Hamd, insanların ve cinlerin yaradıcısı olan Allah’a mahsustur!

Allah’dan başka hiçbir ilâh olmadığına, bir olduğuna ve şeriki bulunmadığına öyle bir şehadet getiririm ki, o şehadeti kendine edinen mutlaka cenneti hak eder…

(İnsanlığı) Cennet’e davet eden Muhammedin (S. A.V.) onun kulu ve Resûlü  olduğuna şehadet ederim!

Allah ona ve Hak yolunun çetin ve yaman yolcusu olan âl ve eshabma rahmet etsin 1 Yine ona ve farz ile sünneti yerine getiren ashabına salât ve Selâmı  —ona öğrettiği bir şekilde— (yâni lâyıkı vechiyle) ihsan buyursun.

Bu kitap, CİN hakkında (varit olan) haberleri ve onlara taalûk eden hüküm ve eserleri bir araya ceme- dip zikretmektedir.

Bu kitabın telifi ve bu minval üzere tasnifine sc- beb, Cinlerin tıpkı insanlar gibi evlenip, birbirleriyle cinsî ilişki kurup da bir aile hayatı  yaşayıp yaşamadıklarına dair yapılan bir müzakere olmuştur.

Bunun, toplantı  meclislerinde takrir etmek suretiyle ifade edilmesi, meseleyi enine boyuna tahkik edip anlatılması güç olduğundan, bu meselenin bir kaç mukaddime halinde takrir edilmesi icab etti. Ben de bunu uygun gördüm :

— Filozoflar, Kaderiye ve zındıkların görüşlerinin tamamen aksini müdafaa ederek, cinlerin varlığını isbat etmek ve aksi kanaatte bulunanların sözlerini çürütmek..

  1. — Onların ince veya kalın müşahhas cisimlere sahib olduklarını, ancak b usayede gelişip muhtelif şekiller alabildiklerini ve yine bu itibarla cinsî temas kurabildiklerini izah etmek.. Çünkü böyle bir münasebet, ancak birbirlerine temas edebilecek iki cisim arasında düşünülebilir…

Bu meseleden de, onların bir mekânda yer aldık- lan, tıpkı insanlar gibi yeyip içtikleri, evlenip üredikleri mevzuu ortaya çıkar. Zira, canlı bir cisme, büyüyüp yetişmesi, üreyip çoğalmasına sebep olacak bir yer gerekmektedir, ki nevinin varlığını muhafaza edebilsin.

  1. — Onların mükellef olduklarını anlatmak… Haş- viye buna muhalefet etmiştir. Çünkü insanların cinlerle evlenebilmesine cevaz verenler, onların ya mü’- miıı veyahut ehl-i kitab’dan olmalarını şart koşacaklardır.

Adem oğlunun kadınlarında bu şart olursa, Cin kadınlarında minbâbilevlâ şart olması lâzımdır.. Çünkü onlarla evlenmeye cevaz verenler bunda bir fark gözetmiyorlar.

Bundan şu mesele doğar : Peygamber Sallallâhü aleyhi ve sellem, insanlara olduğu gibi, onlara da gönderilmiş midir? Edehhak’in dediği, ibni Hazm’in kesin olarak beyan ettiği gibi kendilerinden bir peygamberleri var mıydı? Yoksa aralarında, Allah tarafından gönderilmiş olmayan ve fakat Adem oğlunun peygamberlerinden, Allah kelâmını dinlemek, kavimlerine gidip irşat etmek amacıyla Allah’ın yeryüzüne yaydığı bâzı elemanmanları mı vardı?’ Bu görüş, selef ve halef âlimlerinden bir çoklarına aittir.

Evet Cinlerden bir güruh, Peygamber (S.A.V.) den Kur’an dinlemiş, kavimlerine gidip: «Biz, Musadan sonra indirilen bir kitab dinledik» demişlerdir. Bu, Peygamber onlarla buluşup davet etmeden önce olmuştur.

Bundan da onların yaptıkları iyi işlerden mükâfatlanacakları, kötü işlerinden dolayı da cezalanacakları, Mü’minlerin cennete, kâfirlerin de cehenneme girecekleri meselesi doğar.

Böylece her mukaddime bir çok meseleyi muhtevi olur, ona çeşitli kapılar açılır. Birbirleriyle ilgili meseleler dizilir, bu dizgide asla çözülüp dağılmayacak inciler yer alır. İçinde (akıllara durgunluk verecek) nükte, haberler bulunur. Onlar hakkında rivayet edilen hadîsler yer alır.

Cin hahkinda konuşmak, kişiyi bir çok şeye muhtaç duruma sokar.

Bu sebeble, bu kitabı çıkarmak için Allah’a karşı istiharede bulundum, onlar hakkında varid olan bir çok fikirleri bu kitabda dere edip, hazerî ve seferî hâllerini ihtiva eden ahkâmın en önemlilerini topladım. Böylece onları gizleyen perdeleri araladım. İçlerinde sakladıkları her türlü hile ve düzenbazlıklarını da dile getirdim.

Her kesime bir fasıl yaptım. Her bir meseleye de bir kapı açtım…

140 bâb olarak tesbit ettim.. Her meselenin tafsilâtına girip bir bir anlatmak icab ederse bu bâblan daha da çoğaltabilirdik..

Kitaba (Akâmül – Mercan Fî Ahkâmil – Cân) ismini verdim.

Şeytanların iğvâlarmdan Allah’a sığınırım. Onların azgınlarına karşı Allah’dan yardım isterim.

Ancak onun vereceği güç sayesinde onlardan gelecek her türlü saldırılarını önlerim, O’nun vereceği izzetle onları boğabilirim. Ve yine onu zikretmekle hilelerinden kendimi korurum.

Evet O’nun vereceği güçle, güçlerini hükümsüz kılarım.. O bana yeter. Ne güzel vekildir O. Velâ havle ve- lâ kuvvete illâ billâhil – âliyyil – âzim..