Nereden Nereye

Şöyle bir bakıyorum da dünden bugüne çok şeyler değişmiş. Herkes değişimin bir parçası haline gelmiş. Kimi isteyerek, kimi değişen sistemin kurbanı olmuş. Değişkenlik mi var ruhumuzda nedir anlayabilmiş değilim. Ne dayatılırsa, ne olduğuna aldırış etmeden kabullenip, ayak uydurabiliyoruz millet olarak. Ama haksızlık etmemek gerek. Bazı şeylere akıl erdirip, itiraz etme cesaretini (!) gösterebiliyoruz. İşimize geleni biraz saflığa vurup alıyor, çıkarlarımıza veya hizmet ettiğimiz kişi ve kurumlara ters düşün şeylerde derin bir uykudan uyanır misali cellat kesiliyoruz.

Batıdan esen her rüzgâra, ardından fırtınalar getireceğini bilsek dahi tüm misafirperverliğini sergileyip, kapılarını ardına kadar açarken zerre tereddüt yaşamayanlar; doğudan gelecek sıcak bir esintiye duvar örmekten çekinmezler. Değişkenlik dedik ya… Kökleri doğuya dayanan bir toplum, köklerine inat nasıl bu denli batıya doğru esmeye başladı. Değişkenlik ruhunu batı rüzgârında havalandıran insanımız, batıdan geldiyse hatta beraberinde ne getirdiyse hoş geldi, eee yanında muhakkak sefa getirmiştir sanıyorlar.

Hâlbuki bu zanlarında aldanıyorlar efendim. Batının bize getireceği şey; ya Hiroşima’ya atılan atom bombası ya da Irak’taki Ebu Gureyb hapishanesinin temelleri olur.

“Biz batıdan çok şey öğrendik “diyenlere cevaben; evet biz batıdan çok şey öğrendik.

Ahlaksızlığın diz boyunu biz batıdan öğrendik.

Kadınlar medyada nasıl medenileştirilir, kendini nasıl sergiler biz batıdan öğrendik.

İnsan hakları nasıl ihlal edilir, insan nasıl hayvandan da aşağı işkencelere, tecavüzlere ve katliamlara tabii tutulur biz batıdan öğrendik.

İkiyüzlü davranmayı, ahlaksızlığı, haysiyeti bir kenara bırakıp fırsatçılık yapmayı, değerlere, inançlara, kültüre saygısızlık edip sonra bu saygısızlığa nasıl modernite etiketi yapıştırılıp sergilenir, biz batıdan öğrendik.

Faizi ‘dünya gerçeği’ olarak kabullenmeyi, sömürüyü, kan emici kemirgenler gibi başkalarının sırtına yapışıp asalak gibi yaşamayı biz batıdan öğrendik.

Bir insan nasıl eşref-i mahlûkattan, esfel-i safiline düşer biz batıdan öğrendik.

Yiyeceklerimizi haramla kirletip, ağız tadıyla yemeyi biz batıdan öğrendik.

Hatta pantolonlarımız nasıl belimizden düşer bunu bile batıdan öğrendik.

Modaya kul olmayı, düşman misali ayağa bakmayı batıdan öğrendik.

Batı geldi bize.(biz her ne kadar ona giremediysek, o evimize kadar geldi) Kucak dolusu sefalar (!) getirdi. Onlara sunacak ikramımız vardır inşAllah.

Nesibe Büşra ALÇEP