mes’elesidir.

Sahih’de, şirk olmadıkça herhangi bir duanın okunması ve yazılması  hususunda Peygamber Sallalla- hu Aleyhi Vessellem’den izin sadır olmuştur.

Peygamber (S.A.V.) buyurmuşlardır: «Kardeşine yararlı olmaya gücü yeten kimse, bundan kaçınmasın, yapsın.»

Evet Allah kitabı  Şifâ âyetleri ile doludur. O, serapa Nurdur. Gönüllere şifâdır, dertlilere devadır. Sağ, veya ölmüş olan bütün mü’minlere de rahmettir. Allah bizleri, onun derin ve engin mânalarını idrâke muvaffak kılsıîı. Emirlerini tutmak, yasaklarından uzak durmak, Kitab’m (Kur’&nın) âyetlerini uzun uzun düşünüp gereken ders ve ibreti almak cümlemize müyesser olsun.

Cenâb-ı  Hak Kitab-ı Celîlesinde her şeyden bahs etmiştir. Onun hâssalan, şifâ âyetleri sayılmayacak kadar çoktur. Bunu ancak imanı zayıf olan kişiler inkâr eder.

Onun hükümlerini ve gerçek değerini ancak âlimler anlar, duyan kulaklar idrak eder. Gerçeğe hidayet eden şüphesiz ki yüce Allahtır.