Namaz İle İlgili Ayet ve Hadisler

1. Bölüm: Namaz

“Namazlara ve orta namaza devam edin; gönülden boyun eğerek Allah için namaza” durun.” [1]
“Namazı kıldıktan başka, Allah’ı ayakta iken, otururken, yan yatarken de anın. Emniyete kavuştuğunuzda, namazı gereğince kılın. Namaz şüphesiz, iman edenlere belirli vakitlerde farz kılınmıştır.” [2]
“Rabbim! Beni ve çocuklarımı namaz kılanlardan eyle. Rabbimiz! Duamı kabul buyur.” [3]
1.Resulullah (s.a.a): “Her şeyin bir yüzü vardır. Dininizin yüzü ise namazdır.” [4]
2.Resulullah (s.a.a): “Övgüsü yüce olan Allah göz aydınlığımı namazda karar kılmıştır. Aç insana yemeği ve susuz insana suyu sevdirdiği gibi bana da namazı sevdirmiştir. (Şu farkla ki) aç kimse yemek yediğinde doyar ve susuz kimse su içtiğinde suya kanar. Ama ben namaza asla doymuyorum.” [5]
3.İmam Ali (a.s): “Namaz rahmet indirir.” [6]
4.İmam Ali (a.s): “Allah Resulü (s.a.a) akşam yemeğini ve diğer yemekleri namazdan öne geçirmezdi. Namaz vakti geldiğinde adeta ne aile ve ne de şefkatli bir dost tanıyordu.” [7]
5.İmam Ali (a.s): “Namaz her takva sahibinin Allah’a yakınlaşma sebebidir.” [8]
6.İmam Bakır (a.s): “Namaz dinin direğidir. Namazın örneği çadırın örneği gibidir ki eğer direk sağlam olursa kazıklar, ipler sağlam kalır. Ama eğer direk eğrilir ve kırılırsa ne sağlam bir kazık kalır ve ne de ip.” [9]
7.İmam Sadık (a.s): “Aziz ve celil olan Allah nezdinde işlerin en sevimlisi namazdır ve namaz Peygamberlerin son tavsiyesidir.” [10]
8.İmam Sadık (a.s), kendisine, “Allah nezdinde işlerin en sevimlisi ve en üstünü hangisidir?” diye sorulunca şöyle buyurmuştur: “Allah’ı tanıdıktan sonra namazdan daha üstün bir şey tanımıyorum. Görmüyor musun ki salih kul İsa b. Meryem şöyle buyurmuştur: “(Allah) Bana namazı tavsiye etti…”[11]

2. Bölüm: Namazın Etkileri

“Kitaptan sana vahyolunanı oku; namaz kıl; muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkor; Allah’ı anmak en büyük şeydir! Allah yaptıklarınızı bilir.” [12]
9.Resulullah (s.a.a): “Herkimi namazı kötü ve çirkin işten alıkoymazsa sadece Allah’tan uzaklığını artırır.” [13]
10.“Resulullah (s.a.a), kendisiyle namaz kıldığı halde kötü işlere bulaşan kimse hakkında şöyle buyurmuştur: “Namazı bir gün onu çirkin işlerinden alıkoyacaktır.” Çok geçmeden o şahıs tövbe etti.” [14]
11.Resulullah (s.a.a): “Şüphesiz dinin direği namazdır ve namaz insanoğlunun bakılan ilk amelidir. Eğer bu doğru olursa diğer amellerine de bakılır. Eğer doğru olmazsa diğer amellerine bakılmaz.” [15]
12.İmam Ali (a.s): “Her kim namazı hakkını bilerek yerine getirirse bağışlanmıştır.” [16]
13.Fatımat’üz-Zehra (s.a): “Allah namazı kibirden münezzeh kılmak için farz kılmıştır.” [17]
14.İmam Bakır (a.s): “Kulun hesaba çekildiği ilk şey namazdır. Eğer namazı kabul edilirse, diğer amelleri de kabul edilir.” [18]
15.İmam Bakır (a.s): “Namaz ihlasın sabit olmasına ve kibirden münezzeh olmaya sebep olur.” [19]
16.İmam Sadık (a.s): “Eğer sizden birinin kapısının önünden bir nehir akar ve günde beş defa kendisini orada yıkarsa, acaba bedeninde bir kirlilik kalır mı? Namazın örneği de temizleyen nehir örneğidir. İnsan her namaz kıldığında, kendisini, üzerinde kalıcı olduğu imandan çıkaran günah dışında her günahı temizler.” [20]

3. Bölüm: Namaz Kılan Kimsenin Fazileti

17.Resulullah (s.a.a): “Namaz halinde olduğun müddetçe muktedir olan bir sultanın kapısını dövmüş olursun. Herkim bir padişahın evinin kapısını çok çalarsa sonunda o kapı yüzüne açılır.” [21]
18.İmam Ali (a.s): “Eğer namaz kılan kimse kendisini Allah’ın celalinden nasıl bir nurun kapladığını bilseydi, asla secdeden kafasını kaldırmayı sevmezdi.” [22]
19.İmam Ali (a.s): “İnsan namaza durunca Allah’ın rahmetinin onu çepeçevre sardığını gören İblis kıskançlık içinde ona bakar.” [23]

4. Bölüm: Namazda Huşu

“Müminler saadete ermişlerdir. Onlar namazda huşu içindedirler.” [24]
20.Resulullah (s.a.a): “Namazda huşu içinde olmayan kimsenin namazı namaz değildir.” [25]
21.Resulullah (s.a.a) kendisine, “Huşu nedir?” diye sorulunca şöyle buyurmuştur: “Namazda huşu içinde olmak kulun tüm kalbiyle rabbine yönelmesidir.” [26]
22.Cafer b. Ali Kumi: “Peygamber (s.a.a) namaza durduğunda Allah-u Teala’nın korkusundan yüzünün rengi soluyordu.” [27]
23.İmam Ali (a.s): “İnsan namazda huşu içinde olmalıdır. Aziz ve celil olan Allah karşısında kalbi huşu içinde olan kimsenin organları da huşu içinde olur ve böylece hiçbir şeyle oynamaz.” [28]
24.Deaim’ul-İslam’da şöyle yer almıştır: “Nakledildiği üzere İmam Ali (a.s) namaza durunca sağlam bir bina veya dik bir sütun gibi yerinden kıpırdamıyordu. Bazen rüku veya secde halinde (hiçbir hareket etmediği için) sırtına bir kuş konuyordu. Ali b. Ebi Talib ve Ali b. Hüseyin’den (a.s) başka hiç kimse Allah Resulü’nün (s.a.a) namazını taklit edemiyordu. (Aynı şekilde kılamıyordu)” [29]
25.Bihar’ul-Envar’da şöyle yer almıştır: “İmam Ali (a.s) abdest almaya başlayınca Allah korkusundan yüzünün rengi soluyordu.” [30]
26.Bihar’ul-Envar’da şöyle yer almaktadır: “Fatıma (s. a) Allah korkusundan namazda nefes nefese kalıyordu.” [31]
27.Bihar’ul-Envar’da şöyle yer almıştır: “İmam Hasan’ın (a.s) abdest allınca rengi değişiyor ve bedeni titremeye başlıyordu. Bunun nedenini sorduklarında şöyle buyurmuştur: “Arşın sahibinin karşısında yer alan kimsenin rengi solmalı ve bedeni titremelidir.” [32]
28.Deaimu’l İslam’da şöyle yer almıştır: “Ali b. Hüseyin’in (a.s) abdest aldığında ve namaza başlamak istediğinde yüzü sararıyor ve rengi değişiyordu. Kendisine bir defasında bunun sebebi sorulduğunda şöyle buyurdu: “Ben azim bir hükümdarın karşısında durmak istemekteyim.” [33]
29.İmam Bakır (a.s): “İmam Seccad (a.s) namaza durunca, rüzgar esintisinin hareket ettirdiği şey dışında hiçbir şeyi hareket etmeyen ağaç gövdesi gibi duruyordu.” [34]
30.Ebu Eyyub: “İmam Bakır (a.s) ve İmam Sadık (a.s) namaza durduklarında yüzlerinin rengi değişiyor, bazen kızarıyor ve bazen de sararıyordu. Adeta gördükleri biriyle münacaatta bulunur gibiydiler.” [35]

5. Bölüm: Namazın Kabul Şartları ve Kabul Edilmeme Engelleri

31.Resulullah (s.a.a): “Eğer keman ipi gibi olacak kadar namaz da kılsanız ve keman gibi olacak kadar oruçta tutsanız Allah, günahlardan sakınma ile olmadıkça onu sizden kabul etmez. “ [36]
32.Resulullah (s.a.a): “Allah bana şöyle vahyetmiştir: “Ey elçilerimin kardeşi! Ey uyaranların kardeşi! Kavmini uyar ki kullarımın biri hakkında boyunlarında bir hak bulundukça evlerimden hiç birine girmesinler. Zira huzurumda namaza durup ta o hakkı iade etmedikçe onlara lanet ederim.” [37]
33.Resulullah (s.a.a): “Her kim Müslüman bir erkek veya kadının gıybetini ederse gıybeti edilen şahıs onu bağışlamadıkça Allah kırk gün ve gece onun ne namazını kabul eder ve ne de orucunu.” [38]
34.Resulullah (s.a.a): “Şarap içen kimsenin kırk sabah namazı hesaba alınmaz.” [39]
35.İmam Ali (a.s): “Hangi şeyle (elbiseyle) namaz kıldığına bak, eğer onu doğru ve helal yoldan elde etmediysen namazın makbul değildir.” [40]
36.İmam Seccad (a.s) namazı makbul kılan şeyin ne olduğu sorulunca şöyle buyurmuştur: “Velayetimiz (İmametimiz) ve düşmanlarımızdan beraatta bulunmak.” [41]
37.İmam Sadık (a.s): “Allah herkimin bir namazını kabul ederse ona azap etmez ve herkimden bir hayırlı iş kabul ederse ona azap etmez.” [42]
38.İmam Sadık (a.s): “Her kim anne babasına, kendisine zulüm etmiş olsalar bile düşmanca bakacak olursa Allah namazını kabul etmez.” [43]

6. Bölüm: Namazı Makbul Olmayan Kimse

39.Resulullah (s.a.a): “Sekiz kişinin namazı kabul edilmez: Efendisine dönmedikçe kaçan kölenin, kocası kendisinden razı olmadıkça itaat etmeyen kadının, zekat vermeyen kimsenin, abdest almayan kimsenin, başörtüsüz namaz kılan buluğa ermiş kızın, kendisinden razı olunmadığı halde kendileriyle namaz kılan bir topluluğun imamının, sarhoş kimsenin, küçük ve büyük abdestini zorla tutan kimsenin (sıkıştığı halde namaz kılan kimse).” [44]

7. Bölüm: Namazın Kabul Edilişinde Kalb Huzurunun Rolü

40.Resulullah (s.a.a): “Kalbi bedeniyle hazır olmayan kulun namazını Allah kabul etmez.” [45]
41.Resulullah (s.a.a): “Bazen kul namaz kılar ama namazının altıda biri veya onda biri bile kendisi için yazılmaz. Bunun namazından, dikkat ve teveccüh ettiği miktarı hesaba katılır.” [46]
42.Resulullah (s.a.a): “Hafif ama tefekkürle olan iki rekat namaz, sabaha kadar namaz kılmaktan daha iyidir.” [47]
43.İmam Bakır (a.s) veya İmam Sadık (a.s): “Namazından, sadece kalbi teveccüh ile iç içe olan bölümü nasibindir. O halde birisi namazının tamamında gaflet ederse (dikkat tümüyle dağılmışsa) veya eda etmekten gaflete düşerse (vaktinde kılmazsa) o namaz büzüştürülür ve sahibinin yüzüne atılır.” [48]
44.İmam Sadık (a.s): “Herkim iki rekat namaz kılar ve onda ne dediğini bilirse namazı bittiğinde kendisiyle Allah arasında hiçbir günah kalmaz.” [49]

8. Bölüm: Namazı Olmayan Kimse

45.Resulullah (s.a.a): “Namazın rüku ve secdesini kamil bir şekilde yerine getirmeyen kimsenin namazı olmaz.” [50]
46.Resulullah (s.a.a): “Namazda kasten sağında ve solunda kimin olduğunu bilen kimsenin namazı olmaz.” [51]
47.İmam Sadık (a.s): “Zekat vermeyen kimsenin namazı yoktur.” [52]
48.İmam Sadık (a.s): “Hakın, hakıb ve hazık kimsenin namazı yoktur. Hakın, idrarı (küçük abdesti) gelen kimsedir. Hakıb, dışkısı (büyük abdesti) gelen kimsedir ve hazık ise ayağı (giydiği şeyden dolayı) sıkışan kimsedir. “ [53]

9. Bölüm: Namazda Tembel Davranmaktan Sakınmak

“Doğrusu münafıklar Allah’ı aldatmağa çalışırlar, oysa O, onlara aldatmanın ne olduğunu gösterecektir. Onlar namaza tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar. Allah’ı pek az hatıra getirirler.” [54]
49.Mirac hadisinde şöyle yer almıştır: “Ey Ahmet! Üç kula şaşarım: Namaza durduğu bir halde kime el uzattığını, kimin karşısında durduğunu bilen ama uykusu gelen kul…” [55]
50.İmam Ali (a.s): “Namaz halinde uyku sana galebe çalınca namazı kes ve uyu. Zira böyle bir hal içinde kendine dua mı yoksa beddua mı edeceğini bilemezsin.” [56]
51.İmam Bakır (a.s): “Bitkinlik, ağırlık ve uyku halinde namaza durma. Zira bunlar nifakın hasletlerindendir ve Allah müminleri sarhoşluk halinde, yani uyku sarhoşluğunda namaza durmaktan nehy etmiştir.” [57]

10. Bölüm: Namazın Vakitlerini Gözetmek

“Vay o namaz kılanların haline ki: Onlar kıldıkları namazdan gafildirler.”[58]
“Namazlarına riayet ederler. İşte onlar, temelli kalacakları Firdevs cennetine varis olanlardır.”[59]
52.Resulullah (s.a.a): “Namazları kılmada çok dikkatli davranmak kula dindarlık olarak yeter.” [60]
53.İmam Ali (a.s), Muhammed b. Ebi Bekr’e yazdığı mektubunda şöyle buyurmuştur: “Namaz vakitlerine dikkat et ve namazlarını vaktinde kıl. “İşin yoktur” diye onu vaktinden önce kılma ve “fazla işin vardır” diye de onu vaktinden sonraya erteleme.” [61]

11. Bölüm: Namazı İlk Vaktinde Kılmaya Teşvik

54.İmam Bakır (a.s): “Bil ki ilk vakit her zaman daha faziletlidir. O halde yapabildiğin kadar bu hayırlı işe koş. Aziz ve celil olan Allah nezdinde en sevimli iş az bile olsa kulun sürekli yaptığı iştir.” [62]
55.İmam Sadık (a.s): “Namazı ilk vaktinde kılmanın son vaktinde kılmaya üstünlüğü ahiretin dünyaya üstünlüğü gibidir.” [63]
56.Kazzaz: “İmam Rıza (a.s) bazı Alevileri (seyyidleri) karşılamak için dışarı çıktı. Bu esnada namaz vakti geldi. İmam yolunu orada bulunan bir köşke doğru değiştirdi. Bir kayanın altına gelerek şöyle buyurdu: “Ezan oku!” Ben, “Dostlarımızın da bize katılmasını bekleyelim” diye arz ettim: “İmam şöyle buyurdu: “Allah seni bağışlasın! Namazı sebepsiz yere ilk vaktinden geriye erteleme. Her zaman namazı ilk vaktinde kılmaya çalış.”Böylece ben ezan okudum ve namaz kıldık.” [64]

12. Bölüm: Namazı Terkeden Kimse ve Küfür

“Onlar cennettedirler. Suçlulara: “Sizi bu yakıcı ateşe sürükleyen nedir?” diye sorarlar. Onlar derler ki: “Namaz kılanlardan değildik.” [65]
57.Resulullah (s.a.a.): “Müslüman ve kafir arasında farz namazı kasten terketmesi veya hafife alarak kılmaması dışında bir mesafe yoktur.” [66]
58.İmam Sadık (a.s) kendisine “Neden zina eden kimse değil de namazı terkeden kimse kafir olarak adlandırılmıştır?” diye sorulunca şöyle buyurmuştur: “Zira zina ve benzeri iş yapanlar şehvetin galebe çalması sebebiyle bu işe başvururlar ama namazı terkeden kimse sadece onu hafife almak sebebiyle terketmektedir.” [67]

13. Bölüm: Namazı Hafife Almaktan Sakınmak

59.İmam Bakır (a.s): “Namazı hafife almayın, zira Peygamber (s.a.a.) vefat etmek üzereyken şöyle buyurmuştur: “Namazı hafife alan kimse benden değildir.” [68]
60.Ebu Basir: “Ben İmam Sadık’ın (a.s) vefatı sebebiyle başsağlığı dilemek için Hamide’nin huzuruna vardım. Hamide ağladı ve şöyle dedi: “Ey Eba Muhammed! Keşke imam vefat edince sen yanında olsaydın. İmam gözlerinin birini yumduktan sonra bana şöyle dedi: “Akrabalarımı ve yakınlarımı yanıma çağır.” Hepsi imamın etrafına toplanınca şöyle buyurdu: “Namazı hafife alan kimseler şefaatimize nail olamazlar.” [69]

14. Bölüm: Cemaat Namazı

61.Hz. Lokman (a.s) oğluna öğüt ederek şöyle buyurmuştur: “Mızraklar üzerinde bile olsa namazı cemaatle kıl.” [70]
62.Resulullah (s.a.a) camide namaz kılma hususunda ağır davranan Müslüman bir grup hakkında şöyle buyurmuştur: “Bir grup mescidde namaz kılmaya çağırılıyorlar (ve erteliyorlar). Nerede ise bir miktar odun toplanmasını, odunların kapılarına konularak ateş yakılmasını ve böylece evlerinin ateşe verilmesini emredeceğim.” [71]
63.Resulullah (s.a.a): “Her kim beş vakit namazı cemaatle kılarsa kendisine iyi zanda bulununuz.”[72]

15. Bölüm: Cemaat İmamının Riayet Etmesi Gereken Şey

64.İmam Ali (a.s) Muhammed bin Ebi Bekri Mısır’a vali tayin edince ona şöyle tavsiyede bulundu: “Namazının nasıl olduğuna bir bak. Zira sen halkının imamısın. Namazı kamil bir şekilde yerine getirmen, hafife almaman gerekir. Zira her kim halk için imamlık eder ve namazlarında eksiklik olursa günahları onun (imamın) boynunadır. Onların namazından hiçbir şey eksilmez. O halde namazı kamil bir şekilde eda et ve namaza dikkat göster ki sen de onlar gibi sevaba erişesin. Bu onların sevabından bir şeyi azaltmaz.” [73]
65.İmam Ali (a.s) şehirlerin valilerine yazdığı mektubunda şöyle buyurmuştur: “Onlarla (halkla) en zayıfları gibi namaz kıl ve namazda fitne çıkarmaya çalışma.” [74]
66.İmam Sadık (a.s) kendisine, “Cemaat imamlığına kim layıktır?” diye sorulunca şöyle buyurmuştur: “Allah Resulü (s.a.a): “İnsanların imamlığını daha çok Kur’an okuyan (kıraati iyi olan) kimse üstlenmelidir. Eğer kıraatlerde eşit olurlarsa hicrette daha önde olan kimse imam olmalıdır. Eğer hicrette de eşit olurlarsa yaşı fazla olan kimse bunu üstlenmelidir. Eğer yaşları da aynı olursa sünneti daha iyi bilen ve dinde daha fakih olan kimse imamlığı üstlenmelidir. Sizlerden hiç kimse birinin evinde ev sahibinden ve hiçbir hakim olan bölgede hakimden öne geçmesin.” [75]

16. Bölüm: Gece Namazının Fazileti

“Geceleyin uyanıp, yalnız sana mahsus olarak fazladan namaz kıl. Belki de Rabbin seni övülecek makama yükseltir.” [76]
“Şüphesiz, gece kalkışı daha tesirli ve o zaman okumak daha elverişlidir.” [77]
67.Resulullah (s.a.a): “Cebrail sürekli olarak bana gece namaz için kalkmayı tavsiye etti. Öyle ki ümmetimin en iyi fertlerinin geceleri asla uyumayacağını zannettim.” [78]
68.Resulullah (s.a.a): “Allah’ın rahmeti gece yarısı kalkan, namaz kılan, eşini namaz için uyandıran, uyanmadığında yüzüne su serpen erkeğin üzerine olsun. Allah’ın rahmeti gece yarısı uykudan uyanan, namaz kılan, eşini namaz için uyandıran ve uyanmadığında yüzüne su serpen kadının üzerine olsun.”[79]
69.Resulullah (s.a.a): “Kul gece karanlığında efendisiyle halvet eder, onunla münacatta bulunursa Allah kalbini nurani kılar…sonra meleklerine şöyle der: “Ey Meleklerim! Kuluma bakın ki gece karanlığında batıl ehlinin boş şeylerle oyalandığı ve gafillerin uyuduğu bir sırada benimle halvet etmiştir. Şahit olun ki ben de onu bağışladım.” [80]
70.Resulullah (s.a.a): “Gece namaz için kalkın. Şüphesiz ki bu sizden önceki salihlerin adetidir. Şüphesiz gece ibadet için kalkmak Allah’a yakınlaşma ve günahtan sakınma vesilesidir.” [81]
71.İmam Ali (a.s): “Gece ibadet için kalkmak beden için sıhhat ve aziz ve celil olan Rabbin hoşnutluk sebebi, Allah’ın rahmetine maruz kalmanın ve peygamberlerin ahlakına sarılmanın vesilesidir.” [82]
72.İmam Ali (a.s): “Allah Resulü’nün (s.a.a), “Gece namazı nurdur” sözünü işittiğim günden beri gece namazını terketmedim.” İbn-i Kevva’, “Leylet’ul Harir [83] gecesi de mi?” diye sorunca İmam (a.s) şöyle buyurdu: “Hatta Leylet’ul Harir’de bile.” [84]
74.73.İmam Sadık (a.s): “Müminin şerafeti gece namazındadır. Müminin izzeti ise insanların yüzsuyunu dökmekten sakınmadadır.” [85]
74.İmam Sadık (a.s): “Gece ibadet için kalkmayı terketme. Şüphesiz aldatılmış kimse gece ibadet için kalkmak hususunda aldatılan kimsedir.” [86]
75.İmam Sadık (a.s): “Gece namazı dışında kulun yaptığı her iyiliğin Kur’an’da sevabı zikredilmiştir. Gece namazı, Allah nezdinde çok önemli olduğu için sevabını belli etmemiştir ve şöyle buyurmuştur: “Yanlarını yataklarından uzaklaştırırlar (kalkarlar)…Yaptıklarına karşılık onlar için saklanan müjdeyi kimse bilmez.” [87]
76.İmam Sadık (a.s): “Gece namazı yüzü ak ve nurani kılar. Gece namazı insanı güzel kokulu kılar ve gece namazı rızk kazandırır.” [88]

17. Bölüm: Gece Namazından Mahrum Olmanın Sebepleri

77.İmam Ali (a.s) kendisinde, “Ben gece namazından mahrum oldum” diyen birisine şöyle buyurmuştur: “Sen günahlarının kendisini esir ettiği kimsesin.” [89]
78.İmam Sadık (a.s): “İnsan bir yalan söyler ve bu sebeple gece namazından mahrum kalır.” [90]

18. Bölüm: Gece Namazına Niyetlendiği Halde Uyuyan Kimsenin Sevabı

79.Resulullah (s.a.a): “Gecenin bir bölümünde namaz için kalkmaya niyetlendiği halde uyuyan her kulun uykusu, Allah’ın onun adına verdiği bir sadakadır ve ettiği niyetin sevabı kendisine yazılır.” [91]

19. Bölüm: Cuma Namazı

“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman Allah’ı anmaya koşun; alım satımı bırakın; bilseniz, bu sizin için daha iyidir.” [92]
80.Resulullah (s.a.a): “Her kim üç Cuma namazını önemsemeyerek terkederse Allah kalbini mühürler.” [93]
81.Resulullah (s.a.a): “Cuma namazı fakirlerin haccıdır.” [94]
82.Resulullah (s.a.a): “Her kim iman üzere ve Allah için Cuma namazı kılarsa amellerine baştan başlamıştır. (Allah ona karşılık geçmiş günahlarını bağışlar amel defterini yeniden açar.)” [95]
83.İmam Bakır (a.s): “Cuma namazı farzdır. İmam’ın varlığında Cuma namazı için toplanmak farzdır. O halde erkek hiç bir özrü olmaksızın üç Cuma namazını terkederse üç farzı terketmiş olur. Üç farzı hiçbir özrü olmaksızın sadece münafık terkeder.” [96]
__________________
Kaynakça:
[1]- Bakara, 238
[2]- Nisa suresi 103
[3]- İbrahim suresi 40
[4]- Deaim’ul İslam, 1/133
[5]- Mekarim’ul Ahlak, 2/366
[6]- Gurer’ul Hikem, 2214
[7]- Tenbih’ul Havatir, 2/78
[8]- el-Hisal, 620/10
[9]- el-Mehasin, 1/116/117
[10]- el-Fakih, 1/210/638
[11]- el-Kafi, 3/264/1
[12]- Ankebut, 45
[13]- Kenz’ul Ummal, 20083
[14]- el-Bihar, 82/198
[15]- a. g. e. 227/54
[16]- el-Hisal, 628/10
[17]- el-Bihar, 82/209/19
[18]- el-Kafi, 3/268/4
[19]- Emali et-Tusi, 296/582
[20]- el-Bihar, 82/236/66
[21]- Mekarim’ul Ahlak, 2/366/2661
[22]- el-Hisal, 632/10
[23]- a.g.e, 632/10
[24]- Mü’minun, 1, 2
[25]- el-Firdevs, 5/195/7935
[26]- Deail’ul İslam, 1/158
[27]- Felah’us Sail, 161
[28]- el-Hisal, 628
[29]- Deaim’ul İslam, 1/159
[30]- a. g. e. 70/400/72
[31]- el-Bihar, 70/400/72
[32]- a.g.e, 8/346/30
[33]- Deaim’ul İslam, 1/158
[34]- el-Kafi, 3/300/4
[35]- Felah’us Sail, 161
[36]- el-Bihar, 84/258/56
[37]- a. g. e. 257/55
[38]- Cami’ul Ahbar, 412/1141
[39]- İlel’uş Şerayi’, 345/1
[40]- Beşaret’ul Mustafa, 28
[41]- Menakıb-i İbn-i Şehr-i Aşub, 4/131
[42]- el-Kafi, 3/266/11
[43]- a.g.e, 2/349/5
[44]- Mekarim’ul Ahlak, 2/324/2656
[45]- el-Mehasin, 1/406/921
[46]- el-Bihar, 84/249/41
[47]- Sevab’ul A’mal, 68/1
[48]- el-Bihar, 84/260/59
[49]- el-Kafi, 3/266/12
[50]- el-Bihar, 72/198/26
[51]- a.g.e, 84/249/41
[52]- Mişkat’ul Envar, 46
[53]- Emali es-Seduk, 337/12
[54]- Nisa, 142
[55]- el-Bihar, 77/22/6
[56]- a.g.e, 84/283/5
[57]- Tefsir’ul-Ayyaşi, 1/242/134
[58]- Maun, 4 ve 5
[59]- Müminun, 9 ve 10
[60]- Tenbih’ul Havatir, 2/122
[61]- el-Bihar, 83/14/25
[62]- el-Kafi, 3/274/8
[63]- Sevab’ul Ummal, 58/2
[64]- el-Bihar, 83/21/38
[65]- Müddessir, 40-43
[66]- Sevab’ul A’mal, 275/1
[67]- İlel’uş Şerayi’, 339/1
[68]- el-Kafi, 3/269/7
[69]- Müstedrek’ul Vesail, 3/25/2923
[70]- el-Mehasin, 2/126/1348
[71]- Vesail, 3/478/2
[72]- el-Kafi, 3/371/3
[73]- Emali et-Tusi, 29/31
[74]- Nehc’ul Belağa, 52. Mektup
[75]- el-Kafi, 3/376/5
[76]- İsra, 79
[77]- Müzzemmil, 6
[78]- Emali es-Seduk, 349/1
[79]- Sunen-u Ebi Davud, 1450
[80]- Emali es-Seduk, 230/9
[81]- Kenz’ul Ummal, 21428
[82]- el-Bihar, 87/143/17
[83]- Muaviye ile savaştığı o korkunç gece.
[84]- el-Bihar, 41/17/10
[85]- el-Kafi, 3/488/9
[86]- Mean’il Ahbar, 342/1
[87]- el-Bihar, 8/126/27
[88]- İlel’uş Şerayi, 363/1
[89]- el-Kafi, 3/450/34
[90]- İlel’uş Şerayi, 362/2
[91]- Kenz’ul Ummal, 21475
[92]- Cuma, 9
[93]- Vesail’uş Şia, 5/6/25
[94]- ed-Deavat lir-Ravendi, 37/91
[95]- el-Fakih, 1/427/1260
[96]- el-Bihar, 89/184/21