kadın - el - iffetBir Havva Diyor ki…

Bu yaşadığım kötü olayı yazmayacaktım fakat benim gibi başkaları da aynı hataya düşmesinler diye yazdım; ama yazmak benim için zor oldu, anıları tekrardan yaşadım.

1 yıl 3 ay öncesinde bir arkadaşımın yanına gitmiştim, orda arkadaşımın iş arkadaşı beni görmüş tanışmak istemiş. “Farklı cemaatten birine olumlu bakar mısın.” dedi. Cevaben” farklı bir cemaat olması benim için önemli değil, herkesin gittiği yer aynı yerdir, benim için önemli olan şeylerden biri ahlakı, namazı olması içki sigarası olmamasıdır.” dedim.

İlk görüşmemizde ona her konuda açık oldum.Hangi cemaate bağlı olduğumu, her şeyi söyledim.O da kendini anlattı.Sonuç olarak olumsuzdum.Arkadaşım olumsuz olmamın nedenini sordu. “Görüşürken çok rahattı, gözlerimin içine bakarak konuşuyordu, senli hitap ediyordu, aynı zamanda ismimi çok rahat kullanıyordu, bu yüzden rahatsız oldum” dedim. Arkadaşım “mesleğinden dolayı öyledir” dedi, bir daha görüşmemi istedi. 2.görüşmede de aynı kanıdaydım. 3.görüşme derken kalbim çarpmaya başladı. Bunun nedeni ise bu zamana kadar ben ilk defa bir erkekle böyle özel bir durum için konuşuyordum.

Hamdolsun ki, ben ne ilköğretim ne ortaöğretim ne de üniversite yıllarımda hiçbir erkekle ne oturmuşum ne de muhabbet etmiştim. İsterseniz cahil deyin, bu kadar okumuşsun bunda ne var diyebilirsiniz.ilk defa iş hayatımda erkekler iş dışında hiçbir yerde bir erkekle asla konuşmamışımdır. Keşke iş hayatımda olmasaydı diyorum çünkü bu zamana kadar dikkat etmiştim.

Aracı olan arkadaşım artık bu görüşmeler nereye kadar gidecek, artık adını koyun dediler.Bu süre zarfında bulunduğum cemaatten ve birkaç kişiden onu araştırmalarını istedim.Gelen cevapları ona hiç söylememiştim.Olumsuz gelmişti cevaplar.Nedenlerini de bildirdiler.Fakat ben çok seviyorum diye artık izin verdiler.Peki dediler.Biz senin üzülmeni istemiyoruz dediler bana kırıldılar bu zamana kadar itaatkar olmuştum çünkü.İlk defa istişareye itaat etmemiştim.Onu bulunduğum cemaate sevdirmeye çalıştım.Hayır o böyle inanın ki dedim. İki taraftan da araştırdık hem onun cemaatinden hem de buradan iki tarafta olumsuz cevap verdiler, biz senin mutlu olmanı istiyoruz dediler.

Arkadaşım bu görüşmeler nereye kadar dedikten sonra, onu aradım bir görüşme yaptık.Bu şehirde en sevdiğim yerde görüştük.Ciddiyetini sorguladım.Heyecanlıydım çünkü benim kalbimin ilk baharıydı o kış soğuğunda.Utandığımdan dolayı yüzüne bile bakamıyordum..Ona bakarken gözlerimi kaçırırdım.Çünkü utanıyordum.Onunla her buluşmam da heyecanlanıyordum.Onunla buluşmaya gitmeden önce hep 2 rekat namaz kılardım.Allahım yardım et bu işten bize diye.Benden müthiş bir şey istedi.Başörtü takmamı istedi, çok sevindim. “Hemen şu anda yapamam, fakat evlendikten sonra yaparım” dedim. Fakat bu konuda yanımda olur musunuz dedim. Eve gittim 2 rekat namaz kıldım şükür namazıydı.O kadar mutluydum ki.sonra zamanla kendime bir başörtü aldım.O da bana almıştı bir tane hepsini evde takardım aynanın önüne geçip.

Bu süre zarfında bir gün elimi tuttu, önce izin vermedim fakat sonra izin verdim. Biz evleneceğiz dedi. Bir hadisi şerifi söyledi. “Evlenince bütün günahlarımız dökülecek ellerimizin arasından” dedi. Benim dini bilgim onun kadar değildir. Doğum günümde bana müthiş bir sürpriz yaptı kuran meali hediye etti.İşte bana verilebilecek en güzel hediye buydu.Bana hep ayetler hadisler ışığında cevap verirdi.Böyle zamanlarda eve gidip şükür namazı kılardım böyle bir insanı nasip ettiği için.Ona derdim ben kimsenin elini tutmadım ilk defa senin elini tutuyorum, bu benim için çok önemli bir şey demiştim.Zamanla gözlerimdeki o ar perdeleri kalkmaya başladı.Sanki biz yavaş yavaş karı koca moduna girmeye başladık.Hala adını koymuyordu.Zamanla bulunduğum cemaatin kitaplarına, büyüğüne laf atmaya başladı,Üzülüyordum.

Bir gün beni evine davet etti. Cemaat eviydi. Hiç kimse yokmuş, balık yapmış (o zamandan beri balık yiyemiyorum.)Benim sevdiğim şeyleri almış. “Gelmesem daha iyi olur.” dedim. Niye ki ne olacak dedi. Peki dedim.Tam evine giderken annem aradı, sesi ağlamaklıydı. “Yavrum rüyamda gördüm, bir adam sana kötülük yapıyordu dikkat et .”dedi. Anneme söyleyememiştim biriyle görüşüyorum diye bu gizlilikte beni bitiriyordu, üzüyordu.

Eve gittim.Yemek yedik film seyretme kısmına geçtik; fakat olmaması gereken şeyler yaşanmaya başlandı.Bana dokundu,vesaire şeyler, sonra cinsel içerikli teklifler.Eve geldim hıçkıra hıçkıra ağladım.”Evleneceğiz inşallah biz, anneme senden bahsettim.” dedi… Sonra bu olay yaşanmamış gibi hayatımıza devam etmeye başladık; çünkü o yaptığına pişman olmuş, özür dilemişti.

O sırada evlilik hakkına konuşuyorduk.Düğünümüz nerde olur, nasıl olur, tatilleri nasıl yaparız derdi ben de hep sen nerdeysen ben orda olurum. “Benim ailem köyde otururlar, inek sağar mısın?” dedi,”öğrenirim inşallah” dedim. Çalışma konusunda da kesinlikle çalışmamı istemiyordu. Çocuklara kim bakacak, bakıcı ya da annelerimiz mi bakacak, çocuk senin sözünü dinlemez dedi.Haklıydı onda da anlaştık çocuklar olunca ayrılacağım dedim.Kızım olursa ismini şunu koymak istiyorum demiştim.

Birlikte sessizliği dinlerdik,kavga etmezdik, o benim için çok değerliydi.O sinirlendiğinde ben susardım hiç karşılık vermedim.Onu görmeden sesini duymadan edemez oldum.O olayı unuttum.Bana hep kızardı niçin bana yemek yapmıyorsun.Bir arkadaşının mezuniyetine sarma yapmamı istedi.Evelallah yemeğin en kralını yaparım; fakat ismim sevgilisi diye geçiyordu.Ne sıfatla yapayım derdim.

Beni sevmiyorsun demişti, ama yapmamın doğru olmadığı kanısındaydım. Sonra 2. 3.4.5. yakınlaşmalar oldu olmaması gereken yakınlaşmalara devam etti.O işi yapmayı teklif etti; zevk alacağımı söyledi, kabul etmedim.

Bir gün benden ayrılmak istedi, sebep ise başörtüyü hemen yapmıyorum diyeymiş. Bir gece intihara karar vermiştim. Onu aradım hıçkıra hıçkıra ağladım, seninde bacın var dedim, kendimi kullanılmışlık hissinden alamıyordum.

Bu mailden sonra ertesi gün o yanıma geldi kırmızı güller almış.Bir daha deneyelim dedi.Onu o kadar seviyordum ki kabul ettim. Ertesi gün pikniğe gidelim dedi.Piknik dönüşü evine gittik bu evi cemaat evi değildi.Cemaat evinden ayrılmıştı, orda da olmaması gereken şeyler yine yaşandı.Beni gördüğünde dayanamıyormuş artık.Ertesi gün beni okula bıraktı, okulda hıçkıra hıçkıra ağladım.Boğuluyordum kimse yoktu tektim.

“Neler oluyor bana, nasıl olurda bir adamın evine giderim” dedim, bu zaman kadar ilköğretim lise, üniversite yıllarımda hiçbir erkekle muhatap olmamıştım.Sonra telefonla aradım ben başörtüyü evlendikten sonra yapacağım dedim, hemen yapmazsam ayrılacak mıyız dedim evet dedi, peki dedim kapattı telefonu..O hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam etti. Benim içinse mücadeleler yeni başladı.

Onun için kazandığım bir pozisyonu bırakmıştım, çünkü yuva kuracaktım.

İnsan sevdiği için bütün fedakarlıkları yapar. 2 ay kadar sonra onu tekrar aradım “ben unutamıyorum o olayları, ben ne olacağım, bana dokundun 6 ay görüştün” dedim. “Ne yani sana dokundum diye evlenmem mi lazımdı” dedi . Sonra devam ettim “Dokundun ya o işi de yapsaydın….?” “Çirkinleşme” dedi. “Allah affeder, tövbe et dedi ” (yani suçlu sadece ben oldum ki öyle ki herhalde tedavi gören benim, o mutlu mesut devam ediyor).TÖVBE BASİT BİRŞEY Mİ? ve ekledi “sana dua ediyorum iyi biri ile karşılaşman için, çünkü sen çok iyi biriydin” dedi. “Ve namaz kılacağım, sana dua edeceğim, ben dua ettim Allahım hayırlısı değilse bu sevgiyi kalbimden al dedim ve aldı. Başörtüyü yapsaydın şimdi evli olurduk.” dedi.

Sonra tavsiyeleri vardı” Zaman her şeyin ilacıymış. Kendisi yeni insanlarla görüşerek beni unutmuş, bu sevgiyi kalbine gömmüş(!),bana da yeni biriyle görüşmemi” söyledi.

Dediğini yapamadım, çünkü her uyuduğumda o olay geliyordu aklıma. Kendimden tiksindim, eğlenilecek kız olarak gördüm. Son sözümü söyledim, Rabbim eğer hakkım varsa hakkımı helal etmiyorum ona . Bu dünya onun olsun, diğer alemde ondan hakkımı alacağım.Benim günahımı da bu dünyada al dedim.9 ay boyunca ağladım gizli olarak psikiyatriste gittim, ilaç kullandım. Bir gece yine intihar edecektim, kafamda tamam dedim. Birden uykuya daldım nasıl oldu anlamadım,sonra o gece rüyama bir alim zat geldi ve bana bir şey söyledi. Şu anda hala psikiyatrideyim %20-%30 iyileşme kaydetmişim.

Psikiyatrıma olayları, yaşadığım her şeyi anlatamadım, çünkü utanıyorum, o da bunun farkında. Kalkacaksın dedi. Allah ondan da razı olsun bırakmadı beni, hep yardımcı oldu.Toparlamaya çalıştı.Ben düşerken o beni tekrar kaldırdı.

Şimdi o bey nişanlıymış, istediği gibi birini bulmuş başörtülüymüş, fakat bana çalışmayacaksın demişti çalışan biriyle evleniyor. Çevremde ki arkadaşlar herkes onun nişanlandığını duyan herkes ohh çok şükür nişanlandı, ondan kurtuldun dediler. Ben bunu diyemiyorum çünkü çok sevdim onu.O beni kendine layık yar görmedi.Çünkü ben onun ailesine yakışan bir gelin değildim.Başörtülü değildim.

Psikiyatrımın bir tespiti var “onu öyle bir merkezine koymuşsun ki, hala ona güzel şeyler diyebiliyorsun, çok sevmişsin.” dedi.Ona kitap bile yazdım. Resmini yaptım. Yaptığım resmi ağlaya ağlaya yırttım.Mükafatlandırılan o cezalandırılan benim gibi geliyor bana. Niçin hala sevgim gitmiyor bunu anlayamıyorum.Bilemiyorum.

Ondan sonra karşıma çoook iyi bir insan çıktı; fakat ben kendimi o insana layık göremedim kendimi kirlenmiş, kullanılmış, günahkar hissinden alamıyorum. Psikiyatrımla istişare ettim ve o insana cevaben olumsuz gönderdim.

Peki ben nasıl ayağa kalkmaya çalışıyorum diye sorarsanız, benim gibi böyle durumlar veya daha kötüsünü yaşayan insanlara şunu diyorum DUA ile kalktım.Her gece teheccüt namazında rabbimle buluştum. Bir tek ona anlatabildim yaşadıklarımı görmüyor mu? Görüyor beni fakat anlatmak istiyorsunuz birilerine anlatamıyorsunuz.Ve kuran ve mealini okuyun.İnanın ki ruha çok iyi geliyor.Hatimler yapmaya çalışıyorum.O olay hep aklıma geldiğinde önce salavat çekiyorum, sonra estağfrullah, sonra da Hasbinallahü ve nimel vekil deyip düşüncelerimi değiştiriyorum.

Bütün genç kızlara söylüyorum hiçbir erkeğin evine ne olursunuz gitmeyin.Güvenmeyin.Cemaatçi, dindar dahi olsa..Çünkü hepimizin nefsi var…Ne olursunuz dikkat edin!

Bana da dualarınızı esirgemeyin, ihtiyacım var.