Cemaleddin b. Şehristânî ed-Dimaşkî “Kadılar” bölümünde şöyle bir olayı anlatır: Bir kadı adalette kılıç gibi keskin ve doğru idi. İki hasım ona davaya geldiler. Bir tanesi Melik Âdil’in (Selahaddin Eyyubî’nin kardeşi, ö. 615/1218) bir mektubunu getirdi; içinde kendi lehine bir tavsiye vardı. Kadı mektubu açmadı. Görülen davada bu mektubu getirenin hasmı haklı çıktı. Kadı mektubu getirenin aleyhine hüküm verdi. Sonra mektubu açtı, okudu ve onu getirene fırlattı. Ona dedi ki: “Allah’ın Kitabı bu mektup aleyhine hüküm verdi.” Kadı’nın bu sözü Melik Âdil’e ulaşınca o da dedi ki: “Doğru söylemiş, Allah’ın Kitabı elbette benim mektubumdan hayırlıdır.”

Bu işte bir sır olsa gerektir. Kadı, ihtimal ki mektubu nefsine kapılmaktan şiddetle sakındığından ve şeytanî vesvesenin müdahalesinden korkarak açmamıştır. Eğer okusaydı, ya mektup sahibinin lehine hüküm vermeye meyledecek yahut mektup okunasıya kadar adaletin hükmü gecikecekti.

Orhan Şaik Gökyay: Kâtip Çelebi’den Şeçmeler (İst. 1991), 1/270-72.