Ubeydullah b. Ebî Yczîd, İbn-i Ebı Melîke’den nakl ediyor:

«— Bir cin devamlı olarak Hazreti Aişe’ye (R.A.) bakıyordu. Nihayet emretti ve öldürüldü. Rüyasında ona dediler ki: Sen müslüman bir kulu öldürdün!

  • Eğer o, müslüman olsaydı, Hz. Peygamberin (S.A.V.) tertemiz hanımlarına öyle bakıp da seyr eder mi idi?  O, seni hiç bir zaman çıplak seyr etmezdi. O sana baktığı zaman iyice giyinmiş bir haldeydi. O sadece senden Kur’an dinlemek için gelirdi, diye mukabele ettiler.

Bunun üzerine Hazreti Aaişe (R.A.), sabah olunca, fakirlere on iki bin dirhem dağıttı.»

Bu hadîsi Ebû  Bekr İbn-i Ebî Şeybe rivayet etti ve şöyle dedi: Hadîs  âlimleri bu hadîsi, Talha’nın kızı Aişe vasıtasıyla Hazreti Aişe (R.A.)’dan aynen bu şekilde nakl etmişlerdir.

Müslim, Said’den, Habîb’in şöyle dediğini nakl etti: Aişe (R.A.) evinde bir yılan gördü ve öldürülmesini emretti. Aynı gece kendisine Onun, Hz. Peygamberden (S.A.V.), Kur’ân dinleyen Cin hey’etinden olduğu söylendi. Bunun üzerine Yemen’e adam gönderip kırk köle satın aldırtıp azat ettirdi.

Tirmizî  ve Nesaî, Eb’us – Sâib’in mevlâsından, Ebû Saîd’in ref’an şöyle dediğini nakl etmişlerdir: Medine’de Müslüman olan bir Cin taifesi vardır.

Bu Havanımdan bir şey görürseniz, önce Müslü- man olmalarını teklif edin, eğer kabul etmezlerse onu” öldürün!

Müslim’in Sahih’inde varit olmuştur. Ebû Saîd’- den nakl ediliyor :

«İçimizde yeni evlenmiş biri vardı. Allah’ın Elçisi ile birlikte Hendek savaşına katılmıştı. Öğle üzeri bu genç, Hz. Peygamberden müsaade alıp evine giderdi. Bir defasında yine evine gitmek için müsaade isteyince Hz. Peygamber ona :

  • Ne olur, ne olmaz, bakarsın Kurayda’nın sal-

dırısına uğrarsın. Onun için silâhını al, dedi. Adam silâhını alıp gitti. Bir de ne görsün o, hanımı iki kapı arasında duruyor. Kıskançlık içini sarmış olacak ki,, hanımına mızrakla hücum etti. Hanımı yavaş ol, içeriye gir de, beni dışarı çıkmama zorlayan ne olduğunu gör, dedi. Adam içeriye girince, koskoca bir yılanın yatağa uzanmış yattığını görür. Mızrakla ona saldırır ve onu evin dışarısına çıkarıp duvara yaslar Fakat ondan sonrasmı bilmiyoruz: Yılan mı, genç mi daha çabuk ölmüştür?»

Şeyh Eb’ul-Abbâs der ki: Nahak yere bir Cinni öldürmek caiz değildir. Hıksız yere” insan öldürmek nasıl kı caiz değilse, cinleri de suçsuz yere öldürmek caiz değildir. Her ne suretle olursa olsun, İslâm’da zulüm yasaktır. Kâfir olsa dahi kimsenin kimseye zulm etmeye hakkı yoktur. Cenab-ı- Hak şöyle buyurmuştur:

«Bir kavme olan kininiz, sizi adalet yapmamaya sevk etmesin. Adalet yapın ki, o, takvaya en çok yakın olandır.» El-Maide: 8.

Bilindiği gibi cinler, çeşitli kılığa girerler. Ev yılanlarının Cin olma ihtimali olduğu için, önce onlara üç defa gitmeleri söylenir. Eğer söz dinleyip giderler- se ne alâ; gitmezlerse öldürülürler. Öldürülen eğer ha kikî yılansa mesele yok. Yok eğer yılan kılığına girmiş Cin ise, yine mesele yok. Çünkü kendisine gitmesi emredilmiştir. O bu emre riayet etmemekfe^srar SÎF” miştir. Üstelik yılan suretine girip insanları korkutmuştur. Ve bu suretle de insanoğluna düşmanlık etmiştir.

Saldırgan, ancak mukabil bir saldırı ile bertaraf edilebilir. Öldürmeden defi mümkünse tabiî ki, öldür-‘* me cihetine gidilmez. Çünkü sebebsiz cinayete asla müsaade edilmez.