Kişiyi İslâm’dan Çıkaran On Unsur

1- Allah’a kullukta O’na ortak koşmak. “Allah kendisine ortak koşmayı elbette bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah’a ortak koşan kimse, şüphesiz büyük bir günahla iftira etmiş olur” (Nisa, 4/48) Allah’dan başkası (putlar, liderler, büyük kabul edilen bütün insanlar, vs.) için kurban kesmek gibi. Şirk ikiye ayrılır:

a) Büyük şirk: Sahibi İslâm’dan çıkar. O hali üzere ölse ebedi Cehennemlik olur. Ölmeden önce tevbe etmesinden başka Allah’ın mağfiretine nâil olamaz.

b) Küçük şirk: Sahibi İslâm’dan çıkmış olmaz. Bu hali üzere ölse durumu Allah’ın affına kalmıştır. Allah celle celâluhu dilerse affeder, dilerse Cehenneme atar. (Allah şirkin her türünden korusun!)

2- Kişinin Allah ile arasında vasıtalar edinmesi. Duâlarında Allah’tan istediği gibi bu vasıtalardan da medet umup onlardan birşeyler istemek, onlara tevekkülde bulunmak insanı icmâen kafir yapar. Çünkü Şeriatların tebliği dışında hiç bir hususta Allah ile mahluk arasında vasıta olmaz.

3- Müşrikleri tekfir etmeyip onların küfre düştüklerinde şüphe etmek veya onların ideolojik mezheplerini doğrulamak. Bu kimse İslam dışı bir şeyi tanıdığı için icmâyla küfre düşer.

4- Başka birinin yol ve hükmünü, Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem’in yolundan daha güzel bulmak. Tağutların hükmünün O’nun hükmünden daha iyi olduğunu söylemek. Kur’ân ve Sünnete muhalif hükümleri daha üstün görmek te bu kabildendir. Yine, her kim Allah’ın indirdiği hükümden başka bir hükmü helal görürse; Allah’ın hükmünün daha iyi olduğunu söylese bile kafir olur. (O bu haliyle Allah’ın indirdiğinden başka bir hükmü benimsemiş ve mutlak Hâkimiyeti Allah’tan alıp beşere vermiş olduğundan küfre düşmüş olur.) “Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir” (Mâide, 5/44), “Hayır! Rabbine andolsun ki, aralarında çekiştikleri şeylerden seni hakem tayin edip verdiğin hükme içlerinde bir sıkıntı duymadan tamamen teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar” (Nîsâ, 4/65).

5- Allah Rasûlü Sallallahu aleyhi vesellem in getirmiş olduğu bir şeye onunla amel etse bile; buğzeden kafir olur.“İnkar edenlere gelince, onların hakkı yıkımdır. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır. Bunun sebebi, Allah’ın indirdiğini beğenmemeleridir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır.” (Muhammed, 47/8-9)

 

 

6- Dinden olan bir şeyle, o’nun sevabı veya günahıyla alay etmek küfürdür. “Onlara soracak olursan, ‘Biz and olsun ki, eğlenip oynuyorduk’ diyecekler; de ki: ‘Allah’la, ayetleriyle, peygamberiyle mi alay ediyordunuz?’ Özür beyan etmeyin, inandıktan sonra kafir oldunuz…” (Tevbe, 9/65-66).

7- Sihir yapmak. Kim sihir yapar veya sihir yapılmasına razı olursa kafir olur. “… Şeytanlar sihri ve Bâbil’deki Harût ve Mârût adlı iki meleğe indirilen şeyleri insanlara öğreterek küfretmişlerdi.  Oysa bu iki melek “Biz fitneyiz (sakın bize kanıp) küfre düşme” demedikçe kimseye bir şey öğretmezlerdi…” (Bakara, 2/102).

8- Müslümanların aleyhine olup müşriklere arka çıkmak.“… Sizden kim onlara dost olursa o da onlardandır. Allah zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez” (Mâide, 5/51).

9- Hızır -Aleyhisselam-’ın, Musâ -Aleyhisselam-‘ın şeriatına uymamış olduğu vs. iddiasıyla; bazı kimselerin de, Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem ‘in şeriatına uymayabileceğini iddia eden kafir olur: “Her kim İslâm’dan başka bir din ararsa, (bu din) kendisinden asla kabul edilmeyecektir. O kimse, ahirette de hüsrana uğrayanlardan olacaktır.” (Al-i imrân, 3/85).

10- Allah’ın diniden yüz çevirmek. Dinini öğrenmemek ve onunla amel etmemek. “Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldıktan sonra, O’ndan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Elbette ki biz, mücrimlerden intikam alıcıyız” (Secde, 32/22). Burada yüz çevirmekten, kişinin dinde zaruri olarak bilinmesi gereken şeyleri öğrenmekten kaçınması, uzaklaşması kasdedilmiştir. Kişinin İslâm’dan çıkaran bu hususlarda; şaka edenle ciddi davranan arasında hiçbir fark yoktur, hepsi aynı ölçüde bunlara muhataptırlar. Ancak can tehlikesi söz konusu olduğunda, zorla (ikrâhen) bunlardan birine düşen kimse müstesnâdır.Zikri geçen bu on madde kişi için çok tehlikelidir. Ne yazık ki, bunlarla çokça karşılaşılmaktadır. Elbette her müslümanın bunlardan sakınması ve nefsini kurtarmak için Allah’tan korkması gerekir. Allah’ın azabının dehşetinden yine O’na sığınırız.

Bu nedenle kişinin imanını muhafaza etmesinin tek yolu olan doğru bir inanca sahip olabilmesi için yukarıda sayılan hususlara dikkat etmesi gereklidir. İnsan ailesini de bu doğrultuda eğitmeli ve şu fitne ortamında onların da Cennetlerine yardımcı olmalıdır. Aksi takdirde son pişmanlık asla fayda vermiyecektir. Allah hepimizin yardımcısı olsun (Amin)