Size ‘Selam’ Diyen Kişinin Selamı Alınır mı?‏

Size ‘Selam’ Diyen Kişinin Selamı Alınır mı?‏

Biri yanıznıza gelir ve size ‘selam’ seklinde selam verirse ‘aleyküm selam’ demek doğru olur mu? Peygamberimiz nasıl selamlaşmış? Doğrusu nedir?

‘Selam’ diyen kişinin selamı alınır mı?

Selam vermek ve almak Kur’an’ın bir emridir. Selamlaşmanın nasıl olması gerektiğini de Peygamberimizin uygulamasından görüyoruz.

Selman-ı Fârisî Peygamberimizin nasıl selamlaştığını, kendisine verilen selama nasıl karşılık verdiğini şöyle anlatıyor:

Bir adam Resulullah (s.a.v.)’e gelerek “Es-selamü aleyke” dedi.

Resulullah (s.a.v.) de,“Ve aleyke(s-selamü) ve rahmetullâhi” diye selam verdi.

Sonra bir başkası geldi. “Es-selamu aleyke ve rahmetullâhi!” diye selam verdi.

Resulullah (s.a.v.) buna da, “Aleyke’s-selamu ve rahmetullâhi ve berekâtuhû!” diye cevap verdi.

Sonra bir başkası geldi ve “Es-selâmü aleyke ve rahmetullâhi ve berekâtuhu!” diye selam verdi.

Resulullah (s.a.v.) buna da, “Ve aleyke!” diye cevap verdi.

Adam: “Falan falan gelip size selam verdiler, siz de onlara bana söylediğinizden fazlasını söyleyerek mukabele ettiniz” dedi.

Resulullah (s.a.v.), “Sen bize söyleyecek bir şey bırakmadın ki!

Allah (c.c.); “Size bir selam verildiği zaman ondan daha iyisi ile mukabele edin veya aynı ile selam verin.” (en-Nisâ, 4/86) buyurdu. Biz sana aynısı ile mukabele ettik.” dedi.1

Hadiste görüldüğü gibi bu şekilde selam verildiği gibi âyette teşvik edilen “en iyisi ile cevap vermek” ise,“es-Selâmü aleyküm” denildiğinde “ve aleykümü’s-Selâm ve rahmetullah”; “es-Selâmü aleyküm ve rahmetullah” denildiğinde “ve aleykümü’s-Selâm ve rahmetullahi ve berekâtüh” şeklindedir.

Sünnette yer aldığı şekliyle selam alıp vermek maalesef toplumda tam olarak yaşamıyor. Genellikle “Selam aleyküm-Aleyküm selam” sözleriyle selamlaşılıyor.

Aslına bakarsanız “Selam aleyküm” yerine “Selamün aleyküm” denmesi gerekiyor, ama halk böyle alışmış, gidiyor. Değiştirmek, doğrusunu anlatmak ve göstermek uzun bir zaman alacağa benziyor.

Fakat bize ne şekilde selam verilirse verilsin, biz onu bir Allah selamı olarak kabul edip alırız. Çünkü bu konuda âyetin uyarısı var:

“Size selam veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatini arayarak hemen ‘Sen mü’min değilsin’ demeyin”2

Bu açıdan her ne kadar “Selam” diye selam veren kişi, İslami anlamda tam bir selam vermiş olmasa da, maksadı selamlaşmaktan başka bir şey değildir. Bu şekilde de selam verilse karşılıksız bırakmamak gerekiyor.

Kaldı ki, tam selamlaşma anlamında kullanılmasa, güven ve barış anlamına gelse de, Kur’ân’da yer aldığına göre melekler İbrahim Aleyhisselam ile bu şekilde selamlaşıyorlar.

“Andolsun ki, elçilerimiz İbrahim’e müjde ile gelip ‘Selam’ dediler. O da ‘selam’ dedi.”3

Aslında melekler burada bir azap habercisi olarak değil de, bir selamet ve bir müjde ile gediklerini bildirmek için“Selam” sözünü bir “selamet/barış” anlamında kullanıyorlar.

Selamlaşmanın unutulduğu “N’aber, nasıl gidiyo, Heey!” gibi söylemlerin selamın yerine kullanılmaya başlandığı bir zamanda en azından “Selam” sözünü alan kişiyi boş çevirmeden “Ve aleyküm selam” şeklinde mukabele etmek bir başka açıdan önem kazanıyor.

Bu arada selam veren kişiyi üzmemiş, gönlünü almış alıyoruz. Şayet ortam müsaitse, İslami selamlaşmanın nasıl olduğunu da münasip bir dille anlatmakta fayda vardır.

1. Kütüb-i Sitte Tercümesi. İbrahim Canan, 10:181.

2. Nisa Suresi, 4:94

3. Hud Suresi, 11:69