Nefs-i Emmâre [1] - [Nefsin Mertebeleri]

Nefs-i Emmâre [1] – [Nefsin Mertebeleri]

Nefs-i Emmâre: Allah`ın emirlerine uymayan, yasaklarını çekinmeden yapan ve zevkine tabi olan nefistir.

Tabareke (Mülk) suresinin 2. âyetinde belirtildiği gibi “halâkal mevte vel hayate” yani “ALLAH c. c. evvela ölümü, sonra hayatı haketmiştir.” Dünyaya gelmekten maksat, kişinin gerçek hayatına ulaşması için elindeki büyük imkanları kullanıp tekrar geldiği yollardan geri dönüp aslına ulaşması itibariyle “İnsan-ı Kamil” mertebesinde kendini Hakkani sıfatlarıyla bulmasıdır. Böylece “İlahi seyr” tamamlanır gaye hasıl olur. “Ben bir gizli hazine idim bilinmekliğimi sevdim ve bu alemleri meydana getirdim” Hadisi kudsisinde belirtilen hüküm gerçekleşmiş kendini ve halkını, “İnsan’ı Kamil” gözünden her mertebede seyr etmiş olur.

“NEFS-İ EMMARE” şuuruna gelemeyen kimse, ALLAH’dan (c.c.) en uzak noktadadır. Bu bilinçten noksan olan her nefes HAK’tan daha da uzaklaşmaktadır. Eğer bir kimse araştırıcı olursa “İRCİ’İ İLÂ RABBİK” (Sure 89, âyet 28) “RABBİN’e
dön” emrini derinden hafif hafif duyar ve onu araştırmağa başlar. Bu safhada, Hak yolunda giden aşıklar kervanına rastlarsa oraya dahil olma arzunu duyar. Kendini kervan halkına dahil ettirebildiğinde kabiliyeti olduğu da görülürse
kervanla birlikte yola devam eder. İşte o kimse, o andan itibaren gerçek İNSAN olmağa namzettir. Gayreti nispetinde o da yoluna devam eder. Himmeti yüce ise sonunda, evvela kendine oradan da gercek RAB’bına ulaşır, çünkü “NEFSİNE BİLEN RAB’bını BİLİR.” denmiştir.

Dünyadan geçip RAB’bına dönmeye çalışan kimse işte böylece (NEFSİ EMMARE) bilincine varmıştır. Daha evvelcede kendinde “Nefsi Emmare” gücü vardı, fakat bunun farkında değildi. İşte bunun farkına varması, onu terbiyeye dönük çalışmalara başlaması, geriye gidişi durduran en büyük amildir.

Yukarıda bahs edilen on iki mertebe iç içe on iki daire olarak düşünülürse en dış daire “Nefsi Emmare”dir. O nun kalınlığı sonsuzdur. Bu mertebede kalındığı sürece, eğer gidişi durdurulmazsa Hak’ka yaklaşılamaz uzaklaşılır. Geriye gidiş durdurulup, merkeze doğru dönülebilinirse aslına ulaşılır, “KAMİL
İNSAN” olunur. İşte bu yüzden “NEFSİ EMMARE” bilinci ve mertebesi çok önemli bir başlangıçtır. Bu mertebenin içi “İnsanlığa” yükseliş, dışı ise, “Hayvanlığa” iniştir.

Eyy İnsan görüntüsünde olan varlık! Sakin ve tarafsız olarak kendini eleştir, araştır, tart, açıkça değerlendir, yerini tespit etmeye çalış. Bu dünya hayatı bir daha ele geçmez. Aklıllı insan, daha ziyade yarınını düşünen kimsedir.
Kendine merhametin varsa insan’ca düşün, değerlendir, dengeli karar ver. Ne yapman gerektiğini gerçekten dünyaya niçin geldiğini düşün. Hedefini Tayin et ve yolunda devamlı yürü. Bu, kendine yapabileceğin en büyük lütuftur. Kimsenin kimseye fayda sağlayamayacağı günden sakın. Nefs-i Emmare’ne hakim olmağa çalış. Güçlü bir pehlivan ol. Dünya sahnesinden nefsinin muzafferi olarak git. Gereksiz boş şeylerle vakit geçirme. SEN SENİ BİL. Kendini tanı, HAK’kın indinde değerin artsın. Arifler defterinde kaydın olsun, ebedi hayat senin olsun.

Alternatif Video Seçeneği 1

Alternatif Video Seçeneği 2