Çok revaçta olan bir bakış açısında, kitlelere saldırmak için kullanılan intihar bombacıları, terörizm ve İslamiyet’in birleşiminden doğmuştur. Geçtiğimiz on yılda, dünya üzerinde birçok masum insanın hedef alındığı intihar saldırıları düzenlenmiştir. Bir intihar bombacısı yakalandıktan ve yargılanmasından sonra, basına ulaşan bilgilerde kişinin tüm her şeyi İslam için yaptığını söylediği bildirilir. Bu tarz bombacıların Müslüman olduklarına ilişkin iddialar için birçok akıllıca soru belirir; bu kişiler gerçekten Müslümanlar mı, yoksa diğer dinlere mensup insanlar tarafından Müslümanlık kimliğinin karalanması amaçlı, tüm dünya kandırılıyor mu?

Bu tarz bir oyun için birçok neden vardır, çünkü bazı kimseler İslamiyet’i tüm dünyaya en kötü şekilde göstermek istiyorlar. Bu gayede birçok organizasyon, İslamiyet ile bağlantılı gösterilebilecek en kötü olayları bulmak için çaba göstermektedir. Tüm bunları göz önünde bulundurarak insanlar, Müslümanların dünya çapında büyük yıkımlara yol açacak intihar saldırıları için eğitildiğini düşünmektedirler. Fakat gerçekte ve geçmişte de gördüğümüz gibi, intihar saldırıları asla İslami esaslara dayanmamıştır. İntihar saldırılarının geçmişi, İncil öncesi döneme dayanmaktadır. Aslında bu tarz iftiralar, İslamiyet’in şiddet karşıtı görünüşünü karalamak içindir. İslamiyet hakkında bilgi almak isteyen ve ona ilgi duyan insanların eğilimlerini kesmek için İslamiyet ve terörizm, sık sık dünya kamuoyunda ilişkili kavramlarmış gibi gösterilir.

Eğer bir insan intihar saldırılarının tarihini araştıracak olursa, karşımıza çok şaşılacak bir gerçek çıkacaktır. Tarihteki ilk intihar saldırısı ilk çağda, Yahudi tFteröristler olan Sicarii’ler tarafından gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda Yahudiler Hıristiyan Hitler Almanyası tarafından katledilmişlerdir. Sonrasında 1990’lı yılların ortalarında, yüzlerce Müslüman ve Katolik Hıristiyan; bu katliamın Ortodoks Mezhebi tarafından gerçekleştirildiği fikrinde birleşmiştir.

Hangi dine tabi olursa olsun eğer kişi dini kitabını dikkatlice inceler ise, farkına varacağı şey; Allah’ın dünya üzerinde insanı yaratan tek güç olduğudur. İnsana hayat veren ve bu hayatı bir gün alacak olan O’dur. İnsanın kendi hayatı üzerinde bir hakimiyeti yoktur. Allah’ın isteğiyle insan hayatı ellerinden alınabilir ya da uzatılabilir. Terörizm ve İslamiyet her zaman Müslümanlar üzerinden ilişkilendirilir fakat insanların farkına varamadıkları asıl nokta da İslamiyet’in insanlara neler öğütlediğidir. Bir Müslümanın kesin olarak uyarıldığı şeylerden biri de intihara teşebbüs etmesi halinde cehennemde yanacağıdır. Bir Müslüman cennetteki yerinden olacağını bilerek nasıl olur da böylesine aşağılık bir eylem olan intihar saldırılarında yer alır?

Terörizm ve İslamiyet birbirinden farklı iki felsefedir. Biri insanlığa yıkım ve acı getirirken diğeri aşkın sembolünü, barışı, dürüstlüğü ve saygıyı içinde taşır. Her insanı Allah yaratmıştır ve bir insan başkasının canını alıyorsa, tek canı yanan kurban olmayacaktır. Tüm dünyanın tekrardan düşünerek görmesi gereken şey; Müslümanların terör ve şiddetten sorumlu oldukları mı yoksa belirli konularda rant elde etmek isteyen kişilerin yerine getirdikleri eylemleri, son dönemde insanların ağırlıklı olarak kabul ettikleri ve insanlığın barışını hedefleyen bir din olan İslamiyet’e mi yükledikleridir. Bu konudaki fikirler ve kararlar, tarafsızca ve herhangi bir dinin etkisinde kalmadan alınmalıdır.