Abdullah b. Muhammed der ki: Bâzı hadisçiler, Zü- beyir ilesinin bir ferdinden şöyle nakl etmişlerdir: Ehl-i Hürre öldürülünce, Mekke’de Ebû  Kubeys’in üstünde şöyle bir ses duyuldu:

«İyi insanların evlâdı iyi kişiler öldürüldüler. Onlar ki, mehabet ve müsamaha sahibi idiler. Gündüzleri saim, geceleri kaim ehl-i salah’dan idiler.

Hidayet ve takvaya ermiş, felaha koşan kişileridi- ler. Şimdi onlarsız Bekî  ve Yesrip ülkesi ne yapsın? Bu ülkeler (söyleyin) nasıl mateme boğulmasın?»

  • Arkadaşlar! Arkadaşlarınız öldürüldü. İnna Lil- lahi ve inna ileyhi raciûn, dedi.

Hur re Vak’ası, hicretin 63. yılında ceryan etmiştir. Orada bir çok kimseler ve sahabîler şehit düşmüştür. Halîfenin anlattığına göre, gerek Kureyş ve gerekse Ensardan şehit düşenlerin sayısı üçyüza’ltmıştır..

Rivayet olunduğuna göre, bir gün Resûlüllah (S. A.V.) Hurre’de durmuş ve şöyle demiştir: «Bir gün burada ashabımdan sonra ümmetimin en hayırlıları öldürülecektir.»

Bunun sebebi şudur: Medineliler, Yezid b. Muavi- yeyi hal ettiler. Mervan b. Hakem ve Benî Ümmeyyeyi çıkardılar. Bunun üzerine kendilerine Abdullah b. Han- zele’yi emir olarak tayin ettiler. Hiç kimse buna razı  olmadı. Bunun üzerine Yezid b. Muaviye onlara karşı ordu gönderdi ve onları perişan etti.

Essuheylî  der ki: O gün Mühacir ve Ansar’ın ileri gelenlerinden tam 1700 kişi, diğer insanlardan onbin kişi öldürüldü.

Şeyhimiz El-Hafız Ebû Abdullah der ki; bunda mübalâğa ve mücâzefe vardır. Bugün Hurre diye tanınan yer, Hurret-ü Zuhre’dir. Bu ise, Yahudilerden beni zuh- re diye tamnan bir kavme ait olan bir köyün adıdır.

(Fezail-i lVJedine) sinde Zübeyr der ki: Bu eskiden büyük bir köy idi. Üçyüz kadar sanatkâr bulunmaktaydı orada.

Yezîd Medinelilerin gönlünü yapmak için hayli iyiliklerde ve âtâda bulundu. Lâkin Allah’ın dediği oldu. Allah, kulların ihtilâf ettikleri noktada en güzel hükm edendir.