Karma Eğitime Hayır!

Karma Eğitime Hayır!

Karma Eğitim Çıkmaz Sokak

Batılı aydın ve eğitimcilerin “Yüzyılın en büyük pedagojik yanlışı” olarak nitelendirdiği karma eğitim, Türkiye`de de büyük bir tabu olarak karşımızda duruyor ve hiç tartışılmıyor. Akit Gazetesi bu konuyu, “Okullar eğitim yeri mi, flört yeri mi” sorusuna cevap arayarak bu konuyu farklı bir açıdan ele alarak okuyucuylarıyla paylaştı.

Gelişmiş batı ülkelerinin çıkmaz sokak olarak görüp rafa kaldırdığı karma eğitim sistemini masaya yatıran Akit`in Eğitimci yazarı Ali Erkan Kavaklı ile muhabir Fahrettin Dede`nin hazırladığı çalışmada, batılı ülkelerin karma eğitimden neden vazgeçtiği, karma eğitimin zararları, karma eğitimden vazgeçen Almanya ve Amerika`daki sistem tartışmaları, dünyada giderek yaygınlaşan kız erkek ayrı eğitim sisteminin faydalarını detaylarıyla bulabileceksiniz.

Karma eğitim mecburiyetinin Türkiye`de neden son bulması gerektiğini ise eğitimcilere, siyasetçilere ve uzmanlara sorduk. Milli Eğitim eski Bakanlarından Hasan Celal Güzel, hem akademisyen hem siyasetçi geçmişiyle bilinen hocaların hocası Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, bir dönem MHP`de siyaset yapan eğitimcilerden Bozkurt Yaşar Öztürk, Eğitim Bir-Sen Genel Sekreteri Ahmet Özer ve yazar Ahmet Taşgetiren gibi isimlerle yaptığımız söyleşilerde ise Türkiye`deki karma eğitimin yapısını, açmazlarını ve çözüm önerilerini de bu yazı dizisinde okuyacaksınız.

Öğretmeninden okul idaresine, öğrencisinden velisine kadar bütün eğitim camiasını ilgilendiren eğitim metodu, aslında Türkiye`nin geleceğini de çok ilgilendiriyor. Bu çıkmaz sokaktaki kısır döngünün aşılması için öncelikle Milli Eğitim Bakanlığı`na ve hükümete önemli işler düşüyor.

 

“KARMA EĞİTİM FELAKETİ”

Akit olarak yazı dizimizin ilk bölümüne geçtiğimiz mayıs ayında konferans vermek için gittiğim Niğde`deki izlenimlerimden yola çıkarak başlamak istiyoruz. Katıldığım toplantıda bir dizi konuşmadan sonra bir grup eğitimci meslektaşımızla oturup çay içtik, eğitim problemlerini konuşmaya başladık. Bir meslek lisesinde çalışan Mustafa Bey, okulların asıl amacından çıktığını, kimi okulların kız-erkek buluşma yerine dönüştüğünü söyledi ve kendi okulunda “kız-erkek” arkadaşlığına sınır konmasını istediği için tehdit edildiğini söyleyiverdi, afalladım.

 

OKULLAR EĞİTİM YUVASI MI FLÖRT YERİ Mİ?

Mustafa Bey, “Her öğrencinin ‘manitası` var, teneffüslerde, boş derslerde kız-erkek bir araya geliyor ve okulu buluşma yeri olarak kullanıyorlar; din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olduğum için okulun bütün sınıflarına giriyorum, her yerde olup biteni görüyorum, okul eğitim ve öğrenim yeri, buluşmalara sınır konmalı” mealinde bir konuşmayla karma eğitim sebebiyle yaşadıkları promlemleri anlattı. Kız-erkek davranışlarına sınır koymaya kalkışınca erkek öğrenciler tarafından nasıl tehdit edildiğini bir kere daha anlattı. Pazusuna ve dayısına güvenen bir öğrenci Mustafa öğretmene şöyle demiş: “Özel hayatımıza karışırsan sana bu okulda öğretmenlik yaptırmayız”.

Evet; Mustafa Beyler az değil ama seslerini kimseye duyuramıyorlar. Asıl amacı, çocuk ve gençlerimizin yeteneklerini keşfetmek, geliştirmek, onları hayata ahlaklı, erdemli, olgun, iş beceren, ilim ve hüner sahibi, vatanını, milletini, dinini ve insanlığı seven kişiler olarak yetiştirmek olan eğitim sistemimizin çığırından çıktığını görüyoruz.

 

BATIDA KARMA EĞİTİM TARTIŞMALARI

Almanya, Amerika, İngiltere gibi ülkelerde “karma eğitim” masaya yatırıldı, sorgulandı, yol açtığı aksaklıklar araştırmalarla ortaya kondu. Saydığımız batılı ülkeler karma eğitimi, “yüzyılın en büyük pedagojik yanlışı”, “pedagojik ham ölü” olarak nitelendirdi. Fakat; su sistem Türkiye`de tabu olarak karşımızda duruyor ve hiç mi hiç tartışılmıyor. Ancak bu sessizlik hali mevcut sistemin yerinde ve başarılı olduğu anlamına gelmez. Bilakis, gün geçmiyor ki kız-erkek karışık eğitimin daha fazla zararı keşfedilmesin. Karma eğitim, bilindiği 68 kuşağının bir projesi idi ve sosyal hayatta kadın-erkek eşitliğini sağlamak istiyordu.

 

KARMA EĞİTİM ERKEK HEGEMONYASINI BESLEYEN BİR SİSTEM

90`lı yıllara gelindiğinde karma eğitimin uygulandığı ülkelerde kadınların erkekler kadar toplumda yükselemediği, aynı işi yapan kadınların erkeklere göre daha az para kazandığı, eşitliğin sağlanmadığı ortaya çıkınca karma eğitim masaya yatırıldı, karma eğitimin projesinin “pedagojik bir ham ölü” olduğu, kızların erkek hegemonyasında yaşamayı karma sınıflarda öğrendiği ortaya çıktı. Almanya, İngiltere ve Amerika`da ayrı eğitim trendi başladı. Bir projenin ömrü 20 yıldır. 20 yıl sonra toplumda kadın erkek eşitliğini sağlanmadı. Yapılan araştırmalar gösterdi ki karma eğitim, kadın-erkek eşitliği sağlamak yerine kadınların erkeklerin hegemonyası altında yaşamasını sağlıyor, baskı altında yaşamayı öğretiyor.

 

PROF COHEN: ERKEK VE KIZLARIN YARATILIŞI FARKLI

Cambrid Üniversitesi`nde araştırmalar yapan psikolog Prof. Simon Baron Cohen, kız ve erkeklerin yaratılışının farklı olduğunu şu çarpıcı cümlelerle anlatıyor: “Daha ilk günden farklı. Kadın ve erkek dünyaya farklı beyinlerle geliyor. Erkeklerin beyni, dünyayı sistematik olarak algılıyor. Buna karşılık kadın beyni duyarlılık ve empati yapacak şekilde yaratılmıştır. Kadınlar, konuşma sırasında erkeklere göre daha çok göz kontağı kurarlar. Kızlar, erkek çocuklara göre konuşmaya daha erken başlar, erkekler konuşamama sıkıntısı çeker. Erkekler mekansal düşünür. Kadınlar dil konusunda daha yeteneklidir. Bugüne kadar cinsiyetleri dikkate alma konusunda çok ihmalkar davrandık. Erkekler sistemi düşünür, kadınlar empati yapar, başkasının yerine kendini koymayı tercih eder. Kadınlar böyle davranır, çünkü anne karnında farklı programlanmıştır. Kadın ve erkeğe ait tipik özellikler, çocuk dünyaya gelmeden önce şekillendiriliyor, sosyal araştırmacılar bunu kabullenmek zorunda. Yüzlerce çocuğu doğduktan sonra bir dakika gözlemledik. Kız çocukları insan yüzüne daha uzun süre bakar. Kız çocukları bebeklerle oynuyor, erkek çocuklar arabayla.” (Der Spiegel, 25.8.2003)

 

KADIN ERKEK FARKININ TOPLUMSAL YANSIMALARI

Dünyada Nobel fizik ödülü alan 168 kişiden sadece ikisi bayan.

Kadınlar dil öğrenme ve sözel derslerde daha yetenekli.

Beyninin konuşmayla ilgili bölümü kadınlarda yüzde 11 oranında daha fazla nörona sahip.

Kadınların beyni günlük 20 bin kelime ile düşünürken, erkek beyni 7 bin kelime ile yetiniyor.

Erkeklerin beyni kadınlara göre yüzde 9 oranında daha büyük.

 

 YARIN: Kadınlar neden farklı?Eski milletvekili Bozkurt Yaşar Öztürk:

İsrail`de bile kız-erkek liseleri varMHP eski İstanbul Milletvekili Bozkurt Yaşar Öztürk, karma eğitimin Türkiye`de Milli Eğitim`in kalbine vurulan ideolojik bir darbe olduğunu söyleyerek, Milli Eğitim Bakanlığı`nın bu konuyu tekrar gündemine alması gerektiğini kaydetti.

“Ben o dönemde Meclis`te bu düzenlemeye karşı çıkmıştım. Karma eğitimin olmadığı en önemli örnek de Ortadoğu`da İsrail`dir. İsrail`de karma eğitim veren okul neredeyse hiç yok. Avrupa`da da karma eğitim vermeyen okulların sayısı oldukça yüksek” diyen Bozkurt Yaşar Öztürk, “O dönem Meclis Genel Kurulu`nda bir konuşmamda bunun, ‘Milli Eğitim`in kalbine vurulan ideoloik bir darbe` olduğunu söylemiştim. Milli Eğitim`in ilmî geleneğine aykırı bir uygulama bu… Cumhuriyet`in başından itibaren var olan erkek ve kız liselerini dönüştürdüler. İstatistikî bilgiler sunmuştum, bu okullarda başarının arttığı, disiplin olaylarının azaldığına yönelik. Ama maalesef 28 Şubat post-modern darbesinin uzantıları devam ettiği için dikkate alınmadı. Dışarıdan söylenmişti, bize sadece konuşmak düştü” dedi.

Karma eğitimin toplumda kadın-erkek eşitliğini sağlamaya yönelik adımlardan biri olduğu şeklindeki görüşü de eleştiren Öztürk, “Karma eğitim zorunluluğu kadın-erkek eşitliğine vurulan en ağır darbe oldu. Kadın-erkek eşitliği arıyorsak bırakalım, kızların kendi okullarında erkeklerin de kendi okullarında okuma serbestisi olsun” diyerek konunun tekrar gündeme alınması gerektiğini söyledi. Öztürk, şunları kaydetti:

“Bu konu bugün tekrar gündeme alınarak, karma eğitim zorunluluğu gibi bir yanlıştan dönülmelidir. İlmî bir kurul kurularak, bu konuda emek vermiş insanların da katılımıyla yapılacak bir toplantıda karma eğitim tekrar gözden geçirilmelidir. Bunun bilimsel açıdan da çok büyük faydası olacaktır”.