el-Muktedir - ya Muktedir

el-Muktedir - ya Muktedir

el-Muktedir | ya Muktedir

Muktedir : İktidarı ve kudreti sonsuz olan ve herşeye muktedir bulunan

Al-Muqtadir : The Creator of All Power  who disposes at its will even of the strongest and mightiest of its creatures.

Cenab-ı Hak buyuruyor:

“Allah, her şey üzerinde iktidar sahibidir.” (Kehf, 45)

“Biz de onları güç ve kudretimize lâyık bir şekilde yakaladık.” (Kamer, 42)

“Peki Allah’ın, ölüleri tekrar diriltmeye gücü yetmez mi?” ( Kıyamet, 40)

Muktedir, gücünü fiillerle ortaya koyup gösterendir. Allah’ın gücü yettiği halde yapmadığı nice fiilleri vardır. Eğer dilerse bunları yapabilir.O, dilediğini yapandır, Hiç  kimse O’na mani olamaz. hiçbir güç O’nu aciz bırakamaz. Kudreti her şeyi kuşatan O’dur. Kul, böylesine güçlü olandan nimet  ummalı,  intikam almasından korkmalıdır.

Allah tarihte kimi insanları kudret sahibi kılmış; onlara hem benzerine az rastlanır bir mülk vermiş, hem de makam sahibi yapmıştır. Yaşadıkları kavmin başına geçirmiş, tüm insanların ve toprakların yönetimini kendilerine vermiştir. Firavun da bu insanlardan biridir. Ancak Firavun, Allah’a karşı büyüklenmiş, gerçek kuvvetin ve gücün kendisinde olduğunu zannetmiştir. Öyleki bu, kendini ilah ilan etmeye kadar varmıştır. unun üzerine tüm gücün tek sahibi olan Allah, Firavun ve ordusunu suda boğarak onlardan büyük bir intikam almıştır. Haman ve Karun da yaptıkları dolayısıyla Firavun’la aynı sonu paylaşmışlardır. Bu azgın insanlar malları ve orduları dolayısıyla yeryüzünde büyüklendikçe büyüklenmişler, gerçek gücün ve kudretin kendilerinde olduğunu zannetmişlerdir. Böylelikle de Allah gerçek gücün kimde olduğunu tüm kavme göstermiştir. Halbuki kainattaki tüm iktidar ve kudretin yegane sahibi Allah’tır. Yeryüzünde güç ve yetki sahibi olanlara ellerinde olan malları, bulundukları makamları ve orduları veren de kendisidir. Hergün güneşi doğuran, geceyi ve gündüzü ardarda getiren, uzayda hızla yol alan gezegenleri yörüngelerinde tutan ve kainattaki sayısız düzeni kusursuzca kontrol altında tutan Allah’ın gücü ortadadır. İnsan ise elinden malı alındığında, makamından indirildiğinde hemen tüm gücünü yitirir. Vücudundan direnci çekilip alındığında ise görülmemiş bir acizlik içinde kalır. Yine Allah dilediği zaman, onlardan kimisini bir çığlık sarar, kimisi de yerden gelen bir azapla toprağın içine alınır. Böylelikle  Allah kullarına gerçek gücün kimde olduğunu gösterir. (2)

Cenab-ı Hak, halkettiği kullarına kuvvet ve kudret vermiştir. Ancak bu kuvvet ve kudretleri Allah’ın ezeli kudretine bağlıdır. Allah kuluna kudret verirse birçok şeyleri yapabilir, güçlükleri de yenebilir.

Öyle ise bütün kuvvet ve kudret veren Allah’a yalvarmalı ve O’ndan hak yolunda, iman yolunda güç vermesi istenmelidir.  (3)


Kaynaklar
1) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
2) Allah’ın İsimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000
3) Mecmuatul Ahzab, Büyük Dua Kitabı, Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi, Denge Kitabevi Yayınları


 

 

 

Diğer Bölüm…

Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarruf eden…

“Otoritesi her şeyde geçerli olan” anlamına gelen “el-Muktedir” İsm-i Celili Kur’an-ı kerimde üç defa zikredilmiş. Bir defada çoğul olarak getirilmiştir.

Birçok şahıs, kurum, devlet vardır ki kendisi için gerekli güce sahiptir. Ama sahip olduğu gücün farkında değildir. Bazen gücünün farkına varır ama kullanamaz, muktedir olamaz.

Allah (CC) hem her şeye gücü yetendir. Hem de O (CC) gücünü istediği zaman ve mekanda dilediğine uygulayabilecek otoriteye sahiptir. “Allah (CC) her şeye gücü yeten, hükmü geçendir.”[1]

“Cennetteki Melik-i Muktedir’in (CC) yanında olmanın şartı, müttaki olmaktan geçer.”[2]

Allah’ın (CC) emirlerini yerine getirirken bile ürperen, “sevdiğime layık yapamadım” diye üzülen, içini Hakk (CC) için, dışını halk için süsleyenler Cennette Rabbin (CC) yakını olacaklar.

“el-Muktedir”e iman edenler sahip oldukları gücün farkına varırlar. Var olan gücü kullanırken hiçbir zorbanın zulmünden korkmazlar.

Allah-ü Teala (CC) her şeye karşı mutlak ve ekmel surette kadirdir. Her şeye kaadir olduğu içindir ki, dilediği şeyi yaratır ve isterse ondan dilediği kadar kuvvet ye kudret de yaratır. Allah’tan (CC) başka her şey hadd-i zatında acizdir. Yani hariçten bir kuvvetin tesiri olmaksızın kendi kendine acizdir, sağırdır, kördür, topaldır, elinden hiçbir şey gelmez; ama Allah (CC) muktedir kılınca dağları yerinden oynatır. Allah (CC) dilerse zayıfları kavi, acizleri kaadir kılar. Yerdeki, gökteki bütün kuvvetleri ilim ve hikmetiyle dilediği gibi kullanır. Kah olur ki, aralarında barış yapar, birbirilerini seviştirir, işleri sulh ve müsalemet yoluyla tedbir ve idare eder. Kah olur ki, birbirine çarptırır. Çarpışan kuvvetlerden birini, ötekinin kahrı altına alır. Mesela, birbirine düşman iki kuvvet, biri iyi fikirlerle, ıslah niyetiyle ortaya atılmıştır, öteki ise zalimdir, haksızlıkla halkı canından bezdirmiştir. Allah-ü Teala (CC) hüsn-ü niyet sahiplerinin yardımcısı, zalimlerin düşmanıdır. Onun için evvelkilere kolaylık ihsan eder, tevfik verir, teşebbüsleri hiçbir engele rastlamaz. Buna mukabil karşı tarafın da gafletini artırır, zevk ve heveslerinin derinliklerine dalarlar, Öyle ki, berikiler mühim noktaları sarıp kuvvet ve nüfuzlarını yerleştirinceye kadar haberleri olmaz. Sonra birdenbire uyanırlar, fakat iş işten geçmiş olur.
Hasılı yerde, gökte bütün kuvvetler O’nundur (CC). İnsanlara iyilik, ferahlık veren rahmet orduları da, sıkıntı ve ızdırap veren azap orduları da O’nun (CC) emrindedir. Allah (CC) bir millete, bir aileye, bir şahsa yardım etmek isterse, neler, ne sebepler yaratır. Dünya hayretlere düşer.

 

Dua: Allah’ım (CC)! Tasarruf ancak Senin Elindedir. Her şeye karşı kâmil kuvvete sahip Sensin. Dilediğini yaratan ve ona istediğin kadar güç ve kuvvet veren Sensin.
Allah’ım (CC)! Senden başka herşey, hadd-i zatında acizdir.
Rabbimiz (CC)! Bize kuvvet ver! Ayaklarımızı kaydırma! Yürüyen ayağımız, tutan elimiz, gören gözümüz ol!(AMİN)

 

Kula Gerekenler: Kaadir, muktedir ancak Allah (CC) olduğuna ve Allah’ın (CC) yardımını kazananların asla yenilmiyeceğine can ve gönülden inanarak, bu yardımı kazanmaya çalışmaktır. Fakat Allah’ın (CC) yardımına eriştikçe azıp şımarmamalı, bilakis daha ziyade tevazu ile “Ya Rab (CC)! Bu Senin lutf ve inayetindir. Şükürlerimizi kabul, kusurlarımızı afv buyur. Bu inayetini üzerimizden kesme!..” diye yalvarmalıdır.
Allah’ın (CC) yardımına nasıl erişilir? Bunun biri müsbet, biri menfi iki şartı vardır. Müsbet şartı Allah’a (CC) inanmak, emirlerini yerine getirmektir. Menfi şartı, her türlü zulümden, haksızlıktan çekinmektir. Çünkü muhakkak surette Allah (CC), zalimleri doğru yola çıkarmaz. İnsanı Allah’ın (CC) yardımından mahrum eden en kuvvetli sebep zulümdür.

 

İsm-i Şerif’in Faideleri: Bu İsm-i Şerif “el-Kâdir” isminin hassalarına yakındır. Her kim bu İsm-i Şerifi ihlasla çok okursa, gaflet uykusundan uyanır.

 


[1] Kehf S. A.45
[2] Kamer S. A.55