Dört Büyük Meleğin Hz Âdem’in Toprağını Alma İşi

Sa’dî (Süddi- r.h.) buyurdular:
Allâh’ü Teâlâ hazretleri, Cebrail (a.s) ‘ı yeryüzüne biraz toprak getirmesi için gönderdi.
Cebrâil (a.s) yeryüzüne geldiğinde yeryüzü kendisine:
– “Benden bir şey eksiltmenden dolayı senden Allah’a sığınırım” dedi.
Cebrail (a.s) geri döndü. Topraktan hiçbir şey almadı.

Celâleddin-i Rumî (k.s.)
– “Cebrail (a.s) utanma ve hayâ madeni idi. (Toprağın) bu yeminleri onun yolunu kapattı…
(Yeryüzünden utandığı için ondan toprak almadı)”

(Cebrail (a.s): “Ya Rabbi Toprak sana sığındı!” dedi.

Mikail (a.s) yeryüzüne gönderildi.
Birinci defa (Cebrail (a.s) ‘a sığındığı gibi yeryüzü) ona da sığındı.

Mesnevî’de buyruldu:
“Mikail (a.s), yeryüzüne indi. Ondan bir avuç almak için elini uzattı. Bunun üzerine toprak, titredi. Kaçtı. Ağladı, feryâd-ü figan etti. Gözünden yaşlar dökmeye başladı. Bunun üzerine Mikail (a.s), Rabbin huzuruna vardı. Kendisinden istenilen işten ve elinden bulunması gereken bir avuç topraktan boş olarak..”

Mesnevî’de buyruldu:
Bunun üzerine Allâh’ü Teâlâ Hazretleri, İsrafil (a.s) ‘a emretti:
– “Yürü git! Yeryüzünden bir avuç toprak al gel.”

İsrafil (a.s) yeryüzüne indi.
Yeryüzü yine feryâd-ü figân ile ağlamaya başladı. İsrafil (a.s) hemen geriye döndü, eli boş olarak.
Özrünü ve yeryüzünün durumunu Allâh’ü Teâlâ’ya arz etti.

Allâh’ü Teâlâ hazretleri, ölüm meleğini (Azrail (a.s) ‘ı) yeryüzüne gönderdi. Yeryüzü, ondan Allah’a sığındı.

Azrail (a.s):
-”Allâh’ü Teâlâ hazretlerine muhalefet etmekten ona sığınırım!” dedi.
Azrail (a.s) yeryüzünün üzerinden toprak aldı.
Toprağı, kırmızı, siyah ve beyaz olarak karıştırdı. Bundan dolayı, Âdemoğlunun renkleri ayrı ayrıdır.
Sonra o toprağı, tatlı, tuzlu ve acı su ile yoğurdu. Bundan dolayı insanların ahlaktan değişiktir.

Allâh’ü Teâlâ hazretleri, ölüm meleğine hitabetti:
-”Cebrail ve Mikail yeryüzüne merhamet edip acıdılar. (Bunun içinde yeryüzünden toprak almadılar.) Sen yeryüzüne merhamet etmedin. Hiç şüphesiz bu topraktan yaratacağım ruhları seninle elinle kılacağım!” buyurdu.

Allâh’ü Teâlâ buyurdu:

-”Yüce ilminin izzeti için seni, mahlûkatın üzerine cellât (ruhlarını almaya) vazifeli kıldım (Yani mahlûkatın ruhunu almaya seni vekil kıldım).”

(Ruhü’-l Beyan Tercümesi C:7 S:242-243-244)