Tarihte Verilen İlk Yazılı İcazet

Tarihte Verilen İlk Yazılı İcazet

Hazret-i Ali (k.v) Efendimiz, halifeliği sırasında şehir şehir dolaşıp, halkını bizzat ziyaret edip dertlerini dinlemeyi kendisine âdet edinmişti. Nerede bir bilgin ve vaiz görse ve duysa, giderek onu dinler, doğru yoldan ayrılanları edeplendirir, doğru olanları takdir ederdi. Bu şekilde gezerken yolu Basra’ya düştü. Devesinden inip orada üç gün kaldı. Şehri baştanbaşa gezerken bir mecliste Tabiûnun büyüklerinden biri olan Hasan-ı Basrî’nin vaaz ettiğini gördü.

Hemen meclisine dâhil olup vaazını dinledi ve beğendi. Sonra ona :
” Ey Hasan! Zamanının hâdiselerini anlatan biri misin ? Yoksa hakikî gerçeği öğretmek isteyen bir kişi misin? “ diye sordu.

Hasan Basrî:” Rasûl-i Ekrem’den bize ne ilim geldi ise onu yaymaya çalışıyoruz. Haberini doğru bulduğum ilmi halka söylemekten çekinmiyorum” dedi

Hz.Ali tebessüm ederek ona yöneldi ve tebrik etti. Daha sonra meclisten dışarı çıktı.

Hasan-ı Basrî Hazretleri onun Hazreti Ali olduğunu anlayıp hemen kürsüden indi, eteğinden tutup mübarek ayaklarına yüzünü gözünü sürüp üptü. Sonra Hazreti Ali’den zikir telkini istedi. Bâbü’t-Taşt denilen yerde duruyorlardı.

Hz. Ali tasavvuf ile ilgili gizli sırları Hasan Basrî’ye burada anlattı. Sonra Hasan-ı Basrî ona biat etti.

Hz. Ali ona icazet vererk zikir telkiniyle ve insanlara islamiyet’in emir ve yasaklarını anlatmakla vazifelendirdi. Sonra tarikattaki ilk hilâfetnâme’yi yazıp Hasan-ı Basrî’ye verdi.

Tarikat ehli arasında usul olan “İzinname, icazetname” denilen yazılı kâğıt verme usulü Hz. Ali’den kaldı.

Hasan-ı Basrî Hazretleri kavuştuğu bu manevî iltifat ve derecelerin verdiği zevkle kırk gün birşey yiyip içmedi. Sonra irşâd seccadesine oturup, insanlara İslâmiyet’in emir ve yasaklarını anlatmaya devam etti.

Hz. Ali’nin Resûlüllah (s.a.v) Efendimize Yapmış Olduğu Beyatı
sayfalar:26-27