Tiımizî  İbn-i Abbas’dan nakl ediyor. Resûlüllah. (S.A.V.) şöyle buyurmuştur:

«Tek bir fakîh, Şeytana karşı bin abidden daha güçlüdür.»

İbn-i Âsim, bâzı Basra âlimlerinden nakl ediyor: «Bir âlim ile bir âbit, Allah rızası için kardeş olmuşlar. Şeytanlar, İblîs’e demişler ki:

  • Biz onları birbirinden ayıramıyoruz! Şeytan onlara demiş ki; bu İşi ben beceririm! ,

Gitmiş  Âbid’in geçtiği yolun ortasında oturmuş.. Biraz sonra âbid çıkmış gelmiş. Şeytan yaşlı, gözlerinde secde eseri bulunan bir ihtiyar kılığına bürünerek ona karşı ayağa kalkmış ve yaklaşarak demiş ki:

  • Sana bir sual sormak istiyorum. Abid de:
  • Buyur, sor, bildiğim bir şey ise sana haber veririm, demiş.
  • Allah, gökleri, yeri, dağları, ağaçlan ve suyu, bir yumurtanın içine, yumurtayı büyütmeden, veya onları küçültmeden sokabilir mi? diye sorunca, âbid:

Şaşkın şaşkın:

«— Yumurtayı büyültmeden, onları küçültmeden.» demiş ve dona kalmış.

Şeytan ona:

  • Haydi yoluna devanı et! diye savmış ve arkadaşlarına dönerek:
  • Gördünüz mü, onu yere serdim. Şimdi onu Allah hakkında şüpheci yaptım, demiş.

Sonra gitmiş  Alimin geldiği yolun tam ortasında oturmuş. Alim gelince ayağa kalkmış aynı abide sorduğu suali sormuş fakat âlim kesin olarak:

«— Evet Allah, yeri, gökleri, dağlan ve denizleri, bir yumurtanın içine, yumurtayı büyültmeden, onları da küçültmeden sokmağa kadirdir?» deyince Şeytan bu def’a münkir s kılığına girerek: «— Onları küçültmeden, veya yumurtayı büyültmeden ha!» demiş. Fakat Âlim, kahraman bir sesle: «— Evet! Allah’ın işi şöyledir: Bir şey yapmak islediği zaman, ona (Ol!) der ve o iş oluverir, anladın mı?» diye bağırmış!

Şeytan, «Buna nerden geldiniz? Haydi dağılın!» demekten kendini alamamış.