Ebû Bekr b. Uboyd der ki: Uhey El-Hasen vasıtalıyla Aramâr b. Yasir’den (R.A.) şöyle nakl etmiştir: «Resûlüllah ile birlikte hem cinlerle, hem insanlarla savaştım. Dediler ki:

  • Cinlerle ve insanlarla nasıl savaştın?
  • Seferde Allah’ın Resûlü ile bulunuyordum. Bir yerde konakladık. Kırbamı ve kovamı su çekmek için aldım. Allah Resûlü (S.A.V.) bana dedi ki: «Suyun yanında sana biri gelip seni sudan men’edecektir.» Kuyu nun başına gelince, gerçekten, simsiyah bir adam gördüm. Bana:
  • Vallahi buradan bir damla da olsa su alamazsın, dedi. Ve bana daldı, ben de ona daldım. Derken yere yuvarladım; bir taş alıp yüzüne, burnuna vurdum. Kırbamı doldurduğum gibi doğru Resûlüllah’m (S.A. V.)’in yanına geldim.

Beni görünce:

«— Yanma kimse geldi mi?» diye sordu.

«— Evet,» dedim ve başımdan geçenleri anlattım.

«— Kimdir o, biliyor musun?» diye sorunca,

«— Hayır!» dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdular:

«— İşte O, Şeytandır.»

El-Ahnef b. Kays’dan nakl ediliyor. Dedi ki; Hz. Ali (R.A.) şöyle anlattı:

«Vallahi Ammar b. Yâsir (R.A.) hem insanlarla, hem de Cinlerle çarpışmıştır.»

Dedik ki:

  • Haydi insanlarla çarpıştığını anlarız; lâkin cinlerle nasıl çarpışabilir.

Cevab verdi :

«— Resûlüllah Sellellahu Aleyhi ve Sellemle sefere çıkmıştık. Ammârâ buyurdular ki, haydi git, bize biraz su getir. Bunun üzerine Ammâr, gitti birde baktı ki, siyah bir köle şeklinde olan Şeytan orada duruyor. Onü su almaktan men’etti. Bunun üzerine kapıştılar. Ammâr onu yere serince, Ammâr’a:

  • Bırak beni, su almana mâni olmıyacağım, dedi. Ammâr bırakınca, yine mâni oldu. Ammâr ikinci defa onu yere yuvarladı. Şeytan ona:
  • Bırak beni, su almana mâni olmayacağım, dedi. Bıraktı. Su çekmek istedi, yine Şeytan sözünde durmayarak ona mâni oldu. Bu sefer Ammâr onu tam mâna- siyle hakladı. Ve nihayet Şeytan da sözünü yerine getirdi. Resûlüllah (SA.V.) buyurdular ki:

«— Şeytan simsiyah bir köle şekline girip, Am- mâr’m önünü kesti ve su almasına mâni geldi. Amma Allah Ammâr’ı zaferyab kıldı.»

Ammâr gelince; Ey Ebûl-Yakazan! Ellerin galip geldi. Bize Resûlüllah böyle böyle anlattı, deyince bana şu cevabı verdi:

  • Vallahi eğer onun Şeytan olduğunu bilseydim, öldürürdüm. Burnunu ısırıp koparmağa kasd ettim, lâkin çirkin bir koku beni bundan alıkoydu.