SoruSorCevapBul

Soru:

Estetik ameliyatı dinimizde günah mıdır? Ayet ve hadisle açıklar mısınız?

Cevap:

Kur’ân-ı Kerim’de bir ayet-i kerime mealen şöyledir:
“… Allah şeytanı rahmetinden kovdu. O da; senin kullarından belli bir pay edinecek ve onları saptıracağım. Kuruntulara boğacağım, onlara emredeceğim ve onlar da davarlarının kulaklarını yaracaklar, emredeceğim de Allah’ın yarattığını bozacaklar. Allah’ı bırakıp, şeytanı dost edinenler apaçık kayba uğramıştır. ” (Nisa, 119)
Hadis-i şerifte de şu şekilde buyrulmaktadır:
“Allah güzellik (estetik) için iğne vs. ile kakma yapan ve yaptıran kadına, (yüzünden, kaşından vb.) tüy yolan ve yolduran kadına, dişlerini seyrelttiren ve bütün yollarla Allah’ın yaratmasını bozan kadına lanet etsin (onu rahmetinden kovmuştur.)” (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi)
Bu naslardan hareketle fıkıhçılar vücuda uygulanacak kına, boya ve sürme gibi kalıcı olmayanların dışındaki ameliyelerin estetik maksatla yapılanlarını, Allah’ın yaratışına (fıtrata) müdahele saymış ve haram olduğunu söylemişlerdir.
İslâmi, yani insanî olan da budur. Çünkü Allah, bu dünya sahnesinde herkese rolüne göre bir biçim ve tip vermiş ve o rolü adeta en iyi oynamasını istemiştir. Zaruret yokken tipini ve biçimini değiştirmeye kalkışan, bununla verilen rolü kabul etmediğini ihsas etmiş olur. İşin bir yönü budur.
Diğer yönü israfla ilgilidir, İslâm’da harcama, kazanmanın fonksiyonu değildir. Yani kazanan, kazandığını istediği gibi harcama yetkisine sahip değildir. Her devirde gerekli tedavi ve ameliyat masraflarını karşılayamadığı için ölen binlerce insan varken, “Komşusu aç iken sabahlayan bizden değildir” prensibini koyan İslâm’ın, güzelleşmek için yapılan estetik ameliyatlara yüz milyonlar verilmesini onaylaması elbette beklenemez.
İşin bir başka yönü daha vardır:
Estetik ameliyat yaptıranlar genellikle kadınlardır ve bunu genellikle başkaları için yapmaktadırlar. Halbuki İslâm kadının, kocasından başkaları için süslenmesini yasaklamıştır. Yabancılara görünmeyen, yani Müslümanca yaşayan bir kadın buna zaten ihtiyaç duymayacaktır. 
Kaynak: Fetvalarla Çağdaş Hayat