Aşure Günü Orucu

Aşure Günü Orucu

Aşure Günü ve Orucu Hakkında Daha Detaylı Bilgi İçin Bıraya Tıklayınız!

On Muharrem birçok peygamberin hayatında önemli olayların gerçekleştiği bir gündür. Tarihin en büyük dönüm noktalarından biri olması hasebiyle büyük öneme sahip olan bugün gerek Arap kavimleri gerekse de İsrailoğulları tarafından kutsanmış ve bugüne özgü oruç tutulmuş, çeşitli merasimler yapılmıştır. İsrailoğulları bugünde Allah’a şükretmek amacıyla oruç tutmuşlardır. Zira Hz. Musa ve kavmi bugünde Firavundan kurtulmuştur. Hz. Âdem’in tövbesi bugünde kabul edilmesi, Hz. Nuh’un gemisinin Cudi dağında durması, Hz. İbrahim’in ateşe atılıp mucizevari kurtulması bugünde olduğu için ehl-i kitap ve Araplar tarafından bugüne özel önem verilmiştir.

Peygamber Efendimiz (sav) de aşura orucu tutmuş ve tutmayı tavsiye etmiştir. Ramazan orucu farz olmadan önce bu orucu tutmaya devam eden Peygamber Efendimiz (sav) “Aşûra günü oruç tutun, Yahudilere muhalefet edin: Aşûradan bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutun” demek suretiyle müminlerin hayatları boyunca bu orucu sünnet olarak tutmaları gerektiği üzerinde durmuştur.

Muharrem Ayında Aşure Orucunu Hangi Gün Oruç Tutmalıyız?

Muharrem ayının onuncu günü olan Aşûre günüyle beraber ya ondan bir gün evvel ya da ondan bir gün sonra (yani Muharrem’in 9 ve 10 veya 10 ve 11) olmak üzere iki gün veya üç gün oruç tutulur ki sünnettir. (Alemgir, el-Fetava’l-Hindiyye. 1/202) Büyük mükafatı vardır. Ebû Katade (R.A.)’den rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:
“Aşûre günü orucunun, önceki yılın günahlarına keffaret olacağını ALLAH Teâlâ’nın rahmeti’nden umarım” (Tirmizi. Savm: 48) buyurmuşlardır.

Ancak Peygamberimiz (s.a.v.)’e aşure günündeki oruçtan sorulduğu zaman; “Dokuzuncu ve onuncu günü tutup Yahudilere muhalefet ediniz” buyurmuştur. (Müsned C.1 S.241) Buna bağlı olarak Fukaha alimleri sadece aşure gününde oruç tutmayı mekruh görmüşlerdir. 9-10 veya 10-11 veya 9-10-11 günlerinde oruç tutulmalıdır.

Bu Sene Muharremde Aşure Oruçları Ne Zamana Denk Geliyor?

2011 Yılı İçin: 9-10-11 Muharrem 1433 – 4-5-6 Aralık 2011’e denk gelmektedir. Aşure günü 9 Muharrem yani 5 Aralık’tır.
2012 Yılı İçin: 9-10-11 Muharrem 1433 – Eklenecektir’e denk gelmektedir.

Aşûra Orucunun Faziletleri Nelerdir?

Aşûra orucu Peygamber Efendimizin (asm) sünnetidir
İbn-i Abbas’tan (ra) rivayet edildiğine göre:
“Peygamberimizin Aşûra günü hem kendisi oruç tutmuş hem de tutmayı emretmiştir.” (Buhari, Müslim)
Allah Resulü (asm) Medine’ye geldiğinde Yahudilerin Aşûra günü oruç tuttuklarını gördü ve sordu:
“Bu nedir?” buyurdu. Cevap verdiler:
“Bu salih bir gündür; çünkü o günde Allah, Musa ile İsrailoğullarını düşmanlarından kurtarmıştır da (Musa) o günde oruç tutmuştur.” Bunun üzerine şöyle buyurdu:
“Ben Mûsâ’ya sizden daha yakınım.”
Sonra kendisi o günü oruç tutmuştur; (ashabına da) o günde oruç tutmalarını emretmiştir.” (Buhari, Müslim, Ebu Davud)

Aşûra orucu tüm Peygamberlerin (as) sünnetidir
Resulullah (asm) buyuruyor ki:
“Aşûra gününde oruç tutunuz. Çünkü Aşûra günü öylesine değeri büyük bir gündür ki, Peygamberler bu günün orucunu tutarlardı.” (İmam Suyûtî)
“Aşûra günü Peygamberler oruç tutmuşlardır. Binaaleyh onu siz de tutun.”(Sahih-i Müslim)

Aşûra orucu Sahabe Efendilerimizin(ra) sünnetidir
Rabî’ Bint Muavviz (ra)’ dan:
“Aşûra gününün sabahı Allah Resulü (asm), Ensâr köylerine şu haberi gönderdi:
“Kim bugün oruca niyet etmişse tamamlasın. Kim niyet etmemişse günün kalan kısmını oruçla geçirsin.”
Ondan sonra biz o gün oruç tutardık, çocuklarımıza da tuttururduk. Onlara yün oyuncağı verirdik, bizden yemek istedikleri zaman oyuncağı ellerine verip oyalardık. Böylece orucu tamamlamalarını sağlardık.” (Buhari , Müslim)

Efendimiz (asm) Aşûra orucunu ısrarla emretmiştir
Aşûra günü, Yahudilerin saygı gösterdiği ve bayram edindikleri bir gün idi. Bu sebeple Allah Resulü (asm):
“Siz, o günde oruç tutun!” buyurdu. (Buhari, Müslim)
Seleme Bin El-Ekva’ (ra)’dan:
Allah Resulü (asm), Eşlem ‘den bir adama emretti:
“Haydi halka ilan et! Kim yemişse günün kalan kısmını oruçla geçirsin. Kim yememişse orucuna devam etsin. Çünkü bugün, Aşûra günüdür.” (Buhari, Müslim, Nesâî)
Eşlem (kabilesi) Allah Resulü (asm)’e geldi. Onlara dedi ki:
“Bugününüzü oruçla geçirdiniz mi?”
“Hayır” dediler.
“Gününüzün kalan kısmını tutun ve onu kaza edin” buyurdu. (Yani Aşûra orucunu kastediyor.) (Ebû Davud)
Resulullah (asm) Ömer Bin Hattab Haris Bin Hişam’a (ra) haber göndererek:
“Yarın Aşûra günüdür. Onun için ailene oruç tutmalarını emret.”dedi. (İmam Malik)

Aşûra orucu bir önceki senenin günahlarına kefarettir
“(Aşûra orucu) bir önceki senenin günahlarına kefarettir.”(Müslim)
Ebû Katâde (ra)’dan:
Allah Resulu (asm) buyurdu:
“Aşûrâ günü orucunun bir önceki yılın günahlarına kefaret olmasını ümit ediyorum.” (Ebû Dâvûd, Müslim)
“Muharrem ayındaki, Aşûra günü orucu geçen senenin küçük günahlarını örter. (Geçen seneye keffarettir.) (Müslim)
Ebu Katade’den (ra) rivayet edildiğine göre:
Sahabeler Peygamber Efendimize (asm) Aşûra günü oruç tutmakla ilgili soru sordular. Peygamber Efendimiz de (asm) onlara:
“Ogün tutulan oruç, geçmiş yılın günahlarına kefaret olur” diye cevap vermiştir. (Müslim)
( Riyaz’üs Salihin)

Aşûra günü oruç tutan Firdevs-i Ala’ya mirasçı olur
“Her kim Aşûra günü oruç tutarsa, Firdevs-i Ala ‘ya varis olur.” (Kenz’ül Umman)

Allah (cc) Aşûra gününü oruçlu geçirenin canını cehenneme haram kılar
“Muharremin onucu günü olan olan Aşûra gününü oruçlu geçirene Allah-ü Teala 1000 hac, 1000 umre ve yüz şehir sevabı yazar ve kendisine doğu ile batı arasındakilerin ecri verilir. Bu kişi İsmail (as)’ın neslinden 1000 köle azat etmiş gibi olur,Kendisi adına cennette 70.000 köşk inşa edilir. Allah-ü Teala, onun canını cehenneme haram kılar.” (Nüzhet’ül- Mecalis)

Aşûra gününü oruçlu geçirene 10.000 melek sevabı verilir
Aşûra gününü oruçla geçirene 10.0000 melek sevabı verilir. O gün ihlas suresini 1000 kere okuyana, Allah-ü Teala rahmet nazarı ile bakar ve o kişi sıdıklardan yazılır. (Nüzhet’ül- Mecalis)

Aşûra günü oruç tutan kimseye yedi gök ehlinin sevabı yazılır
“Bir kimse Aşûra günü oruç tutarsa ,Allah-ü Teala ona gecesi ihya edilmiş, gündüzleri oruçla geçirilmiş 60 senelik ibadet sevabı yazar. Keza ona 1000 şehit sevabı verir. Aşûra günü oruçlu olan için yedi gök ehlinin sevabını yazar.” (Gunyet’üt Talibin)

Aşûra günü vefat eden kişi oruçlu ise ölüm acı hissetmez
“Aşûra günü oruç tutanın orucu, kırk yıllık günahına kefaret olur, Aşûra gecesini ihya eden kimse sabahlayin oruçlu olduğu halde vefat etse ölüm acısını anlamaz.”(Gunyet’üt Talibin)

A) HÜKMÜ: İbni Abbas (Radıyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine’ye geldiğinde Yahudilerin Aşûrâ Günü oruç tuttuklarını gördü ve:
-Bu ne orucudur, diye sordu. Yahudiler:
-Bugün iyi bir gündür. Bugün Allah’ın İsrailoğullarını (Firavn ve ordusundan oluşan) düşmanlarından kurtardığı gündür. Musa (Aleyhi’s-Selam) bugünde oruç tuttu, dediler. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
-Ben Musa’ya sizden daha fazla hak sahibiyim (layığım), buyurdu ve o gün oruç tuttu, ashâbına da orucu emretti.” [1]

Aşûrâ orucu bu hadis gereği önceleri farz idi. Ancak Ramazan orucu farz kılınınca onu dileyen tuttu, dileyen de terk etti. Böylece hükmü mendup oldu.

Muharrem Ayı Ve Aşura Günü Orucu

B) FAZİLETİ: 1. Ebu Katade el-Ensarî (Radıyallahu Anh) şöyle dedi:

“…Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) a Aşûrâ orucu hakkında sorulduğunda:

-Geçen senenin günahlarına kefarettir, buyurdu.” [2]

2. Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki:

-Ramazan’dan sonra en faziletli oruç Allah’ın ayı olan Muharrem Ayı orucudur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz ise gece namazıdır.” [3]

Alimlerden bazıları bu hadisteki ‘Muharrem Ayı orucu’ lafzından kastın Aşûrâ Günü orucu olduğu, diğer bazıları da o ay içinde tutulacak tüm oruçlar olduğu görüşüne gitmişlerdir.

C) VAKTİ: 1. İbni Abbas (Radıyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Aşûrâ Günü oruç tuttuğu ve onu emrettiği zaman sahâbîler:

-Ya Rasûlallah! Muhakkak ki bu, Yahudi ve Hristiyanların ta’zim ettikleri bir gündür, dediler. Bunun üzerine Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

-Gelecek sene inşaallah dokuzuncu gün oruç tutarız, buyurdu. Ancak gelecek sene(ki Muharrem Ayı) henüz gelmeden Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat etti.” [4]

2. Hakem b. A’rac şöyle dedi:

“İbni Abbas (Radıyallahu Anhuma) Zemzem’in yanında ridasına dayanmışken yanına vardım ve ona:

-Bana Aşûrâ orucu hakkında bilgi ver, dedim. Bana dedi ki:

-Muharrem’in hilalini gördüğünde saymaya başla, dokuzuncu günü sabahına oruçlu olarak gir.

– Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu bu şekilde mi tutardı? diye sordum.

-Evet, dedi.” [5]

3. İbni Abbas (Radıyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“(Muharrem’in) dokuzuncu ve onuncu günü oruç tutun, bu şekilde Yahudilere muhalefet edin.” [6]

4. Bu hususta merfu bir hadis de rivayet edilmekte olup senedi zayıftır:

İbni Abbas (Radıyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

-Aşûrâ Günü oruç tutun. Bir gün öncesi (9. gün) veya bir gün sonrası (11. gün) ile beraber tutarak Yahudilere muhalefet edin.” [7]

Hadislerden Elde Edilen Fıkıh:

Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Aşûrâ Günü orucunu Muharrem Ayı’nın 10. günü tutmuş, bu güne ehli kitap olan Yahudi ve Hristiyanların da ta’zim ettikleri hatırlatıldığında ‘ehli kitaba muhalefet etme kastıyla’ bir sonraki sene 9. gün tutmaya niyetlenmiş ve bu niyetini izhar etmiştir. (Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ehli kitaba muhalefet ettiği veya emrettiği bazı hususlar: Saçlarını ortadan ikiye ayırması, saç ve sakaldan ağaranları siyah dışında bir renge boyama, ayakkabı ve terlikle namaz kılınması, iftarda acele etme vs.)

Ancak ömrü bu niyetini yerine getirmeye yetmemiştir. Bundan dolayı bazı alimler; “9. gün oruç tutma hususu şeriata dahil olmamıştır, bu sebeple gene 10. gün tutulmalıdır.” demektedirler.

İbni Abbas (Radıyallahu Anhuma) ın “Nebi 9. gün tuttu.” iddiası ise, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nin niyet ve kastına dayanarak onun ömrü olsaydı böyle tutacağını haber vermesi şeklinde olmalıdır.

Aşûrâ Günü Orucunun Vakti Hakkında Üç Görüş Vardır:

1. 9-10-11. gün şeklinde üç gün oruç: Hakkında delil bulunmayan ve en zayıf olan görüştür.

2. Yalnızca 10. gün oruç: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nin niyet ve vaadinin hesaba katılmaması ile uygulanmış olan vakittir.

3. İbni Abbas (Radıyallahu Anhuma) ın Yahudilere muhalefet için 9-10. gün oruç tutmaya dair görüşüdür ki, gelen naslardan anlaşılan en makul görüş budur. Çünkü;

a) 9. günde, 10. günde tutulması hakkındaki rivayetler de, her iki gün beraber tutulması fetvasını veren de İbni Abbas (Radıyallahu Anhuma) ın kendisidir. “Hadisi rivayet eden ravi, onun fıkhını en iyi anlayandır.” kaidesi gereği, onun verdiği fetvanın rivayet ettiği hadislerin fıkhına en uygun olması gerekir.

b) Şeriatın “ehli kitaba muhalefet” öğretisi için de en uygun ve ihtiyatlı olanı bu görüştür. Nitekim “Yalnızca 9. gün tutulmalıdır.” diyenler azınlıkta kalmış ve onlar hadisleri anlamamakla, dil bilgisinden ve şeriattan uzaklaşmakla eleştirilmiştir. [8]

c) Bu görüş aynı zamanda Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nin: “Gelecek yıl 9. gün tutarız.” sözünün iki ihtimalinden birisidir. Diğer ihtimal ise “10. gün yerine 9. gün tutarız.” demek istemiş olmasıdır ki, bu görüşte olanlar yukarıda belirttiğimiz gibi eleştirilmiştir.

d) İmam Nevevî şöyle demiştir:

“Selef ve haleften ulemanın cumhuru Aşûrâ Günü’nün, Muharrem Ayı’nın 10. günü olduğu görüşüne gitmişlerdir… Bu hem hadislerin zahiri, hem de lafzın muktezasıdır… (Aşûrâ orucuna gelince) İmam Şafi ve arkadaşları, İmam Ahmed, İshak ve diğerleri şöyle demişlerdir:

-9 ve 10. gün oruçlarını beraber tutmak müstehaptır. Çünkü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 10. gün tutmuş ve (gelecek yıl) 9. güne niyet etmiştir.

Bazı alimler de şöyle dediler:

-10. gün ile beraber 9. gün oruç tutma sebebi, yalnızca 10. gün oruç tutmakta olan Yahudilere benzemekten sakınmaktır. Hadiste de buna işaret edilmektedir.

Şöyle de denilmiştir:

– Aşûrâ Günü’nün faziletini kaçırmamak için de ihtiyaten böyle yapılması (9-10. günleri beraber tutmak) gerekir. Muhtemeldir ki, hilal ilk gün görünmemiştir, bu durumda 10. gün zannedilen 11. gün olur.” [9]

Aşûrâ Tatlısı (Çorbası): Bu güne mahsus olarak yapılan tatlıya gelince, halk arasında bu tatlının dayanağı olarak anlatılan Nuh (Aleyhi’s-Selam) ve gemisi hakkındaki şeylerin sahih bir delili yoktur. Dinden bir parça gibi sevap ummak gayesiyle bu günlere mahsus olarak tatlı yapmak dine sonradan sokulan bid’atlerdendir. Dolayısıyla bundan sakınılmalıdır.

Vallahu a’lem, ve’s-salatu ve’s-selamu alâ Rasûlina Muhammed, ve’l-hamdu lillahi Rabbi’l-alemîn.


[1] Buhârî 1860, Müslim 1130/127
[2] Müslim 1162/196-197
[3] Müslim 1163/202, Ebu Davud 2429, Tirmizî 737, Nesâî 1613-1614, İbni Mace 1742
[4] Müslim 1134/133, Ebu Davud 2445
[5] Müslim 1133/132
[6] Abdurrezzak 7839, Beyhakî Sünenü’l-Kübra 4/287. Tahavî ve Beyhakî’ye göre senedi sahihtir. (Sahihu İbni Huzeyme 2/1006)
[7] Sahihu İbni Huzeyme 2095, Ahmed 1/241
[8] İbni Kayyım Zâdu’l-Mead 2/94
[9] Nevevî Müslim Şerhi 3/1156