SoruSorCevapBul

Soru:

Borsanın dinimizdeki yeri nedir?

Cevap:

BORSA

Borsa, hazine bonosu, devlet tahvilleri ve hisse senetlerinin alış verişinin yapıldığı yerdir.
İki çeşit piyasa vardır.
1- Herkesin bildiği piyasadır ki bu piyasada emtia ve mevcut mallar satılmaktadır. Günlük ve mevsimlik ihtiyacının karşılanması için bu tip piyasaya başvurulmaktadır. Bu tip piyasa çok eskilere dayanıyor.
2- Hisse senetleri hazine bonosu ve devlet veya şirket tahvillerinin içinde satıldığı piyasadır ki buna borsa denir. Bu tip piyasa da borsa çok eski bir maziye sahip değildir.
Borsanın doğup büyüdüğü yer, Avrupa’nın ortası olan Belçika olduğu için her iki yönüyle İslam’a uygundur demek mümkün değildir. Ancak İslam hukuku, şirket konusu ile hisselerin satışını uzun uzadıya dile getirdiği için İslam hukukçularına yabancı bir konu sayılmıyor.
İslam hukukunun söz konusu ettiği birçok misallerden birisini verelim: Ortak olan kimse şirketteki hissesini, ortağına satabildiği gibi başkasına da satabilir. Ancak başkasına satacak olursa ortağı şüfa hakkına sahiptir, isterse müşterinin parasını verir ve satın aldığı hisseyi geri alır. Görüldüğü gibi şirketteki hisse satışını dile getiriyor ve İslam hukuku daha borsa meselesi ortaya çıkmadan önce hisse alış verişini dile getirmiştir.
Borsada 3 tip senet satılmaktadır:
1- Devlet veya şirket tahvilleri: Bunun anlamı şudur; devlet bazı acil ihtiyacını karşılamak için iç borçlanmaya gitmek zorunda kalabiliyor. Bunun için devlet tahvillerini çıkarıp piyasaya arzediyor. Bunları isteyen vatandaşlardan ödünç para alıyor. Devlet ileriki senelerde aldığı ödüncü, iade etmekle beraber tahvilde gösterilen ve kendisine ait olan bir kaynaktan elde edilen mahsulün bir kısmını bu tahvil sahiplerine vereceğine dair taahhüd ediyor.
2- Hazine bonosudur: Hazine bonosu demek devlet, vatandaşlardan ödünç alıyor, buna mukabil belli bir faiz vereceğini taahhüd ediyor ve bonoyu, ödünç veren vatandaşa veriyor. Mesela; devlet bir seneliğine ödünç olarak aldığı 100 milyon lira mukabilinde 200 milyonluk bir bono senedini veriyor. Bu her iki tip senet de faizli oldukları için alışverişleri ve teamülleri caiz değildir.
3- Hisse senedidir: Hisse senedi eşit bölümlere bölünmüş bir fabrikanın veya şirketin satılmış olan her hissesine mukabil verilen seneddir. Bu senet sahibi hissesinin nisbetine göre şirkete veya fabrikaya ortaktır.

Hisse Senedinin Özellikleri:

En önemlileri şunlardır:
a) Alınıp satılabilmesi,
b) Şirket tasfiye edilecek olursa, şirketin mevcut malları hissedarlara eşit olarak bölünmeli.

Hisse Senedinin Çeşitleri:

a) Nama yazılı hisse senedi.
b) Hamiline yazılı hisse senedi.
Bu tip hisse senedinin çalışması, kaybolması, gasbedilmesi söz konusu olabileceğinden ve dolayısıyla fabrikaya veya şirkete ortak olan kimse bilinmediğinden birçok ülkeler onun teamülünü yasaklamışlardır.
c) İmtiyazi hisse senedi.
Bunun özelliği sahibine bazı haklar tanınır, mesela; karın % 15′ i kendisine verilir, kalanı da diğer hisse sahiplerine eşit olarak taksim edilir. Yine şirket tasfiye edilecek olursa önce imtiyazlı senet sahibine değeri ne ise verilir.
Kalanı da diğer hisse sahiplerine eşit olarak taksim edilir. İslam hukukunda imtiyazlı hisse diye bir şey kabul edilmez.
d) Normal hisse senedi: Ayrı bir yönden de hisse senedi iki türlüdür:
1- Faiz müessesesi, şarap fabrikası ve uyuşturucu madde imalathanesi gibi İslam’ın yasakladığı müesseselerin hisse senedidir. Bu tip hisse senedini satmak, satın almak ve şirketini kurmak caiz değildir.
2- Bunun dışındaki hisse senetleridir. Onlar da iki kısımdır;
a) Sermayesi helal ve meşru bir çizgi içerisinde çalışan müesseselerin hisse senetleridir. Bunlar alış veriş şartlarına haiz olduktan sonra hem alınabilir, hem satılabilir.
b) Sermayesi helal olan müesseselerin hisse senetleridir. Durum öyle olmakla beraber yapılan alışverişin İslami usule göre yapılıp yapılmadığına dikkat edilmez. Paraları faizli müesseselere yatırırlar. İhtiyaç olduğu zamanda faizli kredi almaktan çekinmezler. Bu tip hisse senetlerini alıp satma hususunda ihtilaf vardır. Bir görüşe göre caiz değildir. Çünkü böyle bir hisse alan kimsenin şirkete veya fabrikaya ortak olması hasebiyle onun namına şirketin veya fabrikanın parası faiz müessesesine yatırılıyor, faizli kredi alınıyor, durum “böyle olunca elbette ortaklar da mesul olacaktır.
Şunu da ilave etmek isterim. Fıkıh kitaplarının kaydettiklerine göre haram ve helale riayet etmeyen gayri müslimlerle alışveriş yapmak hususunda bir sakınca yoktur.
(Halil Günenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar)
SONUÇ:
Borsada cereyan eden teamüllerin tümü haramdır veya helaldir demek doğru değildir. Bunun helali olduğu gibi haramı da vardır. Bunun için bunları birbirinden ayırıp bilmek lazımdır. Helalini bilip onunla teamül etmek ve haramdan uzak durmak gerekir.
• İslam hukukuna göre devlet tahvilleri, hazine bonosu, imtiyazlı hisse senetleri ve vadeli satış işleriyle teamül etmek caiz değildir. Bunların dışındaki hisse senetlerine gelince, İslam’ın çizdiği çizgi dahilinde yürütülecek olursa caizdir. Bunun için borsada çalışanların dikkatli olmaları gerekir.
• Bankalar gibi doğrudan faiz muamelesi ile iştigal etmeyen ve İslam’ın haram kıldığı içki veya domuz eti gibi mamullerin imalatını veya satımını yapmayan, iyi niyetle ve meşru ticaret yapan şirketlerin borsadaki hisse senetlerinin alım-satımında şer’i bir mahzur yoktur.
Ancak,
• Borsalarda cereyan eden hileli ve sun’i işlemler,
• Şirketteki faiz, içki imali ve ticareti, karaborsacılık, hile, yalan ve aldatma gibi işlemler haram ve günaha iştirak ettiğinden,
• Kişilerin elinde bulunan hisse senetleri ait olduğu iktisadî değerden bağımsız olarak, değer kazanıp, kaybettiğinden,
• Borsadaki iniş çıkışları gözeterek para kazanmak maksadıyla hisse senedi alınıp satılması kumara veya piyangoya benzediğinden,
• Senetlerin gerçek değerin üstünde veya dışında pahalanıp ucuzlaması makbul bir ticaret olarak değerlendirilmediğinden,
• Borsada birçok hileli işlem olması, hile ise haram sayıldığından,
• Şirketlerin bilançoları üzerinde çeşitli oyunlar oynamaları ve kâr oranını olduğundan farklı göstermesi, ortak olan şahsın hak ettiği kârı nasıl tespit edildiği konusu mübhem olduğundan,
• Şirket sahipleri sun’i dalgalanma yoluyla bir sene hisse senedi fiyatlarının artırıp, ikinci senete şirketi kötü durumda göstererek hisse senedi fiyatlarını düşürebildiklerinden dolayı hisse sahipleri mağdur edildiğinden;
Bugünkü anonim şirket yapısı ve borsanın işleyişi karşısında hisse senetlerinin alım satımına İslamî açıdan cevaz vermek mümkün değildir.