Kuran Okumanın Zararları

Kuran Okumanın Zararları

Umarızki tereddüt etmediniz, zira bu makalemizde, KUR’AN okumanın zararlarından bahsetmeyi düşünüyoruz. Bizim millet alışıktır ya, başlığa bakarak, yorumlar yapmaya, hani ondan diyoruz Evet, evet KUR’AN okumanın zararlarından bahsedeceğiz, Çünkü pek çok zaviyeden KUR’AN okumak tehlikeli ve zararlıdır ..

Düşünüyoruz da, bir tarafta sahip olduğumuz en aydınlık EVRENSEL çapta yegane hidayet rehberimiz KUR’AN öbür yanda onun nazm-ı celilini törensel teganni yarışlarıyla okumaktan öte bir şey yapmayan bizler ..

KUR’AN gibi EN SON, EN MÜKEMMEL, EN SAHİH, EN SAĞLAM, EN MUCİZ, EN NECİZ, EN EDEBİ, kaynak olan bir servetle övünen bizler. Öte yandan KUR’AN’a olan ihtiyacımızı, KUR’AN’sız olan düşüncenin ve davranışın biçareliğini idrak edemeyen yine bizler ! ..

Heyhat ! ..

Gelin görün ki, [müslümanlık iddiasındaki yığınlarca insan] bütün bu faktörlerden dolayı KUR’AN okumak ve okutmaktan korkuyorlar. Evet tek kelimeyle korkuyoruz KUR’AN’dan, Bunun yerine ağabeylerin, üstadların siretlerini KUR’AN’ın yorumu olaraktan insanlara arz ediyoruz ne garip değil mi ? ..

Bundan dolayıdır ki TEORİDE DEĞİL AMA uygulamada müslüman, KUR’AN’ı esas kaynak olarak gör[e]memektedir ..

Biz sanıyoruz ki KUR’AN bizimle güzelleşiyor ..

Hafızlar [Kur’an bülbülleri] yetiştirmekle, kendimize has en iyi okuyuşumuzla onu yücelttiğimizi sanıyoruz. Halbuki yücelmesi gereken bizleriz de bunun farkında değiliz [Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız][Enbiya suresi 10. ayet]

Aşağıların aşağısından insan olma seviyesine çıkması gereken bizler değilmiyiz ? ..

KUR’AN bizi şekillendirmek, bir yanımızla toprak olan varlığımıza [hilafet] ruhunu nefhetmek için şevkat ve merhamet sahibi ALLAH’tan inzal olmuştur. Hele bir düşünün, [Kitap nedir, iman nedir bilmeyen][Şura suresi 19. ayet] Elçi’nin de içinde bulunduğu ve kendileri karanlıklar içinde yüzen bir kavmi hidayete erdirmek için inzal edilen KUR’AN’ı biz yüceltme çabasındayız ! ..

Onun bize sunduğu hayat iksirinden bihaberiz ..

Ölüm döşeğinde yatarken yatağının başucuna gelen doktora hekimlik dersi veren hasta kadar küstah ve acınacak haldeyiz ! ..

KUR’AN’ın bize binlerce kez anlatıp durduğu şifa ünitelerinin nedeni olan hastalıklarımız iyileşmiş yahut hekimler yerin dibine gitmiş gibi, biz KUR’AN’ın akciğer kanserine, şeker hastalığına, tansiyon yükselmesine, migrene, kalp yetmezliğine vb. sunduğu tedavi yöntemleriyle meşgulüz ! ..

Bu ne dalalet, bu ne hamakat !..

KUR’AN’a olan uzaklığımız, sözde İslami basının hemen her yerinde rahatlıkla görülebilir cinstedir ..

Bir fakirin kitabında Peygamberlerin, mezarlarında diriltilip orada namaz kıldıklarını yazdığını gördük [Bakınız: Ömer BEĞ adındaki bir şahıs İmam Gazali’nin”Kıyamet ve Ahiret” adlı eserini tercüme edip, tamamen kendi notlarıyla ilavelerle doldurmuş; bu haliyle zaten 60 sayfa kadar olan risaleden sonra ”Müslümana nasihat Vahhabiliğin Başlangıcı ve Yayılması” gibi anti vahhabici bölümlerini ekleyerek okuyucuya İmam Gazali’nin kitabı imiş gibi yutturmaya çalışmıştır. Kitapta hangi satırın Gazali’nin, hangisinin kendisi ve başkalarının olduğunu ayırdetmek güçleşmiş-se de, bizim alıntı yaptığımız bahis Ömer Beğ denen şahsa aittir [Hakikat Yay. İst-1994) s. 132]

Yine başka bir sayfasında Peygamber’in anne-babasının iman edip etmediğini tartışıyordu ..

Peygamber’in ebeveynini [imansız] göndermemek için çok pratik, kıvrak bir zeka ürünü olan kestirme çözüm bulmuş: Hz. Peygamber’in ebeveyni [kendisi henüz doğmadan babası, altı yaşında iken de annesi] ölmüşlerdi ya, kendisi kırk yaşında peygamber seçildikten sonra ALLAH onları diriltiyor, yeni baştan Hz. Peygambere iman ediyorlar ve tekrar ölüyorlar! [Bakınız aynı eser: a.g.e., s. 21-22] Oysa ki bu kitabın yazarı Peygamber’in anne-babasının iman edip etmediği gibi bir abesle iştigalden ziyade kendi imanını gözden geçirse idi daha doğru olurdu herhalde değilmi ? ..

Evet, KUR’AN okumanın neden zararlı olduğu konusunda sanırım şimdi zihninizde bazı kanaatler oluşmaya başladı ..

Kur’an hakkıyla okunduğunda kafaları kemale erdiriyor ..

İpe sapa gelmez düşünceleri ipe-sıraya diziyor ..

Yukardaki örnekte geçen kilu kali yazan zatlar KUR’AN’ı gerçekten okusalardı bu anlattıklarının KUR’AN’la cepheden çatıştığını görmeyecekler miydi ? ..

Ne çare ki KUR’AN’ın [nazmı-nın] okunduğunda bir harfine karşılık cennette vadedilen! binlerce köşkleri, sarayları, sevapları saymaktan [Bakınız: İbnu’l Cevzi, Kitabu’l-Mevzuat, 1983, Cilt 11, s. 243-255; C. 2, s. 127] onu tertil ile tilavet etmeye yani düşüne düşüne okumaya zaman bulamamaktadırlar ..

Hem zaten KUR’AN sadece nazmını okuyalım, cûşa gelelim diye inmiştir herhal-de! Hele hele regayib, berat, miraç, kadir gibi kandil geceleri yok mu, işte KUR’AN bilhassa bu geceleri ihya için inzal olunmuştur. o gecelerde anlamını bilmeden okunur ve her zaman ki yerine asılır. KUR’AN’ın, mesajını anlamak için herhangi bir kaydu şarta bağlı kalmaksızın okunmasını salık verenler ise olsa olsa herhangi bir sapık fırkanın mensupları olabilirler ..

Evet, KUR’AN okumak, anlamak açısından oldukça riskli, tehlikeli hatta zararlıdır ! ..

Risklidir, çünkü cahiliyyeden çıkarıp gerçek bir imanla yüz yüze bırakır insanı ! ..

Tehlikelidir çünkü iman ettiğinizde malınızdan, canınızdan, kesada uğramanıza korktuğunuz ticaretinizden, çoluk-çocuğunuz ve karınızdan, besili atlarınızdan yani o güzelim otomobillerinizden fedakarlık yapabilme cüretini kazandırır ve derki: [De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, kabileniz/menfaat çevreniz, elde ettiğiniz mallar, kesadından korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden konutlar sizin için {ALLAH’tan, resulünden ve ALLAH yolunda cihattan DAHA SEVİMLİ İSE artık ALLAH, emrini getirinceye kadar bekleyin} ALLAH, yoldan ayrılmış bir topluluğu doğruya ve güzele kılavuzlamaz][Tevbe suresi 24. ayet] Zararlıdır, çünkü size dünyada onurlu, çileli, – belki – hapishanelerde geçen bir hayat vadeder ..

KUR’AN okumak hurafelerle örülü bir din anlayışının yıkılması açısından zararlıdır HURAFE TÜCCARLARININ MASKESİNİ DÜŞÜRÜR ALLAH ile Rasulü farklı farklı şeyler söylemeyeceğinden, ALLAH ile Rasulünü karşı karşıya getirmek gibi-ki ALLAH muhafaza buyursun – büyük bir hamakattan döndürür insanı ..

Profesyonellerce ayrı ayrı standardla halka arz edilen din ve siyaseti birleştirir KUR’AN okumak ..

Siyasetle dinin [Bakara: 193; Enfal 39; Nur: 37; Sa’d: 26]

Ticaretle dinin [Bakara: 275; Cuma: 9-10]

Ahlakla dinin [Mesela Hucurat suresine bkz] ayrı ayrı şeyler olmadığını gösterir ..

Ve infak etmeyi öğretir İHTİYAÇTAN FAZLASINI VERECEKSİN der [Ra’d: 22; Fatır: 29; Bakara: 219]

Namazın sportif bir tören olmayıp gerçek bir arınma ve şirkten uzaklaşma olduğunu [Bakara: 45; Nur: 37; Ankebut: 45 Rum: 31] tağuttan kesinlikle beri olmak gerektiğini, tağuta asla kulluk edilmemesi gerektiğini [Tevbe: 28] ve dinin yalnızca ALLAH’a has kılınması gerektiğini vurgular [Al-i İmran: 191 ] KUR’AN ..

Heyhat ! ..

Gelin görün ki, müslümanlık iddiasındaki yığınlarca insan bütün bu faktörlerden dolayı KUR’AN okumak ve okutmaktan korkuyorlar. Korkuyoruz tek kelimeyle KUR’AN’dan. Bunun yerine ağabeylerin, üstadların siretleri Kur’an’ın yorumu olaraktan insanlara arz ediliyor. Öyle ya ihtiyaçtan fazlasını vereceksin dedilermi akan sular duruyor ! ..

KUR’AN’ın bizzat kendisi, kendisinin okunmasını, kafaları çatlatırcasına anlatılmasını istemektedir. ALLAH, Kitabı’nın okunması için herhangi bir merasim emretmemişken – ALLAH müşriklere pislik [necaset] payesini biçtiği [Tevbe: 28] halde onlara bile KUR’AN’a dokunmayın dememişken – bizim mollalarımız abdestsiz dokunmayı, çocukların dokunmasını, diz üstü çökerek okumanın dışındaki pozisyonları yasaklamışlardır ..

Oysa ALLAH O’nu zikretmenin yatarak bile olabileceğini bildirmektedir [Aklı ve gönlü işletenler o kişilerdir ki, ayakta, otururken, yan yatarken hep ALLAH’ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler: Ey Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Şanın yücedir senin. Ateş azabından koru bizi][Al-i İmran: 191. ayet]

KUR’AN’a dayanmadığımız için çelişkilerimiz o kadar çok ki, ALLAH Rasulü ile bir avuç müslümanın Bedir’de, Uhud’da, Hendek’te vb. canları pahasına mücadele ettiklerini KUR’AN anlatırken, biz Türkiye’nin dört bir yanından kaldırdığımız yeşil sarıklı evliya motifiyle, [ki gerçekte ölmüşler ve çoğu un ufak olmuş insanlardır], göldeki balıklarla Kıbrıs’ı, şurayı burayı bombardıman edip fethediyoruz ..

Saymakla bitiremeyeceğimiz yanlış dini bilgi, inanç ve kanaatları -az sayıda da olsa- iyiliği emr, kötülüğü nehy azminde olan bir çok insan düzeltmeye, doğrusunu anlatmaya çalışıyor. Fakat müslümanların korkunç derecede KUR’AN’dan habersiz oldukları rahatlıkla gözlenebilmektedir. Çünkü, AMA EFENDİM BU DEDİĞİNİZİ KUR’AN DOĞRULAMIYOR Kİ dediğinizde karşınıza çıkarılacak argüman, ya bir hadisdir, ya bir EVLİYANIN kerametidir, yahut da, bir menkıbe kitabının gizemli sayfaları arasından çıkacak olan bayatlamış menkıbelerdir. Kısacası teoride değil ama uygulamada müslüman, KUR’AN’ı esas kaynak olarak gör[e]memektedir Kendisine ayetle izah edilen bir konuda ama efendim falanca evliya öyle dememiş, ama efendim, şöyle de bir hadis varmış sözlerini sık sık duyarsınız. Sanki ALLAH’IN RASULÜ ALLAH’IN KİTABI TEBLİĞ ETMİYOR DA, BAMBAŞKA BİR ŞEYDEN BAHSEDİYOR ..

KUR’AN’ı belirli gün ve gecelerde, üç aylarda, ramazan ayında, kabir başlarında, hasta başucunda, düğün-bayram yemeklerinde vs. okumak, onu hala anlamama azim ve kararlılığında olduğumuzun kanıtıdır ..

KUR’AN okumak bu uygulamaları ALLAH’ın istediği ve razı olacağı bir şekle dönüştürecektir ..

Bu konuda ilk zararı kassas ve bazı vaiz-hatipler görecektir ..

Evet, KUR’AN okumanın ilk zararını ekmeğini [hatm-i şeriflerden mevlid-i şeriflerden çıkaran, Ramazan ayının bereketini, okudukları ALLAH’ın ayetleri sayesinde kendi ceplerine aktaran dilenciler] içindir. İkinci olarak da KUR’AN’la insanların doğrudan doğruya muhatap olmalarını istemeyen, ellerindeki hadislerden, menkıbelerden, kerametlerden, israiliyyattan, şamanist geleneklerden örülü dini, ALLAH’ın Kitabı’ndaki DİN ile değiştirmemeyi düşünen DİN ADAMLARI İÇİNDİR ..

Elbette laiklik temeline dayalı sözde demokrat düzenlerinin yerine dine dayalı bir düzen istemeyen sistemin egemenleri de KUR’AN okunmasından zarar görenlerin hepsinin başında gelmektedir ..

Ama bütün bu barikatların hepsi de zamanla boşa çıkmaya mahkumdur.

Ne dersiniz, zararın neresinden dönersen kârdır derler DEĞİL Mİ ? ..

العصمة للّه وحده – el-Ismetü lillâhi vahdeh

[Kusursuzluk sadece ALLAH’a mahsustur]