Aşure Günü ve Gecesi

İçindekiler;
1) Aşure Günü Nedir?
2) Aşure Günü İle İlgili Hadisler

3) Aşure Günü Orucu İle İlgili Sorular:
a) Aşure Günü Ne Zaman?
b) Aşure Orucu Kaç Gün Tutulur?
c) Aşure Günü Orucuna Nasıl Niyet Edilir?
d) Ramazandan Kaza Borcum Var ise Aşure Günü Orucu Tutabilir miyim?

4) Aşure Gününde Yapılabilecek İbadetler Nelerdir?

5) Aşure Günü Olan ve Olacak Olan Önemli Olaylar
6) Niçin Aşure Yapılır ve Dağıtılır? (Aşurenin Hikayesi)
7) Aşure Günü Aşure Yapmak Bid’at mıdır?
8) Aşure Günü Yas Tutmak Doğru mudur?

1) Aşure Günü Nedir?

(عشوراء / عاشوراء) Arapça’da onuncu gün manasındaki Aşûra; İslamiyet’ten sonra yerini Arapça’ya bırakmış olan Ârâmîce kökenli bir kelimedir. Bu sebeple Aşûra’nın tüm Sâmî diller arasında ortak kullanıldığı düşünülmektedir.

Aşûra günü, hicri yılın ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği için bu ismi almıştır.

Bu güne Aşûra isminin verilmesinin bir sebebi de, Allah-ü Teâlâ’nın on peygamberine on çeşit ikramda bulunması olduğu rivayet edilmektedir.

İnsanlık tarihini alakadar eden mühim hadiselerin gerçekleştiği Aşûra günü, bütün Sâmî dinlerde (Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam’da) önem arz etmektedir.

Hz. Musa firavunun zulmünden Aşûra gününde kurtulduğu için Yahudiler bu günde oruç tutmakla yükümlüdürler.

Aşûra günü, İslam’dan önce de Arap toplumunda Hz. İbrahim’den (as) beri hürmet gösterilen bir gündü. Peygamber Efendimiz (asm) Ramazan-ı şerifteki oruç farz kılınmazdan evvel Aşûra gününün orucunu hiç terk etmemişti.

İslam’da Aşûra gününde oruç tutma yükümlülüğü bulunmayıp yüksek faziletine binaen bu güne hürmet gösterilerek oruç tutulmaktadır. Peygamberimizin sünneti olan Aşûra orucu, Yahudilere benzememek için sadece 10. gün tutulmayıp Muharremin 10. ve 11. ya da 9. ve 10. günlerinde olmak üzere iki gün veya üç gün olarak tutulmaktadır.

Âşûra’nın İslam tarihindeki diğer bir önemi de Peygamber Efendimiz’in mübarek torunu, Cennet gençlerinin iki efendisinden biri olan Hz. Hüseyin’in (ra), Yezîd’in emriyle şehid edildiği gün olmasıdır. Yezid’in zâlim saltanatının karşısında duran Hz. Hüseyin (ra) ve beraberinde bulunan efradı, 10 Muharrem Hicri 61 yılında (Miladi 10 Ekim 680’de) Aşûra günü gaddarca ve merhametsizce Kerbelâ’da şehid edilmişlerdir.

Allah (cc), yaşadıkları ve müdafaa ettikleri hakikatler uğruna yüksek şehadete mazhar ettiği Kerbelâ şehidlerine dünya saltanatına bedel uhrevî sultanlığı münasip görmüş, bu faciayla dünyaya küsen ehl-i beyti de manevi karanlıkları dağıtan Kur’ân’ın bayraktarları kılmakla her asırda ümmete manevi sultanlar yapmıştır.

 

2) Aşure Günü İle İlgili Hadisler

Aşure gününün orucu hakkında İbni Abbas (r.a.) bize şu mâlumatı aktarır: «Rasulullah aleyhisselatu vesselâm Medine’ye hicret ettiğinde Yahudilerin Aşure gününde oruç tuttuklarını gördü ve ‘Bu oruç nedir?’ diye sordu. Kendisine şöyle cevap verildi: ‘Bu gün iyi bir gündür. Allah Teâlâ bu günde Musa (a.s.) ile İsrailoğullarını düşmandan kurtarmıştır. Bu sebeple Musa (a.s.) bu günde oruç tutmuştur.’ Peygamber Efendimiz aleyhisselatu vesselâm da: ‘Ben Musa’ya sizden daha yakınım.’ buyurdu ve bu günde oruç tutulmasını emretti.
| Kaynak: Buhari, Savm 69; Müslim, Sıyam 127; Ebu Davud, Savm 63

Bu durum Ramazan orucu farz kılınıncaya kadar devam etti. Daha sonra ise Rasulü Ekrem aleyhisselâtu vesselâm Aşure orucu mevzuunda insanları muhayyer (serbest) bıraktı. ‘Bu gün Aşure günüdür. Bu günde oruç tutmak sizlere farz kılınmamıştır. Dileyen oruç tutsun, dileyen tutmasın.
| Kaynak: Buhari, Savm 69; Müslim, Sıyam 116; Muvatta, Sıyam 34

Aşûrâ, Kureyş kabilesinin cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resûlullah (s.a.v.) de buna uygun hareket ediyordu. Medine’ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretmişti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Aşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı.
| Kaynak: Buhari, Savm 69

Resûlullah (s.a.v.)’e aşure günü tutulan orucun kıymeti soruldu; O da, şöyle buyurdu: “Aşure günü orucunun bir önceki yılın günahlarına kefaret olmasını Allah’tan umarım.
| Kaynak: Tirmizî, Savm, 48

Muhakkak ki aşure günü Allah’ın günlerinden bir gündür; isteyen o günde oruç tutsun, isteyen yesin.
| Kaynak: Müslim, Savm 19; Nesâî, es-Sünenü’l-Kübrâ, 12/17368

Ahmed İbnu Hanbel’in Müsned’inde Hafsa validemizden (r. anhâ) rivayet edilmiştir:
Dört şey var ki, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (yaşadığı müddetçe) hiç bırakmadı:
1- Aşûra orucu,
2- Zilhicce’den on gün (oruç),
3- Her aydan üç gün (oruç),
4- Sabah namazından önce iki rek’at.

| Kaynak: Kütüb-i Sitte, C. 9, s. 473

Aşure orucunu tutun; ancak bir gün önce ve bir gün de sonra tutarak Yahudilere muhalefet edin.
| Kaynak: Müsned, I, 241

Bugün aşure günüdür. Allah bugünde oruç tutmayı size farz kılmamıştır. Ben oruçluyum. İsteyen oruç tutsun, isteyen yesin.
| Kaynak: Buhari, Savm 29; Müslim, Savm 19, Ahmed, Müsned, 4/95

Aşure günü Nuh aleyhisselamın gemisi, Cudi dağına indirildi. O gün Nuh ve yanındakiler, Allahü teâlâya şükür için oruçlu idiler. Hayvanlar da hiç bir şey yememişti. Allahü teâlâ denizi, beni İsrail için, aşure günü yardı. Yine Aşure günü Allahü teâlâ Adem aleyhisselamın ve Yunus aleyhisselamın kavminin tevbesini kabul etti. İbrahim aleyhisselam da o gün doğdu.
| Kaynak: Taberani

Aşure günü, zerre kadar sadaka veren, Uhud Dağı kadar sevaba kavuşur.
| Kaynak: Şir’a

Aşure günü, on Müslümana selam veren, bütün Müslümanlara selam vermiş gibi sevaba kavuşur.
| Kaynak: Şir’a

İbni Mesud’dan (r.a.) rivayetle Efendimiz (asm) şöyle buyurdular:
Kim ailesine Aşure günü geniş (cömert) davranırsa Allah da ona senenin geri kalan günlerinde lütuf ve ihsanlarını yağdırır.

| Kaynak: Cami’üs-Sağîr, 6/235

Sahabeden Cabir (r.a.) diyor ki: “Ben bunu kırk yıl denedim, hiç aksamadı.”
Tabiînin büyüklerinden Süfyan Sevrî de der ki: “Biz bunu denedik ve öyle olduğunu gördük.”

3) Aşure Günü Orucu İle İlgili Sorular

a) Aşure Günü Ne Zaman?

2012 Aşure günü: 24 Kasım Cumartesiye denk gelmektedir.

b) Aşure Orucu Kaç Gün Tutulur?

Aşure günü 10Muhrreme denk gelmektedir. Bu gün yahudilerin de oruç tuttuğu bir gün olduğu için tek olarak tutmak caiz değildir. Bir öncesi veya bir sonrası günü ile birlikte tutmak daha doğru olacaktır.

Şöyle örnek verelim: Aşure günü Cumartesiye geliyor ise, siz bir gün öncesi ile birlikte tutmak isterseniz: Cuma ve Cumartesi olarak tutacaksınız. Bir gün sonrası ile birlikte tutmak isterseniz de: Cumartesi ve Pazar olarak tutacaksınız. Yani 2gün tutulmuş olacak.

İlgili Hadis: Aşure günü bir gün önce, bir gün sonra da tutarak Yahudilere muhalefet edin.)
| Kaynak: İ.Ahmed

c) Aşure Günü Orucuna Nasıl Niyet Edilir?

Herşeyden önce belirtmek gerekir ki, bü­tün bilginlere göre niyet sadece dil ile söy­lemekle olmaz, niyette kalp esastır. Şart olmamakla birlikte çoğunluğa göre dil ile de söylenmesi sünnettir.

Niyet Ettim Allah Rızası için Aşure günü orucunu tutmaya diyerek niyet edebilirsiniz.

d) Ramazandan Kaza Borcum Var ise Aşure Günü Orucu Tutabilir miyim?

Eğer kaza borcunuz varsa önce kazaları tutmanız gerekmektedir. Hem kazaya hem aşure günü orucuna niyet uygun değildir. Siz sadece kaza oruçlarınıza niyetlenin Allah’ın, aşure günü orucunun sevabına da sizi nail etmesi ümid edilir.

4) Aşure Gününde Yapılabilecek İbadetler Nelerdir?

1- Aşure günü oruç tutmak sünnettir. “Haram Aylar” denilen Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylarının perşembe, cuma ve cumartesi tutulacak oruçlar da müstahabdır. Muharremin “Aşure günü” denilen yalnız onuncu günü oruç tutmak da tenzihen mekruhtur. Büyük İslâm İlmihâli

2- Sıla-i rahim yapmalı. Yani akrabayı ziyaret edip, hediye ile veya çeşitli yardım ile gönüllerini almalı. Hadis-i şerifte, (Sıla-i rahmi terk eden, Aşure günü akrabasını ziyaret ederse, Yahya ve İsa’nın sevabı kadar ecre kavuşur) buyuruldu. (Şir’a)

3- İlim öğrenmeli! Hadis-i şerifte, (Aşure günü, ilim öğrenilen veya ALLAHü teâlâyı zikredilen bir yerde, biraz oturan, Cennete girer) buyuruldu. Bu gece ilim olarak, ehl-i sünnete uygun ilmihal okumalıdır. Ayrıca Kur’an-ı kerim okumalı, kazası olan kaza namazı kılmalı. (Şir’a)

4- Sadaka vermek sünnettir, ibadettir. Hadis-i şerifte, (Aşure günü, zerre kadar sadaka veren, Uhud dağı kadar sevaba kavuşur) buyuruldu. (Şir’a) (Bugün aşure ibadet) diye aşure pişirmek günahtır. Aşurenin bugüne mahsus ibadet olmadığını bilerek, bugün aşure veya başka tatlı yapmak günah olmaz, sevap olur. Bu inceliği iyi anlamalı. Tedavi niyetiyle sürme çeken bugün de sürmelenebilir. Hadis-i şerifte, (Aşure günü ismidle sürmelenen, göz ağrısı görmez) buyuruldu. (Hakim)

5- Çok selam vermeli. Hadis-i şerifte, (Aşure günü, on Müslümana selam veren, bütün Müslümanlara selam vermiş gibi sevaba kavuşur) buyuruldu. (Şir’a)

6- Çoluk çocuğunu sevindirmeli! Hadis-i şerifte, (Aşure günü, aile efradının nafakasını geniş tutanın, bütün yıl nafakası geniş olur) buyuruldu. (Beyheki)

7- Gusletmeli. Hadis-i şerifte, (Aşure günü gusleden mümin, günahlardan temizlenir) buyuruldu. (Şir’a)

Yukarıda nakledilen Hâdis-i Şerifler bazı âlimler tarafından ‘’mevzu’’ (uydurma) olarak nitelendirilmiştir. Aşure gününde, (Muharrem’in Onuncu Günü) bir gün öncesi ve sonrası ile birlikte ve bu ayın pazartesi, Perşembe ve cumartesi günlerinde oruçlu olmak (1) bizim yapmamız gereken iştir, sadaka verilebilir, yetimler sevindirilir, mümkünse eş-dost-akraba ziyaret edilir, telefonla aranır vs…(1)

5) Aşure Günü Olan ve Olacak Olan Önemli Olaylar

· Yerlerin ve göklerin yaratılması,
· Hz. Âdem’in tövbesinin kabûl edilmiştir.
· Hz. Nuh’un gemisi Cudi Dağının üzerine demirlemiştir.
· Hz. Yûnus’un balığın karnından çıkması,
· Hz. İbrahim (a.s.)’in dünyaya gelmesi ve ateşten kurtulması
· Hz. İdris’in göğe çıkarılması,
· Hz. Süleyman (a.s.)’a saltanat verilmesi,
· Hz. Yakub’un oğlu Hz. Yusuf’a kavuşması, gözlerinin görmeye başlaması, Hz. Yusuf’un kuyudan çıkması
· Hz. Eyyûb’un hastalıktan kurtulması,
· Hz. Musa’nın Kızıldeniz’i geçmesi ve Firavun ordusu ile birlikte helak olması,
· Hz. İsâ’nın doğumu ve ölümden kurtulup, diri olarak göğe çıkarılması Aşure günü oldu.
· Hz. Musa (a.s.)’nın Firavun’un şerrinden kurtulması
· Hz. Hüseyin (r.a.)’in şehid edilmesi
· Kıyâmetin kopması da Aşûre günü olacaktır.
· Hz. Aişe’nin belirttiğine göre, Kabe’nin örtüsü daha önceleri Aşura gününde değiştirilirdi.

(Kaynak için bkz. Sahih-i Müslim Şerhi 6:140)

6) Niçin Aşure Yapılır ve Dağıtılır? (Aşurenin Hikayesi)

(Öncelikle bilinmesi gerekir ki aşure yapmanın ve dağıtmanın özel bir sevabı yoktur, herhangi bir hadis ile yapılması teşvik edilmemişitir. Kişi eğer bunu ibadet diye yapar ise bid’at işlemiş olur yani günaha girer. Normal niyetle yapıp dağıtmasında sakınca yoktur.)

Pek çok kişinin “aşure ayı” olarak bildiği ayda hemen her evde aşure yapılır. Yapılan aşure gelen misafirlere ikram edildiği gibi akraba ve komşulara da dağıtılır.

Bunun Nuh peygamber zamanından geldiği rivayetler arasında yer almaktadır. Hz. Nuh, Hz. İdris peygamberden sonra kavmine gönderilen peygamberden biridir.

Oğulları olan, Sam, Ham ve Yasef kendisine iman etmelerine karşın Kenan ve kavminden pek çok kimse ona inanıp iman etmez. 1000 seneden fazla Allah’ın emirlerini kavmine tebliğ etmesine karşın ne yazık ki çok zulme uğrar ve onların alaylarına maruz kalır. Sonunda kavmini Allah’a şikâyet eder. Allah, Hz. Nuh’a çok büyük bir gemi yapmasını emreder. Ve ona yardım etmesi için Cebrail (as) kendisine yardımcı gönderir.

Hz. Nuh emre itaat ederek büyük bir gemi yapar ve kendisine iman eden ne kadar mümin varsa onları gemiye bindirir. Her cinsten birer çift hayvanı da yanlarına alır. Ve Allah sonunda büyük tufanı koparttır. Gökten yağan yağmurlar ve yerden fışkıran sular bütün yeryüzünü kaplar. Ten nur’un kaynaması ile gemi hareket eder. Sadece gemiye binen müminler kurtulur. Gemi aylarca suda kalır. Bu zaman zarfında yanlarına aldıkları yiyecekler tükenmeye başlar. Geriye kalan yiyecekleri bir kazanda toplayarak bir çorba pişirmeye başlarlar. O zamanda yapılmış çorbaya bugün Aşure diyoruz. Aşurenin hikâyesi de bir rivayete göre bu kıssaya dayanmaktadır.

Yüzyıllardan bu yana değişmeyen bir gelenek haline gelmiştir Aşure. Osmanlı zamanında bu aya çok önem verilir idi. Muharrem ayının 10. günü oruçla başlanırmış güne, kazanlarca aşureler yapılıp eşe dosta, konu komşuya dağıtılırmış. O zamanda aşure dağıtan gönüllü “aşure sebilcileri” varmış. Fakire, fukaraya aşure dağıtırlarmış.

7) Aşure Günü Aşure Yapmak Bid’at mıdır?

Aşûra gününde ibadet niyetiyle Aşûra pişirmek bid’attır.

Aşûra gününde Aşûra pişirmek bir ibadet değildir. Bu güne mahsus bir ibadet niyetiyle Aşûra –ya da her hangi bir tatlı- yapıp dağıtmak dinimize ait bir şey olmayıp caiz görülmemiştir. Bu şekilde ibadet maksadıyla yapılan Aşûra bidattır.

Ancak; hususi olarak bir ibadet niyeti taşımadıktan sonra Aşûra (ya da her hangi bir tatlı) elbette yapılabilir. Çevremizle ve tanıdıklarımızla paylaşılabilir. Önemli olan Aşûra gününe ait böyle bir ibadetin İslam Dini’nde söz konusu olmadığının bilinmesidir.

Şunu da belirtmemiz gerekir ki; Aşûra gününü bu tarz meşgalelerden ziyade ibadetle ve bu günde yapılaması çok faziletli olan amellerle meşgul olarak geçirmek ve Aşûra gününün feyzinden dolu dolu istifade etmeye çalışmak en doğru seçim olacaktır.

8) Aşure Günü Yas Tutmak Doğru mudur?

Hazret-i Hüseyin, 10 Muharremde şehid edildi. O yüce imamın şehid edilmesi, elbette bütün müslümanlar için büyük musibet ve üzüntüdür. Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman, Hazret-i Ali ve Hazret-i Hamza’nın şehid edilmeleri de, böyle büyük musibet ve üzüntüdür. Fakat, Peygamber efendimiz, Hazret-i Hamza’nın şehid edildiği günün yıldönümlerinde matem [yas] tutmadı. Matem tutmayı da emretmedi. Matem yasak olmasaydı, herkesten önce Peygamber efendimizin ölümü için matem tutulurdu. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Matem tutan, ölmeden tevbe etmezse, kıyamette şiddetli azap görür.) [Müslim]

Hazırlayan: Reşîd