İslamiyet Bütün Sorunları Çözmek için Kâfi midir?

İslamiyet Bütün Sorunları Çözmek için Kâfi midir?

Evet, kâfi ve vâfidir.

Bir fabrika düşünüldüğünde onun nasıl bir sistemle çalıştığını, onu kurup yapandan daha iyi kimse bilemez. Çok basit bir elektronik aletin bile çalışma şeklini bilen birine danışıyoruz. Aynen bunun gibi insanı yaratan kim ise onun gerek kişisel, gerekse toplumsal yaşama tarzını en iyi bilen de o olacaktır. Ve insanı Allah yaratmıştır.[1] Öyleyse, kişinin dünya ve ahiret saadetini sağlayacak olan tek vesile de O’nun gönderdiği dindir.[2]

Bugün bu gerçek herkes tarafından kabul ediliyor, zira insan eliyle ortaya konan bütün sistemler bugün yok olmuştur. Geçici başarıları onların devamlı olmalarına yetmemiştir. Tarihte görülen en ünlü sistemlerden feodalizm, sosyalizm, kapitalizm ve komünizm ardı ardına yıkılmış ve arkalarında derin yaralar bırakmışlardır. Fakat İslâm ilk günden beri özünden hiçbir şey kaybetmeden bugünlere kadar gelip ulaştı. Batı, bu işin farkındadır.

Asrın dertleriyle dertli olan insanlık, yeniden İslâm’a yönelmektedir. Bugün bir türlü çözülemeyen problemlerin ancak İslâm ile halledileceği görüşü oldukça yaygındır.

Bu işin fazileti de düşmanların dahi bunu kabul ve itiraf etmesidir. İşte bugün o noktaya gelinmiştir ki, düşmanlar dahi yaptıkları açıklamalarla bu hakikati kabullenmiş görünmektedirler. Bugün Avrupa’da, İslâmiyet’i kabul ettiği hâlde, çevresinden endişe ettiğinden bunu açıklayamayan pek çok insan da vardır.

Ayrıca onlar, İslâm’ın hangi meseleyi halledemediğini göstermeliler ki, biz onun cevabını vermiş olalım. Onlar soyut sordukları için bizim cevabımız da soyut olacaktır. Cevabı hiç kimse tarafından inkâr edilemeyen bir mesele hakkında esasen daha fazla söz, hem israf hem de abesle iştigaldir. İslâm ise israf ve abes işi asla tasvip etmez.

| [1] Kur’an-ı Kerim; Mülk sûresi, 67/14. Ayet Meali
| [2] Kur’an-ı Kerim; Âl-i İmrân sûresi, 3/19. Ayet Meali; Mâide sûresi, 5/3. Ayet Meali