Erkeğin Eşini Dövmesi Caiz midir?

Erkeğin Eşini Dövmesi Caiz midir?

Hayatın gerçeği başka, edebiyatı başka! Çocuk da dövülür mü, sorusuna cevaplar hazırdır. Büyük bir ‘Hayır!’ hemen dillendirilir. Ama gerçek bu mudur? Dinimiz hayat dinidir. Gerçeklerin dinidir. Fıtrat dinidir. Ahlaksızlaşan kadına kurallar dâhilinde dayak atılır. Kur’an’daki ayet pek açıktır(Nisa Suresi, 34). Veda haccında da Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz dayak atmaya izin vermiştir. Bu dövme erkekliğini gösterme, gücünü ispat etme dövmesi değildir. Önce şu bilinmelidir: İslam’ın, zina suçu irtikâp edene verdiği dayak cezası bile falaka düzeyinde değildir. Acıtmaktan çok, ders vermek için dayak cezası olmuştur. Elbette dayak insanî bir ceza değildir. Ama insanilikten sıyrılmış bir kadınla aynı hayatı paylaşmak durumunda olan bir erkeğin dövmemesini söylemekle sorun çözülmüş olmuyor. Eğer ailelerin yıkılmaması isteniyorsa, erkeğin aşağıda belirtilen kurallar dahilinde dövmesi kadın için aslında bir rahmettir. Zira ahlâkı çökmüş bir kadını dövemeyen erkeğin yönelebileceği diğer uygulamalar, kadınlar için daha ağır sonuçlar verebilir. Bu anlamda dövme, erkeği ev içinde sorun çözmeye zorlayan bir uygulamadır. Kaldı ki, erkeğin dövmesi ile ilgili fıkıh kuralları incelendiğinden, ‘dövme’ yetkisinin ulu orta bir yetki olmadığı görülecektir. Dövmenin elbette faciaya dönüşen şekli de vardır. Zaten böyle dövmeler İslam fıkhında tazminata mahkum edilmiştir. Eğer kadın, ahlâki bir zafiyete düşmediği halde, basit nedenlerden ötürü dayak yemişse, hakkını araması mümkündür. Onun ötesinde dövme olayını kadınlar yaygara yoluyla abarttıkları da ayrı bir gerçektir. Maalesef dövme hayatın acı gerçeklerindendir. Yazıp çizerken, toplum önünde konuşurken edebiyat yapmak kolay, hayatı yaşamak zordur. ‘Toktan kork!’ dedikleri gibi, dayağa karşı çıkanlar da günü geldiğinde dövmüşler arasına katılabilirler. Belki de katılmışlardır da. Fakihler erkeğin hanımını dövmesi hakkında şu şartlardan söz etmişlerdir: 1- Kadın isyanda süreklilik göstermiş olmalıdır. Bir iki suçundan ötürü dayağa başvurulamaz. Bu konuda toplumun örfü muteberdir. Örfün neyi suç neyi mutedil gördüğü dikkate alınmalıdır. Vaktinde yemeği hazırlamamış olmak, günlük ütü yapmamış olmak başka şey, erkekliği yok saydırtmaya yönelik hatalar başka şey. 2- Dayak son çare olmalıdır. Öğüt verme, büyüklerini devreye sokma gibi yollar tıkanmış olmalıdır. Erkek, kendi vicdanını ve melekleri gerekli olanı önceden yaptığına inandırabilmelidir. 3- Yumruk vurmak gibi ağır darbe ile  vuramaz. Misvak veya en ağırı, öğrenci cetveli olan bir şeyle vurabilir. 4- Başa, karın bölgesine, yüze, göğüslere ve yaralanabilecek yerlere vuramaz. 5- Bir organa iki defa vuramaz. İz çıkaracak şekilde vuramaz. Anlayan için Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki:

“Sizden biriniz ardından gün sonunda onunla yatağa gireceği hanımını köle döver gibi dövmesin!” (Buhari, Müslim)

Erkeğin Nesi Üstün? Nisa suresinin 34. ayetinde Allah Teâlâ erkekleri kadınların üstünde hâkimiyet sahibi göstermektedir. Ayet şöyledir:

“Erkekler kadınlar üzerinde hâkimdirler.”

Buradaki hâkimiyet bir diktatörlük müdür? Erkek, emreder, kadın yapar mantığı mıdır? Hem ayetin devamına hem de diğer ayetlere ve hadislere bakıldığı zaman böyle bir anlayışın mümkün olmadığı anlaşılır. Erkeğin kadına hâkim olması şu demektir: 1- Erkek reistir; evin genel gidişatından, ekonomisinden, himayesinden sorumludur. Bu da kadının çocuklarına bakmak, evin kirasını temin etmek için merdiven temizliği yapmak zorunda olmadığını gösterir. Erkek reistir, sorumludur. Reisliği onurlandırma yerine külfet getirmiştir. 2- Evdekilerin dini ve ahlâki gidişatından da erkek sorumludur. Çünkü yetki erkeğin elindedir. 3- Evliliğin masraflarınıi kadının mehrini erkek öder. 4- Ailenin topluma karşı sorumluluklarını, cihadı erkek üstlenir.

Nureddin Yıldız – Kıblegâh Evler