el-Ğafûr - ya Ğafûr

el-Ğafûr - ya Ğafûr

el-Ğafûr | ya Ğafûr

Ğafur : Kullarının günahlarını çok örten, onları cezalandırmayan ve bağışı bol olandır.
Al-Ghafur :
The Forgiver and Hider of Faults.

Cenab-ı Hak buyuruyor:
O, günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı çetin, lütuf sahibi Allah’tandır ki. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur, dönüş ancak O’nadır.” (Mümin, 3)
Dikkat et! O, azizdir ve çok bağışlayandır.” (Zümer, 5)
Kullarıma, benim, çok bağışlayıcı ve pek esirgeyici olduğumu haber ver.” (Hicr, 49)
Hakikaten Allah çok bağışlayıcı ve mağfiret edicidir.” (Hacc, 60)

Allah, kullarını sadece bir kere değil defalarca bağışlar. Öyle ki, O’nun bağışlaması sayılamaz. Kullarını dünya ve ahirette rezil etmeyen onların günahlarını gizleyen, örten ve günahlarından dolayı cezalandırmayan. Allah,  iyiyi-güzeli  açığa çıkaran, kötüyü, çirkini  örtendir. Allah dünyada üzerlerini örtmek, ahirette de  cezasını vermemek suretiyle bunu örter. Allah insanı üç türlü örtü ile örtmüştür.

-İlk örtü; insanın ayıp ve çirkin görünen yerlerini gizleyen elbiseleridir.

-İkincisi; insanın fikir, düşünce ve hayallerini kalbinde gizlemesidir.

-Üçüncüsü ise; Allah kulunun günahlarını örtmüş, gizlemiş; günahlarını sevaba çevirmiş, sanki  hiç günah  işlememiş gibi ahirette yalnızca sevaplarını  yazan kitaplarını vermiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor : (1)

-Kul, günahını itiraf eder ve tevbe ederse, Allah tevbesini kabul eder.

-Açıktan günah işleyenler dışında ümmetimin tamamı affedilir.

-Kim bir müslümanın hata ve günahlarını örterse, Allah da dünyada ve ahirette o kimsenin hata ve günahlarını örter.

Tenbih : (2)

O’ndan başka kulların günahlarını bağışlayan kimse yoktur. İçtenlikle tevbe eden, sanki hiç  günah işlememiş gibidir. Kullar için zorunlu olan, bağışlaması pek geniş olan Allah’tan günahlarının bağışlamasını talep etmek ve hiç bir zaman ondan ümit kesmemektir.

Her müslüman, bir günah işlediğinde onu insanlardan gizlemeli  ve asla açığa vurmamalıdır. Günahlarını yalnızca Allah’a itiraf etmeli  ve ondan bağışlanma dilemelidir.

Bu ismi bilen her müslüman, kendi günahlarını örrtüp gizlediği gibi, başkalarının da günahlarını örtüp gizlemeli ve açığa vurmamalıdır. Yüce Allah’ın şu ayetini akıldan çıkarmamalıdır. “Allah’ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız?  ” (Nur, 22)

Bu ismi celilin 1286 defa tilavetine devam edenin günahlarını Cenab-ı Hak afv ve mağfiret buyurur. Kendisine karşı gazab ve düşmanlık zarar ve tesir etmez. Gazab anında kendini gören sukunet bulur. Hiddetinden eser kalmaz. (3)


Kaynaklar:
1) Buhari
2) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
3) Esmaül Hüsna Şerhi İmam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005,  Mütercim ilavesi Sayfa:233-234
4) Islam City
5) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun bayrak, Threshold Books, 1985


 

 

Diğer Bölüm…

Af etmeyi seven, mağfireti bol…

“Günahları örten, çok bağışlayan” anlamına gelen “el-Ğafûr” İsm-i Şerif’i Kur’an-ı Kerim’de 91 defa geçmekte ve bu da bize Rabbimizin (CC) afvediciliğinin hep öne çıkarılması gerektiğini ve bizim de Allah’ın (CC) kullarının kusurlarını kapatmamız gerektiğini ifade etmekte.

“el-Ğaffâr” İsm-i Şerif’ini açıklarken ifade ettiğimiz gibi Rabbimiz (CC) vücudumuzun içini kan, kemik, et, sinirle donatmış, ama dışımıza incecik bir cild perdesi çekerek güzelleştirmiş.
İçimizden geçen kötü düşünceleri kapatacak bir perde vermiş. İşte “el-Ğafûr”a iman eden bizlerde ayıpları, kusurları, günahları teşhir etmeyeceğiz.

Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin mağfireti çoktur. Mağfiret, Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin yarlığamasıdır. İsm-i şerifteki çokluk manası itibariyle bir kulun kusuru ne kadar büyük ve çok da olsa yine saklar. Meydana koyup ta sahibini rezil ve rüsvay etmez demek olur. Bu mana “el-Ğaffâr” İsm-i Şerif’inde daha geniştir. Aynı maddeden bir de “Ğafîr” İsm-i Şerif’i vardır ve bu üç isim arasında manaca şöyle bir fark da beyan edilmiştir. “Ğafîr”, umumiyet itibariyle kötü ve yüz kızartıcı sözleri ve işleri örten demektir. Bu sayede insanlar ,biribirini seviyor, emniyet ve itimad ediyor. Öyle ya, benim gizli kabahatlarım, iğrenç düşüncelerim aşikar olsa, Cenab-ı Hakk (CC) Hz.leri onları örtmeyip de, meydana koysa, herkes benden selamı-kelamı keser ve kaçardı. Senin de öyle.. bütün insanların da böyle.. Şu halde “Ğafîr” isminin hükmü olmasaydı “İnsan topluluğu” diye ortada bir cemiyet bulunmazdı. “Ğafûr” İsm-i Şerif’inde çirkinliklerimizi melekut aleminden de saklamak vardır.

Melekut alemi: Ruhaniler, melekler ve diğer göze görünmeyen nurani ve ecsam-ı latife sınıfı demektir. Melekut, nasutun zıddıdır. Nasut, maddi cisim taşıyan insanlık ve dünya alemidir. Dünya aleminde herkes birbirine saygı gösteriyorsa, bu hal Allah-ü Teala (CC) Hz.leri kusurlarımızı sakladığı içindir. Fakat nasut aleminin göremediğini melekut alemi görür. Melekut alemine sefer ettiğimizde, onlardan da aynı hürmet ve riayeti görmek için, kusur ve kabahatlerimizin onların nazarında da kapalı kalması lazımdır. İşte melekut sakinlerine karşı da kusurlarımızı örtmesi itibariyle Allahu teala “Ğafûr”dur. Sonra, insan gizli kalmış kabahat ve kusurlarından dolayı başkalarına karşı hicap duymazsa da kendi nefsine karşı mahcuptur. Herkes kendi iç aleminde, vicdanında yaptığı kötülüklerden müteessir ve müteezzidir. İnsanı bu ezadan kurtarmak için, kabahatlarını kendi nazarından da örtmek, yani kabahat sahibine kabahatlarım bütün bütün unutturmak lutfu vardır. İşte bu itibarla da “Ğaffâr”dır.

Allah-ü Teala (CC) Hz.leri kllarını dünya ve ahirette rezil etmeyen onların günahlarını gizleyen, örten ve günahlarından dolayı cezalandırmayan. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri, iyiyi-güzeli  açığa çıkaran, kötüyü,çirkini  örtendir. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri dünyada üzerleini örtmek, ahirette de  cezasını vermemek suretiyle bunu örter. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri insanı üç türlü örtü ile örtmüştür. İlk örtü; insanın ayıp ve çirkin görünen yerlerini gizleyen elbiseleridir. İkincisi; insanın fikir, düşünce ve hayallerini kalbinde gizlemesidir. Üçüncüsü ise; Allah-ü Teala (CC) Hz.leri kulunun günahlarını örtmüş, gizlemiş; günahlarını sevaba çevirmiş, sanki  hiç günah  işlememiş gibi ahirette yalnızca sevaplarını  yazan kitaplarını vermiştir. Allahım (CC)! Ne büyüksün, ne kerimsin!

Dua: Ey bağışlaması bol Allah’ım (CC)! Ayıpları örten sensin. Güzeli gösteren, çirkini gizleyensin. İlahi (CC)! Bize kendi kusurumuzu göster, başkalarınınkini gösterme Allah’ım (CC)! Bizi affedici kullarından eyle! Kalbi katı olanlardan eyleme! Ğaffâr isminin tecelli ettiği bahiraylardan eyle ya Rabbi (CC)! (AMİN)

Kula Gerekenler: İçimizi gıcıklayan nefsani ve şeytani arzuların bir düziye tehacümü, bir taraftan hevesatımız karşısında zaafımız, diğer taraftan çok defa ayağımızı kaydırır, bizi günahkar eder. Bu yüzden Allahın mağfiretine ihtiyacımız hiç kesilmez. Allahın mağfireti ise boldur. Hiçbir isteyici bundan boş dönmez. Yalnız mühim olan cihet: Yaptığımız kötü işlerden dolayı yürekten bir nedamet acısı duymak ve bu acının tazyiki iledir ki, “Ya Rab (CC)! Mağfiretini dilerim..” diyebilmektir.

İsm-i Şerif’in Faideleri: İhlasla bu İsm-i Şerif’e devam eden, Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin rızasını celbeder ve O’nun (CC) sonsuz af ve mağfiretine nail olur. (İnşa Allah)