SoruSorCevapBul

Soru:

Altın veya gümüş haricinde takı takmak caiz mi? Yani sahte küpe, bileklik takılmasında sakınca var mı?

Cevap:

Demir, bakır, kurşun ve tunç gibi madenlerden yapılan yüzükler hem erkeklere hem de kadınlara mekruhtur (Mevsılî) Akîk ve yeşim gibi kıymetli taşlardan yapılanlar ise kadın erkek herkes için caizdir. (İbn Abidin)
Büreyde (ra) ve babasından rivâyete göre, şöyle demiştir: Resûlullah’ın (asm) yanına parmağında demir yüzük olduğu halde bir adam geldi Resûlullah (asm): “Senin üzerinde Cehennemlik kimselerin süsünü mü görecektim? Buyurdu. Sonraki bir seferinde o kimse elinde bakırdan bir yüzük olduğu halde geldi. Resûlullah (asm), “Sende putların kokusunu mu bulacaktım” buyurdular. Bir sonraki gelişinde parmağında altın yüzük olduğu halde gelince; Resûlullah (asm): “Senin üzerinde Cennetliklerin süsünü mü görecektim? Buyurdular. Bunun üzerine adam yüzüğü hangi madenden yaptırmalıyım? dedi. Resûlullah (asm) da “Gümüşten yaptır ve onu bir miskal ağırlığına çıkarma yani fazla büyük olmasın” buyurdular. (Buhârî)
İyaz b. Haris b. Muaykıp – İyaz’m anne tarafından dedesi Ebû Zûbabtır – Dedesi fmuaykıp (ra) şöyle dediğini rivayet etmiştir:
“Resûlullah’ın (asm) yüzüğü, üzerine gümüş kaplanmış demirdendi. O yüzük bazen benim elimde otururdu.”
(İyaz veya başka bir râvî) Muaykıp, Resûlullah’ın yüzüğünün emini idi. dedi.
Bu iki hadisten birincisi Hz. Peygamber’in (asm) emir yüzük takmayı men ettiğine, ikincisi ise Efendimiz’in yüzüğünün demirden olduğuna delâlet etmektedir. Dolayısıyla bu şekliyle görünüşte aralarında bir çelişki olduğu izlenimi belirmektedir. Onun için bu iki hadîsin açıklamasını birlikte yapmayı uygun bulduk.
Birinci hadisten anladığımıza göre, Resûlullah’a (asm) parmağında pirinç madeninden yapılmış bir yüzük olan bir adam gelmiş. Efendimiz onu doğru bulmayarak, pirinç yüzüğün caiz olmayışını putların kokusuna benzeterek ifade buyurmuştur. Buradaki benzetmedeki ilgi Hattabî’nin dediğine göre putların pirinçten yapılmalarıdır. Gelen zat Resûlullah’ın pirinç yüzüğü hoş görmediğini anlayınca hemen onu atmış daha sonra da parmağında demirden yüzük olduğu halde gelmiştir. Fakat bu sefer de Efendimiz, adamın halini, cehennemliklerin haline benzetmiştir. Bu benzetmedeki alâka da, cehennemliklerin bağlı olduğu zincir ve bukağıların demirden olmasıdır. Andan sâhâbi, Efendimizin bu tavrı karşısında demir yüzüğü de atarak hangi madenden yüzük edinebileceğini sormuş, Efendimiz de, gümüşü tavsiye etmiş, ama yüzüğün bir miskalden (takriben dört gr.) daha az olmasını tenbih etmiştir.
Bu hadisin zahiri, demir ve pirinçten imâl edilen yüzüklerin caiz olmadığına delalet etmektedir. Ancak ikinci hadis Hz. Peygamber’in (asm) yüzüğünün demirden olduğuna delâlet etmektedir. Ayrıca Buhari ve Müslim’de yer alan bir hadiste Hz. Peygamber (asm) Vâhib’e, kısasında, “Demirden de olsa bir yüzük bul” buyurmuştur. Bu, ikinci hadisi takviye etmektedir.
Bu farklı rivayetlerden dolayı ulemanın demir yüzük takınmanın hükmü konusundaki görüşleri farklı olmuştur. Bu konuda bazı alimlerden nakledilen görüşler şu şekildedir:
Aliyü’1-Kârî “demir yüzüğün mekruh olduğunu alimlerimiz açıkça belirtmişlerdir.” der. Nevevî, Mühezzeb şerhi’nde İbâne müellifinden demir ve pirinçten yapılan yüzüklerin mekruh olduğunu, Mütevelli’dert ise onun mekruh olmadığını nakletmiş ve ikincisinin daha sahih olduğunu söylemiştir.
Yine Nevevî, Müslim şerhi’nde “Bizim ashabımızın demir yüzüğün mekruh olup olmadığı konusunda iki görüşü vardır, Bunlardan mekruh olmadığı tarzındaki görüş daha sahihtir Çünkü demir yüzüğü nehy eden hadîs zayıftır.” demiştir.
Askalanî ise, yukarda Buhari ve Müslim’den naklettiğimiz Vahibe hadisesindeki “Demirden de olsa bir yüzük al” hadisinin onun cevazına delil olmayacağını, yüzük almanın yüzük
takmak manasına gelmediğini, çünkü Hz. Peygamber’in (asm) kadının, yüzüğün kıymeti ile menfaatlanmasını murat etmesinin muhtemel olduğunu söyler.
Askalâni’nin bu sözünden onun da demir yüzüğü meşru görmediği sonucu çıkartılabilir.
Büceyramî’de, esah olan; bu görüşe göre kurşun, bakır ve demir yüzüğün mubah olduğunu söyler.
Şamî ise Cevheriden naklen demir yüzük takınmanın mekruh olduğunu söylemektedir.
Maliki ve Hanefî mezhebine göre, hem erkeklerin hem de kadınların demir, bakır, pirinç gibi madenlerden yapılan yüzük takınmaları mekruhtur. Delilleri, üzerinde durduğumuz hadislerden birincisidir. Her ne kadar bu hadîs hakkında Nevevî zayıf demiş, daha başka bazı alimler de bazı yönlerden tenkit etmişlerse de Munavî, onun, “hasen” derecesinden daha aşağı olmadığını söyler.
Ayni’de, demir yüzük takmayı men eden başka rivayetler zikreder.
İbnü’l Arabî’de Tirmizî Şerhî’nde bu konudaki hadîslerin sahîh olduklarını, sahîh olmasa bile demir yüzük takmanın fiilen terkedilişinin bu hadîsi kuvvetlendirdiğini söyler.
Üzerinde durduğumuz hadislerden ikincisi hakkında ise, bu görüş sahipleri, onun gümüşle kaplı olduğunu, yasak olanın, sırf demir veya benzeri bir maddeden yapılanlar olduğunu söylerler.
Bazı Hükümler
İki hadis birlikte mütalâa edildiğinde şu hükümler çıkartılabilir
1- Demirden veya pirinçten yapılmış olan yüzükleri takmak meşru değildir.
2- Caiz olmayan bir şeyi yapanın davranışlarını, gayri müslimlerin veya cehennemliklerin davranışlarına benzetmek caizdir.
3- Gümüş yüzüğün bir miskalden daha az olması gerekir.
4- Üzerine gümüş kaplanmış demir yüzük takmak caizdir. (Sünen-i Ebu Davud)