Kâdı Ebû  Yâ’lâ şöyle der: Cinler dc aynen bizim gibi yerler, içerler ve evlenirler.

Bu konuda, ilim adamları üç ayrı fikir ortaya atmışlardır :

  1. — Cinler yemezler ve içmezler. Bu söz sakıt ve itibar edilmeyen bir sözdür.
  2. — Onlardan bir kısmı yer, içer; bir kısmı yemez, içmez. Bu fikri, ileride gelecek olan Vehb’den nakl edilen bir hadîs teyid etmektedir.
  3. — Bütün cinler, yerler, içerler. Bu kanaatta olan âlimler, nasıl yeyip içtikleri hususunda fikir ayrılığına düşmüşlerdir.

Bir kısmı  şöyle diyorlar: Onlarm yeme – içmeleri sadece koklamak ve gönlü  rahatlatmaktan ibarettir. Yoksa bizim gibi çiğneyip yutma suretiyle değildir. Bu, delilsiz ve mesnedsiz bir görüştür.

Diğer bir kısım ilim adamının görüşü ise şöyledir: Onlann yeme içmeleri aynen bizim gibidir. Çiğnerler ve yutarlar. Bu bâbta varid olan sahih haber ve hadîsler bu fikri teyid etmektedir.

Meselâ;  çiğneyip yuttuklarına Ebu Dâvud’un rivayet ettiği Ümeyye b. Mahşî’nin hadîsi delâlet etmektedir. O rivayette şöyle bir kayd vardır: «Onunla beraber şeytan da yiyordu. Allah’ın ismini anınca, şeytan istifra, edip karnmdakini çıkardı.» Bu hadîsin tamamı, bundan sonraki bâbda gelecektir, inşaaUah.

Ebû Ömer b. Abdil – Berr, hadîs ulemasının, Ab- düssamed b. Ma’kal’den şöyle nakl ettiklerini anlatıyor: Cinler hakkında kendisinden bilgi isteyenlere Vehb b. Münebbih şöyle dedi: Onlardan biiLkısınL^en icer. £vle- nir ve nesil üretir. Onlardan bazıları da, sihirbaz ~ve_ az- gm cinlerdir.

Sahîhayn’da şöyle varid olmuştur: «Cinler Allah Elçisinden yemek istediler. Üzerine Allah’ın ismi zikr edilmiş her kemik ve her alâf artığı sizin yemeğinizdir, buyurdu Allah Resûlü.»

İbn-i Selâm bu hadîsin tefsirinde şu hususu ilâve etti: «Alâf artığı onlar için yemyeşil bir ot oluverir.»

Peygamber Sallellahu Aleyhi Vesellem, bu sebepten kemik ve tezekle istinca edilmesini yasak etmiştir. Bu hususta bir çok sahîh hadîs varid olmuştur.

Müslim ve diğerlerinin Sahihlerinde, Selmân el – Fârisî’den (R.A.) şöyle nakl edilmiştir: «Def-i hacette bulunurken, kıbleye karşı durmamızı, veya bevl etmemizi, sağ elle taharetlememizi, üç taştan az bir miktarla taharetlenmemizi, tezek, veya kemikle taharetlenmemizi bize Allah’ın Resûlü yasak etmiştir.»

Müslim’in Sahîh’inde ve diğer hadîs mecmualarında Câbir’den (R.A.) şöyle nakl edilmiştir: «Allah’ın Resûlü kemik, veya tezekle taharetlenmemizi yasaklamıştır.»

Hüzeyme b. Sabit ve diğerlerinin yaptıkları rivayette de bu yasak vardır.

Bu yasağın sebebi, İbn-i Mes’ud’dan (R.A.) nakl edilen bir hadîsde izah edilen şu husustur: «Bana Cin dâvetçisi geldi, beni alıp götürdü. Onlara Kur’ân okudum. Sonra beni alıp götürdüler, eserlerini ve ateşlerinin eserlerini gösterdiler. Aynı zamanda benden azık istediler. Ben de onlara dedim ki: Üzerine Allah’ın ismi zikr edilmiş herhangi bir kemik elinize geçerse işte o, ve bir de alâf artığı sizin azığınızdır. Sonra Peygamber (S.A.V.) buyurdular ki: Bu ikisi ile taharetlenmeyiniz; çünkü bunlar kardeşlerinizin yiyecekleridir.»

Buharî’nin Sahîh’inde Ebû Hüreyre’den şöyle nakl edilmektedir: «Peygamber büyük abdestini bozmaya giderken arkasından takip ettim. “Kim o?” diye seslendi. “Benim, Ebû Hüreyre” dedim.

  • Öyleyse bana taharetleneceğim bir kaç taş getir; kemik ve tezek getirme, dedi. Elbisemin bir tarafına taşlar koydum ve getirip yanma koyduktan sonra döndüm. O işini bitirince merak edip :
  • Tezek ve kemikten neden bahsettiniz? .diye sordum.
  • Bu ikisi cinlerin azığıdır. Çünkü emler gelip benden azık istediklerinde, Allah’a kemik ve tezeği on- 1ar için bir azık olması hususunda duada bulundum, dedi..))

Hadîsin lâfzı, Müslim’in kitabında: «Üzerine Allah’ın ismi anılan her kemik» şeklindedir. Ebû Davud’un kitabında ise şeyledir: .güzerine Allah’ın ismi zikr edilmiven her kemik.» Hadîslerin çoğu Ebû Davud’un rivayetine delâlet etmektedir.

Bazı âlimiere göre, Müslim’in rivayeti Müslüman cinler hakkında, diğer rivayetler ise şeytanî cinler hakkındadır.

F. 4

Eb’ul-Kasım Es-Sühevlî der ki : «Bu söz-doğnir dur. Hadîsler bunu teyid etmektedir. Bu söz aynı zamanda «cinler yemez – içmez» diyenlere karsı kesin bir cevaptır. Peygamber (.A.V.)’in «Şeytan sol eliyle yer, sol eliyle içer» sözünü, cahiller, anlamının dışında tevile kalkıştılar. îbnül – Arabî, Câbir b. Abdillah’a isnad ettiği bir hadîsi rivayet ediyor. Câbir b. Abdillah şöyle demiştir :

«Resûlullah (S.A.V.) ile birlikte yürüyorduk. Bir yılan gelip yanında durarak ağzını Hz. Peygamber’in kulağına yaklaştırdı. Sanki ona bir şey fısıldıyordu. Hz. Peygamber (S.A.V.) «Evet!» dedi. Ve yılan ayrıldı. Bunun hakkında Hz. Peygambere sual sorunca, dediler ki:

  • O cinlerden bir adamdır; bana şöyle dedi: «Üm- metine emret de tezek ve kemikle taharetienmesinler. Çiiııkü Allah bunları bize azıkyantı.»

Câbir oğlu Zeyd’in hadîsi yukarıda geçmiştir. (Müslümanların evlerinin tavanlarında Müslüman cinler bulunurlar, öğlen sofraları kurulduğunda inip onlarla yemek yerler, akşam sofralarında da inip yine onlarla birlikte yemek yerler. Allah onlara Müslümanları müdafaa ettirir.)

«Cinler yemez içmezler» sözü sahîh lıad’slerle çatıştığı için bâtıldır.

Eğer bu sözlerinden, bir kısım cinlerin yemediklerini, içmediklerini kasd etmişlerse bir derece hak verilir. Fakat sahîh hadîslerden bütün cinlerin yeyip içlikleri anlaşılmaktadır.

Kadı Abd’ul-Cebbar der ki: «Cinlerin ince ve ufak cisimli olması onların yeme ve içmesine mani değildir. Meleklerin yememeleri ve içmemeleri ehl-i kıblenin bu hususta fikir birliği yapmalarından ileri gelmiştir. Yoksa onların ince cisimli olmalarından ileri gelmiş değildir. En iyi bilen Allah’dır.»