Yazar Ufuk Aydın

Esselamun aleykum kardeşlerim – Yorumlarınız bizler için değerli.


Namazı Her Gün Beş Vakit Kılmak Usanç Mı Veriyor?

Namazı Her Gün Beş Vakit Kılmak Usanç Mı Veriyor?

Şunu kabul etmeliyiz ki; bir çoğumuz her gün sürekli namaz kıldığımız için bir süre sonra ağır geliyor ve bazen nefsimize ve şeytana uyarak kaçırdığımız namazlar oluyor. Sabah namazları, öğle, ikindi , akşam ve yatsı bilmem kaç namazımızı böyle kaçırdık. Kendimizi ilk olarak şu soru ile test edelim.
Acaba her kaçırdığımız namaz yüreğimizde yara bırakıyor mu?” 
Gerçekten de merak ediyorum ikindi ezanı okunurken “öğlen namazını kaçırdım” diye figan ve feryat ediyor mu içimiz? Çoğu zaman bu acıyı hissetmiyoruz dimi. Neden kaynaklanıyor bu en samimi konularda bu kadar alakasız olmamız? Gelinde bugün bunun sebeplerine bakalım.
1- Dünya’lık şeylere fazla bağlı olmamız.

Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibarettir.(Enam/32)

2-Vakit ayırmakta zorlanmamız.

Namazı doğru kılın, zekatı verin, kendiniz için her ne hayır yapıp gönderirseniz, Allah yanında onu bulursunuz. Her zaman Allah bütün yaptıklarınızı görüyor!(Bakara/110

3-İhlaslı ve samimi olmamamız.

Gerçekten mü’minler ancak o mü’minlerdir ki Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, karşılarında âyetleri okunduğu zaman imanlarını artırır ve rablarına tevekkül ederler. (Enfal/2)

…ve daha bir sürü bahane ile namazdan kendimizi mahrum bırakırız.
Aslında bu bahaneleri biz türetmiyoruz. Şeytan kötülüğümüzü, nefsimiz rahatlığı düşündüğü için bizleri bu sözlerle telkin ediyor ve namazdan uzaklaştırıyor.
Acaba insan günde beş vakit namazdan bıkıyorda üç vakit yemek yemekten neden bıkmıyor?
Hergün su içtiği halde neden su içmekten bıkmıyor?
Onbeş, yirmi veya otuz yıl aynı işe gittiği halde neden bir bıtkınlık vermiyor?
İçinizden geçenleri ben sizlere söyleyeyim; yaşamamız ve sürekliliğimiz için bunlar gerekli değilmi? Karnımızın doyması ve eve ekmek götürmemiz için gerekli olan şeyler bunlar.
Peki Vûcudumuzu Dünyalık ile doyurdur ya maneviyata aç olan kalbimizi neden doyurmuyoruz?
İçki içen, uyuşturucu ve zararlı işler yapan birde bunun yanında çok parası olan insanlardan hep şunları duymuşsunuzdur;
-Hayatım karman çorman.
-Yaşamaktan bıktım artık
-Dertler hep beni mi bulur?
Böyle insanların bunu demesinin en büyük sebebi kalplerinin manevi duygulara aç olmasıdır. Dünyalık nimetlerle midesini doyurur ve kafası rahat yaşar ama kalbi huzursuzdur. Bütün uvuzları huzur içinde yaşar ama sanki kalbi vûcudunda bir kara leke gibi hep daralma içinde yaşar.

Allah Rasulu buyurdular ki;
“Kalbe nur girince genişler,rahatlar” Yanındaki sahabelerde sordu;
“Bunun Alâmeti nedir Ya Rasulallah?” Cevaben Buyurdular ki;
Ahiret’e yöneliş, Dünyadan uzaklaşma, ölüm gelmeden ölüm için hazırlık yapmak (Tirmizi)

Muhterem din kardeşlerim;
Bedenimizin ihtiyaçları olduğu gibi kalbimizinde maneviyata ihtiyacı vardır.
Birisi bize su ikram ettiğinde içmesek dahi teşekkür ederiz. Sadece Dini açıdan değil insan fıtratınca teşekkür etmek gereklidir.
Allah bizleri nice nimetleri ile donatıyor ve günde milyonlarca nimet veriyor. adresindeki makalemde önümüze nimet gelmesi için nelerin gerekli olduğunu yazmıştım.
Bizlerde bir suya teşekkür etmesi gerektiğini bilen varlıklar olarak Allah’ın verdiği nimetlere teşekkür etmemiz gerekmektedir. Allah ise bu teşekkürü namaz ile yapmamızı istiyor.

Şüphesiz ben Allah’ım, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Onun için bana kulluk et ve beni anmak için namaz kıl. (Taha/14)

Ey mümin kardeşlerim bahaneleri ve üşengeçliği bir tarafa bırakın ölüm bize saliseden daha yakın, ahiret hak ve sorgu gerçek. Dünya’lık için çalıştığınız kadar ahiret içinde çalışın. Gelinde Allah’ın sizlere vermiş olduğu yirmidört saat nimetinin bir saatini şüküre verin. Kurtuluşa erenlerden olun.

…Allah ise kendi izniyle cennete ve mağfirete çağırır. O, insanlara ayetlerini açıklar. Umulur ki öğüt alıp düşünürler. (Bakara/221)