Evde Kedi Beslemek Günah mıdır?

Evde Kedi Beslemek Günah mıdır?

Kedi pis değildir. Gezdiği yerlerde namaz kılınır.

Sahabeden bir hanım anlatır:

Abdest alması için bir kaba su koymuştum. Kedi gelip bu kaptan su içince dayım Ebu Katade biraz daha su içmesi için, kabı kedinin önüne uzattı. Benim hayretle baktığımı görünce, dedi ki:

Niye hayret ettin? Resulullah efendimiz buyurdu ki:

Kedi necis değildir. Etrafınızda çok dolaşan [sevimli ] bir hayvandır.

| Kaynak: Tirmizi, Nesai, Ebu Davud, Muvatta

Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in Kedisi Müezza:)

Kedilere İslam dininde de büyük önem verilmiştir. Ancak bir kedi vardır ki, tüm İslam âlemindeki kedilerin kaderini değiştirmiştir. Belki de değiştirmesi görevi yüklenmiştir. O’nun adı Muezza’dır. Çünkü o, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in kedisidir. Muezza, birden fazla kedisi olduğuna inanılan Peygamberimizin en sevdiği, karamel rengi bir habeş kedisidir.

Bir gün Muezza, Peygamberimizin tam da giysisinin yenine kıvrılıp uyur. Peygamberimiz namaza çağrılınca, kediyi rahatsız etmektense giysisinin yenini keser. Döndüğünde Muezza, sahibinin önünde eğilir; bunun karşılığında da üç kere sırtı okşanır. Rivayete göre kedilerin sırt üstü düşmemesinin sırrı, Muezza’nın sırtına yüce peygamberimiz ellerinin değmesidir.

Pek muhtemel bir sokak kedisi olduğu tahmin edilen Muezza’nın “Mekke’nin kavurucu sokaklarından Hz. Muhammed’in ilgisi ile kurtulmuş” olduğu rivayet edilir. Kendisi de sıkı bir kedi dostu olan ve hadisleri aktaran Abu Hurayra, (Anlamı: Kedi babasıdır) Hz. Muhammed’in, kedilerin ticari alım satımını da yasaklattığını söyler.

Yine onun vasıtasıyla aktarılan bazı hadislerde “Kedisine eziyet eden bir kadının cehennemde çektiklerinden” bahsedilir. Mesaj oldukça açıktır! Kedilere iyi muamele şarttır! Bir başka efsane önerme ise “Bir kediyi öldürürsen yedi cami yaptırman gerekir” yaptırımıdır.

Günümüzde genelde İslam ülkelerinde “Muezza” marka kedi mamaları raflarda yerini almıştır. Muezza hakkında Prophet’s Cat (Peygamberin Kedisi) isimli yayınlanmış bir de kitap yayınlanmıştır. Ama ne acıdır ki Muezza gibi nice kedilere nasıl muamele edileceği, maalesef Müslümanların kalbindeki raflarda yerleşmesi gerektiği yeri bulamamıştır.

Kediler İle İlgili Hadisler:

Ebu Hureyre: Sen Kedi Babasısın!

Peygamber efendimiz (s.a.v): -“Kediyi sevmek imandandır”,

-“Niçin?” diye sormuşlar.

-“Ebu Hureyre bilir” demiş.

| Buhari – Hadis No: 2161

Resulullah (s.a.v) buyurdular ki:

Bir insan, eve hapsettiği bir kedi yüzünden cehenneme gitti. Kediye yiyecek vermemiş, yeryüzünün haşeratından yemeye de salmamıştı.

| Buhari – Hadis No: 1977

Ravi -ki, İbnu Ebi Katade’nin nikahı altında idi- anlatıyor:

“Ebu Katade (ra) yanıma girdi. Kendisine abdest suyu hazırladım. Bu sırada, sudan içmek üzere bir kedi geldi. Ebu Katade kabı uzattı, kedi içti.”

Kebşe sözlerine devamla der ki:

Ebu Katide kendisine bakmakta olduğumu gördü ve:

“Ey kardeşimin kızı, buna hayret mi ediyorsun?” dedi.

Ben de: “Evet!” demiş bulundum.

Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):

“Kedi necis değildir. Kedi sizin tarafınızda çokça dolaşır buyurdular” dedi.

| Hadis No: 3513

Davud İbnu Salih İbni Dinar et-Temmar, annesinden anlatıyor:

“Efendim beni, Hz. Aişe (ra)’ya bir miktar yemekle gönderdi. Gelince Hz. Aişe’yi namaz kılıyor buldum. Bana, elimdekini koymamı işaret etti. (Ben de bıraktım). Ancak bir kedi gelerek üzerinden yedi. Hz. Aişe (ra), namazından çıkınca, kedinin yediği yerden yemeği (bir miktar) yedi. Sonra da şu açıklamayı yaptı: “Resulullah (s.a.v): “Kedi necis değildir, o sizi çokça dolaşan birisidir” demişti. “Ben ayrıca Resulullah (sav)’ın kedinin artığıyla abdest aldığını gördüm.

| Hadis No: 3514

Bir olay üzerine de yaygın olarak bu hadis söylenmiştir;

“Sahabe’den bir zât daima Resûl-ü Ekrem’in yanında bulunur, söze karışmaz daima dinlermiş, munis, orta boylu, siyah saçlı, siyah gözlü, zayıf bünyeli fakir bir zât imiş. Eshab-ı sofa ile yemek yer çok konuşmaz. Gözleri yaşlıdır. İyiliği sever.”

Resûl-ü Ekrem de kendisine hoş nazarla bakar, kendisini severmiş. Ara sıra kendisi ile görüşürmüş ve bazı görüşmelerde tebessüm ederlermiş. Küçük bir kulübe gibi evde otururmuş. Sokakta kalmış kedileri götürür onları yedirir severmiş. Resûl-ü Ekrem’in bundan haberi yokmuş. Sahabeler bir gün Resûl-ü Ekrem’e söylemişler:

“Pis kedileri toplayıp kulübesinde bakıyor!” demişler.

Resûl-ü Ekrem bir şey söylememiş. Bir gün sokakta görmüş, bu zât bir kedi yavrusu bulmuş.

Resûl-ü Ekrem’e sahabelerin söylediğini, kendisi de bildiği için Resûl-ü Ekrem birşey söyler diye, kediyi hemen hırkasının içine saklamış.

Resûl-ü Ekrem kendisine,

“Hırkanın altında ne sakladın” demiş. Hırkayı açmış, küçük bir kedi yavrusu…

Resûl-ü Ekrem yavruyu sevmiş, okşamış, ve o zâta:

“Ebu Hureyre: Sen kedi babasısın” demiş.

İsmi artık böyle kalmış.

Biz de Resûl-ü Ekrem’in koyduğu isme hürmet için o zâtın ismini söylemiyoruz.

Bir gün bir sohbette Resûlullah efendimiz:

“Hubbül hırratı minel iman” Buyurmuş. Yani “Kediyi sevmek imandandır.”

“Niçin?” diye sormuşlar.

“Ebu Hureyre bilir” demiş, başka bir şey söylememiş.

Ve Eba Hureyre’ye bir çok daha ledunni sırlar söylemiş.

Ona söylediği sırları Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali bile bilmezdi.

Eba Hureyre’den beş hadis rivâyet edilmiştir. Fazla değil.

Kendisine:

“Bize de söyle Resûl’un sana söylediklerini…”

“Söylersem kâfir oldu diye başımı vurursunuz!” demiş.

Eba Hureyre’nin bildiğini hiç kimse bilmez.

Resûlü Ekrem’in Eba Hureyre’ye ledunni sırlardan söylemesi ne sebeptendir? Ve niçin Eba Hureyre’yi seçmiştir?

Bu da sır değildir amma ne faydası var, onun gibi olamadıktan sonra…

Merak etmek, birşeyi öğrenmek bazen insanı küfre götürür.

“Tehlike ile karşılaşmamış olan insan, cesaret hakkındaki sorulara cevap veremez.”

Meçhul, Sır kelimeleri insanın akıl hududunun ötesine habersiz hürmetin gizlendiği kelimelerdir.

Ebu Bekir Vasiti hazretleri anlatır:

Bir gün giderken başımın üzerinde bir kuş uçmaya başladı. Dalgınlıkla kuşu yakaladım. O elimde iken, başka bir kuş daha uçuyordu. Elimdeki kuşun annesi sanarak kuşu elimden bıraktığım anda, kuş öldü. Buna çok üzüldüm. O günden sonra bende bir sıkıntı başladı ve bir sene geçmedi. Bir gece Peygamber efendimizi rüyamda gördüm. Bir senedir, o kadar çok sıkıntının tesirinde kaldığımı, çok zayıflayıp ayakta namaz kılamaz hâle geldiğimi arz ettim. O zaman; “Bunun sebebi, o kuşun, senden şikayetçi olmasıdır” buyurdu. Evimizdeki kedi yavrulamıştı. Ben bu sıkıntı içinde düşünürken, bir yılanın kedi yavrularından birisini yakalamaya çalıştığını gördüm. Bastonumu yılana vurunca, kaçtı. Kedinin annesi gelip yavrusunu alıp gitti. Ondan sonra iyileştim; namazlarımı ayakta kılmaya başladım. O gece rüyamda yine Peygamber efendimizi gördüm. (İyi olmanın sebebi, bir kedinin senin için teşekkür etmesidir) buyurdu.