SoruSorCevapBul

Cennette Cenab-ı Hakk’ın her Cuma günü kullarına kendini göstereceği rivayet ediliyor. Cennette zaman var mı?

Allah (cc) Cennet ehline her cuma cemalini gösterecektir

“Cennet ehli her cuma iki defa inci, yakut ve yeşil zümrüt işlemeli altın sandalyelere oturur Allah’ın cemalini seyrederler. O da kendilerine bakar, tecelli eder. Oradan kalkınca herkes evine döner. Evlerinin yakut ve yeşil zümrüt işlemeli yetmiş kapısı vardır.” (İbn-i Ebi’d-Dünya)

Herkes Cemalullah’ı farklı sıklıklarda görecektir

“Cennet ehlinin en efdali, günde iki defa Allah’ın cemalini görür.” (İbn-i Ebi’d-Dünya)

Zaman göreceli bir kavramdır

Öncelikle zaman kavramını iyi anlamak gerekir. Zaman, -hayatı kolaylaştırmak gibi- çok hikmetlere binaen kâinata konulmuş bir kanundur. Diğer yaratılmışlar gibi zaman da bir mahlûktur (yaratılmıştır). Ayrıca göreceli bir kavram olup; kişilere, olaylara, mekâna ve duruma göre değişkenlik gösterir.Mesela bir pil, saate takıldığında ortalama bir yıl kadar, bir radyoya takıldığında ise yaklaşık bir gün kadar çalışabildiğini düşünelim. Yani elektriğin akışı, girdiği alete göre değişip, bazen hızlanır, bazen de yavaşlar. Elektrik gibi suyun, havanın, ışığın, hatta trafiğin akış hızı bile buna örnek gösterilebilir.Aynen bunlar gibi zamanın akış hızı da değişkendir. Mesela eski zamanlarda yine 24 saat olduğu halde daha yavaş seyreden ve daha bereketli olan zaman, asrımızda çok fazla hızlı ilerlemektedir.“Zaman yakınlaşmadıkça kıyamet kopmaz. Bu yakınlaşma öyle olur ki; bir yıl bir ay gibi, ay bir hafta gibi, hafta da bir gün gibi, gün saat gibi, saat de bir çıra tutuşması gibi (kısa) olur.” (Tirmizî) hadisi de buna işaret etmektedir.

Ahiretteki zaman dünyadaki zaman ile aynı değildir

Dünya ahiretin bir numunesi olduğuna göre, dünyada zaman varsa ahirette de olacaktır. Fakat oradaki zaman kavramı dünyadakiyle kıyaslanmayacak kadar farklı bir şekilde ve hızda (ışık hızının bile çok üstünde) olacaktır.Işık, dünyanın etrafını saniyede 7 defa dolaşır. Dünya ise bu uzun mesafeyi ancak 24 saatte kat eder.Dünyanın hızıyla ışığın hızı arasında bu kadar fark olduğu gibi, bedenle ruhun hızı da birbirinden oldukça farklıdır. Mesela rüyada ruh, bedenin bir ayda gidebileceği bir mesafeye bir anda ulaşır.Bunun gibi miraç hadisesinde de Peygamber Efendimiz (asm) ışık hızından defalarca üstün bir süratle yol alarak, bize göre en kısa zaman dilimi olan bir “an” da on sekiz bin âlemi dolaşmıştır.”Sizin saymakta olduklarınıza göre bin yıl tutan bir günde..” (Secde, 5) “Melekler ve Rûh (Cebrâîl), miktârı (sizce) elli bin sene olan bir günde O’na (arşına) çıkarlar.” (Meâric, 4) ayetleri de dünya günüyle ahiret günü arasındaki farka ışık tutmaktadır.Netice olarak; dünyadaki günler gibi değil ama ahirette gün ve zaman kavramı olacaktır. Ahiretin bir günü bazen binlerce, milyonlarca dünya senesine karşılık gelecektir. Hadislerde geçen “cuma günü” tabiri de, bildiğimiz 24 saatlik bir zaman dilimi değildir. Bunun tam hakikatini ancak Allah (cc) bilir.Çünkü cennetteki hiçbir şey dünyadakine benzemez. Yani cennet nimetleri dünyadakilerle sadece ismen benzediği gibi, cenneteki zaman da dünyadakine ismen benzeyecektir. Şu durumda cenneti ve cennete var olan zamanın hakikatini elbette ancak Allah (cc) bilir.Resulullah Efendimiz (asm) şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ, ‘Ben sâlih kullarım için hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın duymadığı, hiçbir insanın hatır ve hayal edemediği nimetler hazırladım.” Ebû Hüreyre, bu hadis-i şerifi rivayet ettikten sonra; “isterseniz şu âyeti okuyunuz” dedi:“Mü’minlerin yaptıkları ibadet ve iyiliklere karşılık olarak onlara ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez” (Secde, 17)